Friday, Aug 29th

Last update:03:25:50 PM GMT

Headlines:
Su Anda Buradasiniz: EKONOMİ
Hata
  • XML Parsing Error at 2:11. Error 4: not well-formed (invalid token)

Ekonomi

Asiad, 17 Ülkeden 230 İşadamını Mersin'de Ağırlayacak

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
Haber: Asiad, 17 Ülkeden 230 İşadamını Mersin'de Ağırlayacak

Akdeniz Sanayici ve İşadamları Derneği (ASİAD), düzenlediği Uluslararası Ticaret ve Yatırım Forumu organizasyonuyla 17 ülkeden 230 işadamını Mersin’de ağırlayacak.

27- 28 Kasım tarihlerinde CNR Yenişehir Fuar Alanı’nda Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ve Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi (MTOSB) işbirliğiyle gerçekleştirilecek programla ilgili bilgi veren Dernek Başkanı Emin Rıdvan Oğuz, organizasyonun Mersin’de bir ilk olacağını ve bölgesel ekonomiye büyük bir hareketlilik kazandıracağını ifade etti.

İhracat anlamında Mersin’i önemli noktalara taşıma gayretinde olduklarını anlatan Oğuz, "Bu kapsamda işadamlarımızın özellikle üretim ve ihracat ağırlıklı faaliyet gösteren firmalarımızın önünü açabilmek, onlara yeni ve önemli pazarlar oluşturabilmek amacıyla girişimlerimize hızla devam ediyoruz. Bu amaçla yaptığımız çalışmalar neticesinde 17 ülkeden 230 işadamının katılacağı Uluslararası Ticaret ve Yatırım Forumu’nu organize ediyoruz. Yurt dışından katılan bu işadamlarının tamamı gıda, tarım, hızlı tüketim ürünleri ve ilgili makine sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Programımız içerisinde yerli firmalar açtıkları stantlarda ürün ve hizmetlerini tanıtırken ikili iş görüşmeleri bölümünde de iş bağlantıları gerçekleştirilecek.” diye konuştu.

Programa bölgesel anlamda önemli firmaların katılacağını vurgulayan Oğuz, Ukrayna, Kırgızistan, Kazakistan ve Sudan gibi birçok ülke ile ticaret yapma fırsatının elde edileceğini vurguladı. İhracatını artırmak, geliştirmek, ürününü tanıtmak ve yeni pazarlara açılmak isteyenler için organizasyonun kaçırılmaz bir fırsat olduğunu dile getiren Oğuz, ikili iş görüşmelerinin önemine değinerek, yabancı ithalatçılarla birebir görüşme fırsatını işadamlarının ayağına getirdiklerini belirtti. Oğuz, “Yabancı firmalar Türkiye’den ithalat potansiyeli ve hedef sektörden olma kriterleri açısından değerlendirilerek programa dahil edildi. Bu nedenle programa katılan yerli firmalarımız referanslı alıcılarla görüşme imkanına sahip olacak.” açıklamasında bulundu.

CİHAN

Cenkcimenoğlu: "Mersin ekenomisi baltalanıyor"

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
MESİAD Sanayi ve Yatırımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Cenk Cenkcimenoğlu, D-400 Karayolu'nun artık tıkanma noktasına geldiğini ifade ederek, 'Okan Merzeci Bulvarı, Tarsus Hal Yolu'na bağlanarak altarnatif bir yol oluşturulmalı' dedi.
Okan Merzeci Bulvarı'nın Tarsus Hal Yolu'na kadar bağlanmasının 1/100.000 ve 1/25.000'lik planda bulunduğunun altını çizerek konuşmasını sürdüren MESİAD Sanayi ve Yatırımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Cenk Cenkcimenoğlu, 'Bu yolun hizmete sokulmaması Mersin'e ihanettir. Hem sanayiciye hem de vatandaşa ızdırap çektiriyorlar. Her gün binlerce aracın geçtiği Mersin-Tarsus-Adana yolu olarak bilinen D-400 Karayolu'nda artık trafik bazı saatlerde durma noktasındadır. Özellikle akşam mesai bitiminde Organize Sanayi Bölgesi'nden çıkan araçların da bu yola katılımları ile Tarsus'tan Mersin'e gelmek işkenceye dönüşmüş, yaklaşık 1 bazen 1.5 saati bulan tıkanmalar yaşanmaktadır' dedi.
'Kimsenin vatandaşa zulm etmeye hakkı yok'
MESİAD Yönetim Kurulu Üyesi Cenkcimenoğlu, Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi'nin her geçen gün geliştiğini, bununla birlikte de artan potansiyelin alternatif yol gereksinimi ortaya çıkardığını belirtti. Cenkcimenoğlu, 'D-400 Karayolu sanayicinin liman ile arasındaki köprü olmaktan çıkmış, adeta tıkaç görevi görmektedir. Alternatif bir yol hizmete açılmadığı sürece bu yolda trafik kazalarının önü kesilemez. Ayrıca sadece sanayici değil, sanayici ile birlikte de vatandaşlarımız da aynı çileyi çekiyor. Kimsenin vatandaşa zulm etmeye hakkı yok. Yetkililerin bir an evvel bu konuda gerekli çalışmayı yapması ve Okan Merzeci Bulvarı'nın Tarsus Hal Yolu'na bağlaması gerekmektedir' dedi.
'Yıllardır sürekli gündemde'
Cenk Cenkcimenoğlu son olarak, 'Bu yol yıllardan bu yana gündemde. Ve belediyede projesi hazır. MESİAD başta olmak üzere bir çok kurum ve kuruluş bu konuyla ilgili çalışma yapılmasını istediği halde neden bu yol ulaşıma açılmıyor merak ediyoruz. Ayrıca bölgeyi sadece sanayi bölgesi olarak düşünmemek lazım. Başta Kazanlı olmak üzere bölgede bir çok tarım alanı bulunmakta. Bu sadece sanayiciye vurulmuş bir darbe değil, aynı zamanda kentin tarım üretimine de vurulmuş bir darbedir. Resmen Mersin ekonomisi baltalanıyor' dedi.
MERSİN KENT HABER

MODER 5. Otomotiv Güz Şenliği 29 Ekim'de başlıyor

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

Mersin Yetkili Otomotiv Satıcıları Derneği (MODER) tarafından düzenlenen 5. Otomotiv Güz Şenliği, 29 Ekim Salı günü başlıyor. Forum Mersin AVM A Blok girişinde yapılacak olan şenlik 6 gün sürecek. Şenlikte son model araçlar, cazip fiyatlar ve kampanyalarla satışa sunulacak. Şenlik boyunca ayrıca konserler, dans gösterileri, tiyatrolar ve eğlenceli sahne gösterileri de yapılacak.

Forum Mersin AVM Gorja Restaurant'ta düzenlenen basın toplantısında konuşan MODER Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Veli Doğan, gerçekleştirdikleri her güz şenliğinin daha tecrübeli, hareketli ve eğlenceli olduğunu söyledi. Şenliklerin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda başlayacağını belirten Doğan, "Cumhuriyet Bayramımız aynı zamanda Forum Mersin'in de kuruluş yıl dönümü olan bu günün hem MODER hem de Forum Mersin için ayrı bir önemi var" dedi.
MODER 5. Otomotiv Güz Şenliği'nde her gün bir etkinlik gerçekleşeceğini kaydeden Doğan şunları söyledi: "Programımız yoğun, her gün çocuk ve yetişkinlerimize özel hazırladığımız etkinliklerimizle Mersinlilere güzel bir şenlik sunmak istiyoruz. Burada son model araçlarımızı ve tasarımları kampanyalarla halkımıza sunacağız. Şenlik alanında yer alacak firmalarımızın test araçları da hazır bulunacak. Dileyen bu araçları test etme imkanına da sahip olacak."
Şenlikler kapsamında Forum Mersin AVM'nin potansiyeli ile otomotiv severlerin bir araya geleceğini kaydeden Doğan, "Özellikle desteklerinden ve misafirperverliğinden dolayı Forum Mersin AVM Müdürü Adem Bey'e teşekkür ediyoruz. Hem ilimiz hem de bizler adına sevindirici oldu. Halihazırdaki Forum Mersin'in potansiyeli ile otomotiv severlerin potansiyeli bir araya gelmiş oldu. "Mersinlilere bu iki birliktelikten güzel bir şenlik yaşatmak istiyoruz" dedi.
MODER 5. Otomotiv Güz Şenliği'nin kent ve sektör için hayırlı olmasını dileyen Doğan Mersinlileri şenliğe davet etti.

MODER'in bu etkinliğini çevre illere de duyuracağız

Forum Mersin AVM Müdürü Adem Erol ise, 6. yılını 29 Ekim tarihinde dolduracaklarını anımsatarak, "29 Ekim tarihi bizim için de anlamlı bir tarih. Bu tarihte MODER ile birlikte bir organizasyon düzenlemekten dolayı son derece mutluyuz" ifadelerini kullandı.
MODER aktivelerinin çok özel ve önemli olduğuna dikkat çeken Erol şunları söyledi:
"İstanbul'da bu tür organizasyonlar daha büyük çapla yapılır ama Anadolu'da birebir bayinin çabaları ile gerçekleşir ve bu benim gözümde daha değerlidir. Çünkü işin içerisinde ciddi bir emek ve inanç vardır. Forum Mersin artık şehrin merkezi haline geldi Mersin'in oldu. Aylık 2 milyonun üzerinde ziyaretçisi ile Forum Mersin çevre illere de ev sahipliği yapıyor. MODER'in bu aktivitesinde de sesimizi sadece Mersin'e değil çevre illere de duyurmuş olacağız. Güzel bir etkinlik olacağına inanıyorum daha önceki çalışmalarımız da bunu ortaya koyuyor. Emeği geçen herkesin ellerine sağlık."

MERSİN KENT HABER

TASİAD YÜKSEK İSTİŞARE KURULU TOPLANTISI TARSUS'TA YAPILDI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

Tasiad Başkanı Yakup Ateş,"Elbirliğiyle Tarsus2un Kalkınmasını ve halkın refah düzeyinin yükselmesini sağlamalıyız."dedi.

Tarsus Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TASİAD) Yüksek İstişare Kurulu toplantısı yapıldı.

 

TASİAD Başkanı Yakup Ateş, Seçil Kauçuk A.Ş. salonunda gerçekleştirilen toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’de ilk Ticaret ve Sanayi Odası’nın Tarsus’ta kurulduğunu, Türkiye’de elektriğin ilk olarak Tarsus’ta bulunduğunu belirterek, 10 bin yıla yakın tarihi geçmişiyle Tarsus’un yıllar önce sanayi, üretim ve istihdam yönünden Türkiye’nin cazibe merkezi olduğunu, tekstil sektöründe yaşanan krizin ardından kapanan fabrikalar nedeniyle 15 binin üzerindeki tekstil işçisi çalışanının sayısının 2 binlere düştüğünü, bununda kentin ekonomisini olumsuz yönde etkilediğini söyledi.

 

Tarsus’un önümüzdeki süreçte yeniden cazibe merkezi olabilmesi için herkesin el ele vermesi gerektiğini, kantin kalkınması için herkesin özveride bulunmasını ve devletin de buna yeterince destek olması gerektiğine işaret eden Yakup Ateş, “El ve gönül birliği ile Tarsus’un kalkınmasını, halkın refah düzeyinin ve yaşam kalitesinin artmasını sağlamalıyız. Bakın Tarsus’umuzda Seçil Kauçuk, Berdan Civata, Ateşler Bakliyat, Teknik Masura gibi gurur duyacağımız firmalarımız var. Bunların sayısını hızla arttırmamız gerekiyor. Bunu sağlamak için hepimize görev düşüyor. TASİAD olarak bu bilinç ve hedef doğrultusunda önümüzdeki süreci en iyi şekilde değerlendirmeliyiz” dedi.

 

Berdan Cıvata Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Şemsi, 2001 yılındaki krizde çok sayıda firmanın yıkıldığı dönemde 1 milyon 600 bin dolarlık ihracat yapan ve ardından yatırım ve istihdam sağlayan Seçil Kauçuk A.Ş. sahibi Orhan Koç’u yürekten kutladığını belirterek, Tarsuslu bu firmanın çok önemli bir örnek teşkil ettiğini söyledi.

 

Ford, Volkswagen, Audi gibi otomotiv sektörünün devlerine parça ürettiklerini belirten Seçil Kauçuk’un sahibi Orhan Koç, 600’ün üzerindeki çalışanlarıyla sistemli ve düzenli bir üretim yaptıkları için son derece mutlu olduklarını ve yeni yatırımlara yelken açacaklarını ifade etti.

 

AK Parti Tarsus ilçe Başkanı Hakkı Meniz ise konuşmasında, iktidar olarak siyasi anlayışları ne olursa olsun her zaman yatırımcılara destek verdiklerini, yatırımcıların önünün açılması noktasında üzerlerine düşeni yapmaya devam edeceklerini vurguladı.

 

Seçil Kauçuk firmasının yüzlerce kişiye iş olanağı sağlayarak, çok önemli bir işlevi yerine getirdiğini, çıraklıktan patronluğa yükselen firmanın sahibi Orhan Koç’un başarısının gerçek bir başarı öyküsü olduğunu belirten Hakkı Meniz,  bereketli topraklar üzerinde kurulu bulunan Tarsus’un Türkiye’nin en önemli tarım havzalarının başında geldiğini, Kazanlı Tarsus Turizm Bölgesi, uluslar arası Çukurova havaalanı, Lojistik köy, serbest bölge ve limanıyla Mersin bölgesinin önümüzdeki süreçte Türkiye’nin parlayan yıldızı, cazibe merkezi olacağının altını çizdi.

 

Türkiye’nin en büyük 2. havaalanının Tarsus’a yapılmakta olduğunu, bu nedenle bölgede paketleme ve soğuk hava depolarının gerekli olduğunu, aynı zamanda kargo taşımacılığı yapılacak olan Çukurova havaalanı marifetiyle bölgenin ürünlerinin Avrupa ve dünyanın değişik ülkelerine taze ürünlerin dış pazarlarda yerini alacağını ifade eden Hakkı Meniz, “Tarsus’un geleceğinin planlanmasında güçbirliği konusunda ne yazık ki yetersiz kalınıyor. Maalesef değerlerimizin değerlendirilmesinde ortak akılda buluşamıyoruz. Bunu mutlaka gerçekleştirmeliyiz. Geçmişte yapılan siyasi hataları tekrarlamamalıyız. Tüm yatırımcılarımıza AK Parti iktidarı olarak şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada gerekli desteği vermeye devam edeceğiz. Bakın Ekonomi Bakanımız sayın Zafer Çağlayan sizlerle sürekli istişare halinde. Kendisine istediğiniz zaman ulaşabiliyorsunuz. Ne olur sizler proje üretin, yatırım yapın, üretin. Biz her türlü desteği veririz. Yatırım yapmanıza her zaman destek oluruz. Tarsus ortak paydasında, Tarsusluluk ruhu içinde el ele vermeli, Tarsus’u ve bölgemizi en iyi şekilde geleceğe taşımalıyız. Bizim hizmetten başka düşüncemiz yoktur” diye konuştu.

 

-Prof. Dr. Selahattin Serin, “Üniversite Sanayi İşbirliği” sunumu yaptı

 

Toplantıya konuşmacı olarak davet edilen Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selahattin Serin ise, “Üniversite-Sanayici İşbirliği” konusunda sunum yaptı.

 

Sanayici ve Üniversite işbirliğinin bütün gelişmiş ülkelerde en iyi şekilde sağlandığını ve bu işbirlikleri sayesinde dünyanın en büyük ve en önemli markalarının yaratıldığına dikkat çeken Selahattin Serin, teknoloji üretiminin temelinin bilgi olduğunu ve bilginin teknolojiye, sanayiye transfer edilmesinin şart olduğunu söyledi.

 

KOBİ’lerin teknoloji ve AR-GE’lerini Üniversitelerle iş birliğiyle gerçekleştirilebileceğini belirten Serin, “Türkiye’de üniversitelerde üretilen bilgiler raflarda duruyor. Oysa Avrupa’da o bilgiler teknolojiye transfer edilip, sunuluyor ve başarıya ulaşılıyor. Üniversite-Sanayici-Devlet işbirliği mutlaka en üst düzeye çıkarılmalıdır” dedi.

 

Serin, Üniversite-Sanayi İşbirliğini, “Üniversitelerin birikimi ile sanayinin deneyimlerinin birleştirilmesi, bilimsel, teknolojik ve ekonomik yönden güçlendirilmesi için ortaklaşa yapılan çalışmalar bütünüdür” şeklinde tarif ederek, “Türkiye artık kendi insanı ile kendi teknolojisini geliştirmek zorundadır. Ülke yararına yapılacak işlerde, Üniversite-Sanayi bir araya gelerek ortak hareket etmeli, sahip olunan avantajlar doğru yerde, doğru bir şekilde değerlendirilmelidir. Üniversitelerimiz teknoloji geliştirecek, inovasyon yapacak, bilgi ve insan gücüne sahiptir. Ayrıca Hükümetimiz, TUBİTAK, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı-KOSGEB aracılığıyla Üniversite-Sanayi Geliştirme Projesi çerçevesinde yapılan projelere, ciddi destekler vermektedir” şeklinde konuştu.

 

Sunum sonrasında, Kurumlar vergisi ve en fazla ihracat yapması nedeniyle Seçil Kauçuk A.Ş.’nin sahibi Orhan Koç, en hızlı büyüyen firmaların başında gelen Berdan Cıvata Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Şemsi, gerçek kişilerde vergi 1’ncisi Ateşler Bakliyat sahibi Ali Ateş ve kurumsal vergi 1’ncisi Teknik Masura fabrikası sahibi Ali Kıraç’a şükran plaketi verildi.

MERSİN KENT HABER

Baklagil Ekim Alanları Artırılmalı

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

Haber: Baklagil Ekim Alanları ArtırılmalıTürkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, beslenmedeki öneminin yanı sıra toprağın biyolojik ve fiziksel yapısının iyileştirilmesine sağladığı katkı da dikkate alındığında baklagil ekim alanlarının artırılması gerektiğini belirterek, "Kurak ve yarı kurak alanlarda nohut ve mercimeğin, sulu alanlarda ise fasulyenin ekim nöbetine girmesi, gerek birim alanda elde edilen verimin artırılması, gerekse nadas alanlarının azaltılması açısından önemlidir" dedi.

Bayraktar, nohutta Mersin, Antalya ve Kırşehir, yeşil mercimekte Çorum, Ankara ve Yozgat, kırmızı mercimekte Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin, kuru fasulyede Konya, Karaman ve Niğde ilk üçü oluşturduğu bilgisini verdi.

Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, yağ oranı düşük, karbonhidrat oranı yüksek ve besleyici, beslenmede bitkisel proteinin ana kaynağını oluşturan kuru baklagillerin dünyadaki 2 milyardan fazla insan için protein kaynağı olduğunu belirtti.

Dünyada üretimi gerçekleştirilen baklagiller arasında fasulyenin ilk sırada yer aldığını, bu ürünü nohut, bezelye ve mercimeğin izlediğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

"Ülkemizde, baklagiller içinde en fazla nohut üretimi yapılmaktadır. Bu ürünü mercimek ve fasulye takip etmektedir.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre dünyada 2012 yılı itibariyle 23,1 milyon ton fasulye, 11,3 milyon ton nohut, 4,5 milyon ton mercimek üretimi gerçekleştirilmiştir. Dünya ortalama baklagil verimlerine bakıldığında, dekarda verimin fasulyede 80 kilogram, nohutta 93 kilogram, mercimekte 107 kilogramdır. Ülkemizde kuru fasulye üretiminde dekarda 215 kilogram verim ile dünya ortalamasının yüzde 169 üzerine çıkmaktadır. Benzer şekilde mercimekte yüzde 46,7, nohutta yüzde 33 oranında daha fazla verim almaktayız.

TÜRKİYE NOHUTTA ÜÇÜNCÜ, MERCİMEKTE DÖRDÜNCÜ SIRADA

Ülkemizde üretim payı en fazla olan fasulye, nohut ve mercimek üretiminin dünyadaki durumu incelendiğinde, fasulye üretiminde Myanmar'ın, nohut üretiminde Hindistan'ın, mercimek üretiminde Kanada'nın ilk sırada yer aldığı görülmektedir. Türkiye dünya nohut üretiminde üçüncü, mercimek üretiminde ise dördüncü sırada yer almaktadır. Hindistan önceki yıllarda mercimek ve fasulye üretiminde de ilk sırada yer alırken ekim alanlarını azaltması ve verim düşüklüğü nedeniyle önceliğini kaybetmiştir. Dünya mercimek üretiminde ilk sırada yer alan Kanada, 2005 yılında 554 bin hektar olan mercimek ekim alanını 2012 yılına kadar yüzde 667 oranında artırarak 4 milyon 249 bin 725 hektara çıkarmıştır."

BAKLAGİL ÜRETİMİNDE GÜNEYDOĞU, İÇ Anadolu VE AKDENİZ ÖNDE

Türkiye'de baklagil üretiminin ülke geneline yayılmış olmakla beraber, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu ve Akdeniz Bölgesi'nin üretimin en yoğun olduğu bölgeler olduğunu vurgulayan Bayraktar, şu bilgileri verdi:

"Genel olarak; kırmızı mercimek Güneydoğu Anadolu bölgesinde, yeşil mercimek, İç Anadolu Bölgesinde, bakla Ege ve Güney Marmara Bölgesi'nde, nohut ve kuru fasulye ise birçok bölgemizde yetişmektedir.

Türkiye baklagil üretiminde yüzde 44'lük payla nohut ilk sırada yer almaktadır. Ülkemizde başlıca üretimi yapılan illerimiz sırasıyla Mersin, Antalya, Kırşehir, Yozgat, Karaman, Konya, Uşak, Kütahya, Adıyaman, Çorum, Balıkesir, Ankara illerimizdir. Bu illerimizin toplam nohut üretimimizde aldıkları pay yüzde 61,5'dir.

Ülkemizde 2012 yılı rakamlarına göre 438 bin ton olan toplam mercimek üretimimizin yüzde 94'ünü kırmızı, yüzde 6'sını ise yeşil mercimek oluşturmaktadır. Yeşil mercimek ile kırmızı mercimek üretiminin yapıldığı iller farklılık göstermektedir. Kırmızı mercimek üretiminin yüzde 75,7'si sırasıyla Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin illerinde yapılmaktadır. Yeşil mercimek üretimi ise daha çok İç Anadolu Bölgemizde yapılmakta olup üretimin yüzde 43,4'ü sırasıyla Çorum, Ankara ve Yozgat'ta yapılmaktadır.

Toplam baklagil üretiminden yüzde 17 pay alan kuru fasulye ülkemizin hemen hemen bütün bölgelerinde yetiştirilmektedir. En fazla üretim yapılan illerimiz Konya, Karaman, Niğde, Erzincan, Nevşehir, Kahramanmaraş, Aksaray, Balıkesir'dir. Adı geçen illerimizin toplam kuru fasulye üretimimizden aldıkları pay yüzde 71,5'dir."

Bayraktar, Türkiye'de baklagiller 2013 yılı üretim dönemi, 2012 yılı Ekim ayı itibariyle kırmızı mercimek ekimiyle başladığını, hasadın ise kırmızı mercimekte Temmuz ayında tamamlandığını, diğer ürünlerde Ekim ayı sonuna kadar tamamlanacağını bildirdi.

TOPLAM ÜRETİM 1,2 MİLYON TON

Türkiye İstatistik Kurumu 1. tahmin sonuçlarına göre, 2013 yılında nohut, kırmızı mercimek, kuru fasulye, yeşil mercimek, bakla, bezelye, börülceyi kapsayan toplam baklagil üretiminin 1 milyon 202 bin 623 ton olarak beklendiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

"2012 yılında 518 bin ton nohut, 410 bin ton kırmızı, 28 bin ton yeşil mercimek, 200 bin ton kuru fasulye üretildi. Baklagiller içinde üretimi ve tüketimi en fazla gerçekleştirilen ürünlerin 2013 yılı üretim rakamlarına bakıldığında; nohut 2012 yılına göre yüzde 2,1 oranında azalarak 507 bin ton, kırmızı mercimek yüzde 1,2 oranında artarak 415 bin ton, kuru fasulye yüzde 12,5 oranında artarak 225 bin ton, yeşil mercimek yüzde 10,7 oranında azalarak 25 bin ton olarak beklenmektedir.

2013/2014 yılı üretim dönemi kırmızı mercimek ekimi ile Kasım ayı itibariyle başlayacak, diğer ürünlerin ekimi ile devam edecektir.

Beslenmedeki öneminin yanı sıra toprağın biyolojik ve fiziksel yapısının iyileştirilmesine sağladığı katkı da dikkate alındığında baklagil ekim alanlarının artırılması sağlanmalıdır. Kurak ve yarı kurak alanlarda nohut ve mercimeğin, sulu alanlarda ise fasulyenin ekim nöbetine girmesi, gerek birim alanda elde edilen verimin artırılması, gerekse nadas alanlarının azaltılması açısından önemlidir."

Bayraktar, bu yıl baklagil ekim alanlarının artırılması, üreticilerin baklagil üretimine yönelmesi için alınması gereken tedbirleri ise şöyle sıraladı:

"Üretici ekim zamanında hangi ürünü ekeceği kararını kolay pazar imkanı olan ürün ve elde edeceği gelire göre vermektedir. Bu amaçla öncelikle baklagil ekimi fiyat açısından cazip hale getirilmelidir. Üretici ürettiği ürünün elinde kalmayacağını veya maliyetinin altında pazarlamayacağını bilmelidir.

Dünya piyasalarındaki fiyat düşüşlerinin yaşandığı veya ürün arzının fazla olduğu aylarda geçmiş yıllarda olduğu gibi fiyat düşüşlerini önleyecek, devlet adına alım yapan bir müdahale kurumu oluşturulmalı.

Son yıllarda ucuz fiyatla piyasaya giren ithal ürünler karşısında ülkemizde fiyatlar düşmüş verilen prim miktarı da üretici gelirini korumada yetersiz kalmıştır. Bu nedenle özellikle üreticinin ürün hasadı döneminde tarife dışı engellerle ithalat kesinlikle önlenmelidir. Koruma tedbirleri alınırken geç kalınmamalıdır.

Baklagil üretimini canlandırmak amacıyla baklagillere prim desteği verilmeye başlanmıştır. 2008 yılında baklagiller için başlatılan prim desteği ödemesi üreticilerin tekrar üretime dönmelerinde etkili olmuştur. 2008 yılında kilograma 9 kuruş olarak başlatılan destek, 2009 yılında 10 kuruşa çıkarılmış ve halen tutar üzerinden destek devam etmektedir. Destek ilk yıl ekim alanlarının artmasında etkili oldu. 2014 yılında üreticilerin baklagil ekimine yönlendirmesi için kilograma 10 kuruşluk destek artırılmalıdır."

İHA

MODER 5. Güz Şenlikleri Başlıyor

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

Mersin Yetkili Otomotiv Satıcıları Derneği (MODER) tarafından düzenlenen 5. Güz Şenlikleri Mersin ve bölge illerdeki meraklılarıyla Mersin Forum AVM'de buluşmaya hazırlanıyor.

MODER üyesi firmaların son model araçlarını meraklılarıyla buluşturan Güz Şenlikleri'nin 5'incisi 29 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek.
MODER Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Veli Doğan, geleneksel hale gelen MODER Güz Şenlikleri'nin bu yıl yeni heyecan ve sürprizlerle takipçilerinin karşısına çıkacağını söyledi. Doğan, "Bu yıl 5'incisini düzenleyeceğimiz şenliğe katılacak olan firmalarımız, en son model araçlarını Mersinliler ve çevre illerden gelen ziyaretçilerimiz için sergileyecek. Şenlik kapsamında araçlar cazip fiyatlar, kampanyalar ve düşük faiz oranlarıyla satışa sunulurken, isteyen ziyaretçiler araçları test etme imkanına da sahip olacak" dedi.
Forum Mersin Alışveriş ve Yaşam Merkezi'nden düzenlenecek olan şenliklerde son model araçların tanıtımının yanı sıra önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da gösteriler ve konserler gerçekleştireceğini kaydeden Doğan, Mersin ve çevre illerdeki otomobil meraklılarını MODER 5. Güz Şenlikleri'ne davet etti.

MERSİN KENT HABER

Kayrakkeşli Köprüsü Ulaşıma Açıldı

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Haber: Kayrakkeşli Köprüsü Ulaşıma Açıldı

Mersin Orman Bölge Müdürlüğünce yaptırılan, Aladağ, Haçgediği ve Kayrakkeşli köylerini Değirmençay kasabasına bağlayan köprünün açılışı yapıldı.

Mersin Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Mersin ile Davultepe Orman İşletme Şefliklerini birbirine bağlayan, aynı zamanda yangın ve üretim açısından son derece önem arz eden Kayrakkeşli köprüsünün açılışına, Toroslar Kaymakamı Kaya Çıtak, Mersin Orman Bölge Müdür Yardımcısı Nurettin Bozdemir, Makina İkmal Şube Müdürü Ali Tefek, Mersin İşletme Müdürü Mehmet Esen, Toroslar İlçe Jandarma Bölük Komutanı Yahya Kıymaz, mühendisler ve vatandaşlar katıldı. Mersin Orman İşletme Müdürlüğü Mersin Orman İşletme Şefliği 450 kod nolu Kayrakkeşli-Şaban Deresi orman yolu üzerinde yapılan köprünün yaklaşık maliyeti 243 bin 535 TL tuttu. Köprü yüzde 39 kırımla 148 bin 565 TL'ye ihale edildi ve Orman Bölge Müdürlüğü'ne 170 bin TL'ye mal oldu. 15,70 metre uzunluğu, 4 metre platform genişliği ve 6,5 metre yüksekliği olan köprünün inşaatında 178 bin 778 ton çimento, 770 bin 332 ton kum-çakıl, 18 bin 178 tonda demir kullanıldı. Kayrakkeşli köprüsü iki şefliğin ulaşımını kolaylaştıracağı gibi, aynı zamanda Aladağ, Kayrakkeşli ve Haçgediği köylerini de en kısa yoldan Değirmençay kasabasına bağladı.

 -iha

Silifke'de Harnup Makinesi İcadı İle Tüm Köylüye Derman Oldu

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

Mersin'in Silifke ilçesine bağlı Akdere beldesinde Ümit Güven isimli çiftçinin tasarladığı harnup (keçi boynuzu) öğütme makinesi köylünün derdine derman oldu.

Akdere beldesinde halkın yüzde 80'inin geçim kaynağı olan harnup, pekmez ve çerezlik olarak satılıyor. Eskiden taşlarla günlerce süren çalışma sonucu kırılan harnup, Ümit Güven'in yaptığı yeni makine sayesinde bir günde kırılabiliyor. Su dinamosundan motorunu, harman patozundan gövdesini ve kendi tasarımı bıçaklarla icat ettiği harnup öğütme makinesi 15 bin liraya mal olmuş. Ümit Güven, bu makine sayesinde köylünün aylarca pekmez yapmak ve harnubu işlemek için beklemekten kurtulduğunu, hem zamandan hem emekten kazandığını söyledi.

Köylüden öğüttüğü harnup karşılığında ücret almayan Güven, "Bu harnubu annemiz babamız çekiçle ve taşla ezerdi. Böyle garibime giderdi, sonra harman patozuyla üretmeye başladılar. Bu sefer de çekirdeği soyuluyordu, yine garibime gitmeye başladı. Ben dedim ki bir makine geliştireyim, bu çekirdeğini ayırsın, ununu ayırsın, kırıntısını ayırsın. Bu makineyi icat ettim. Vatandaş getiriyor harnubunu, makinemize döküyoruz, onun çekirdeğini ayırıyor. Çekirdeği bize kalıyor, vatandaş kırıntısını götürüyor, pekmez yapıyor. Böylece vatandaş faydalanıyor, biz de çekirdeğini satıp faydalanıyoruz, posasını bile yem olarak satıyoruz." dedi.

Eşi Ayşe Güven ise köylüden aldıkları harnup çekirdeklerini kozmetik sektöründe kullanılmak üzere sattıklarını, ama kendilerinden 2 TL'ye alınan çekirdeklerin büyük şehirlerde çok daha pahalıya satıldığını, bu nedenle pazarlama konusunda yetkililerden destek istediğini söyledi.

Akdere köylülerinden Orhan Bulut, "Biz köylü olarak harnubu dağdan toplayıp geliyoruz, buraya getiriyoruz. Harnubu öğüttürüyoruz, çektiriyoruz, giliği arkadaşa kalıyor, biz de öğüttürdüğümüz harnubu götürüp pekmez yapıyoruz." diye belirtti.

98 yaşındaki köylü kadın Nasibe Andıç da harnup öğütme makinesinden oldukça memnun. Andıç, düşüncelerini şöyle dile getirdi: "Makineden önce tasla elimizle döverdik, akşamlara kadar bir çuval şeyi dövemezdik. Çekirdeğini almak için kaynatırdık, sonra pekmez için hazırlardık. Şimdi makine çıktı, kolaylık oldu. İşlerimizi kısa sürede bitirebiliyoruz."

Köylü, altın değerinde gördüğü harnubun her şeyini değerlendiriyor. Harnup dört aşamadan geçerek ürün halini alıyor. Pekmezlik, çerezlik, un ve çekirdekleri olarak dört ayrı şekilde öğütülen harnubun kaynatıldıktan sonra şırası alınıyor, kalan posası ise yem olarak değerlendiriliyor.

 

Haber: Silifke'de Harnup Makinesi İcadı İle Tüm Köylüye Derman Oldu






 

HİSARCIKLIOĞLU:“BAYRAMLAR PAYLAŞMA VE DAYANIŞMA DUYGUSUYLA ANLAM KAZANIR”

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımlayan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, bayramların; sevinç ve dayanışma günleri olduğunu vurgulayarak, “Birlik ve beraberliğin yaşandığı ortamda sevgi,

sevginin yaşadığı kalplerde de daima huzur ve bereket olur. Bayramları anlamlı kılan yardımlaşma ve gönül gönüle olma duygusudur” diye konuştu.

 

Hisarcıklıoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi:

 

Bayramlar, varlıklıların, yoksul kesimlerle dayanışma içerisinde olduğu, kimsenin kimseyi unutmadığı, dargınlıklara son verilen müstesna günlerdir. Bu ortak duygular şüphesiz, birbirimize ve geleceğe olan güvenimizi, yaşama sevincimizi artırmaktadır.

 

Kardeşlik ruhu ile bir ve beraber olabilme bilinci içindeki dayanışmamız, her zaman en çok ihtiyaç duyduğumuz ve duyacağımız değerlerimizdir.

Bayramlar da, bu gerçeğin bize en güzel hatırlatmasıdır.

 

Bu duygu ve düşüncelerle Türk iş dünyası adına, mübarek Kurban Bayramı'nın büyük Milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa mutluluk ve huzur getirmesini diliyorum.''

MERSİN KENT HABER

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL