Kurumlar adına ortak açıklamayı okuyan Serdar Erkan, Berus Madencilik A.Ş. tarafından işletilmek istenen madenin ek ruhsat başvurusuna Arslanköy, Kavaklıpınar ve Yavca sakinleri başta olmak üzere tüm Mersinliler olarak itiraz ettiklerini kamuoyuna duyurdu.
5 Bin Dönümlük Alanda "Zehir" Tehdidi
Açıklamada, Berus Madencilik A.Ş.’nin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na sunduğu ÇED raporundaki detaylar paylaşıldı. Söz konusu projenin Arslanköy mahallesinde tam 5.210 dönümlük devasa bir meralık alanı kapsadığı belirtildi. Çıkarılması planlanan boksit cevherinin arsenik ve radyoaktif elementler içerdiğine dikkat çeken Erkan, bu durumun bölgedeki tüm canlı yaşamını derinden sarsacağını vurguladı.
"Haftada 3 Gün Patlama Olacak, Su Kaynakları Yok Olacak"
Bolkar Dağları eteklerinde yer alan Arslanköy’ün, Mersin’in en önemli su kaynaklarından biri ve on binlerce kişinin yaylası olduğunu hatırlatan Serdar Erkan, vahşi madenciliğin su kaynakları üzerindeki etkilerini şu sözlerle aktardı:
"21. yüzyıl gıda ve su yüzyılı olacak. Başvuru raporuna göre, bu bölgede yılda 150.000 ton üretim için haftada üç gün ANFO patlayıcı kullanılacak. Bu kadar yoğun patlatma, yeraltı ve yerüstü akarsularımızın kimyasal olarak kirlenmesine ve oluşacak çatlaklardan sızarak yok olmasına neden olacaktır. Temiz su kaynaklarını korumak bugünkü kuşakların tarihi ve vicdani sorumluluğudur."
Tarım, Hayvancılık ve Yörük Kültürü Hedefte
Projenin sadece doğayı değil, bölgenin sosyo-ekonomik yapısını da baltalayacağını ifade eden Çevre Platformu, madenin yaratacağı diğer zararları şu şekilde sıraladı:
Tarımda Verim Düşecek: Patlamalar sonucu gökyüzünü kaplayacak toz bulutları, bitkilerin çiçeklenme ve tozlaşma dönemlerini etkileyerek tarımsal üretimi durma noktasına getirecek. Endemik Türler Yok Olacak: Koruma altındaki mera alanlarında yaşayan Toros Kertenkelesi gibi özgün canlı türleri ve endemik bitkiler yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Yörük Kültürü Darbe Alacak: Adana, Tarsus ve Erdemli’den yaz aylarında bölgeye gelerek hayvancılık yapan, kıl çadırlarda kültürlerini yaşatan konar-göçer Yörük Türkmenlerinin damızlık hayvan üretimi büyük zarar göreceğiz."Liman Yolunda 50 Bin Kamyon Trafiği Oluşacak"
Projenin Mersin trafiğine ve lojistiğine getireceği yüke de değinen Erkan, yılda 1 milyon ton (yaklaşık 50.000 kamyon) maden cevherinin Mersin Limanı'na taşınacağını belirtti. Bu devasa sevkiyatın, bölgedeki mevcut tek şeritli dağ yolundan yapılacak olmasının büyük bir lojistik ve güvenlik krizine yol açacağı ifade edildi.
ÇED Raporuna "Gerçek Dışı" Tepkisi: "Şirketin Ortakları Sır Gibi Saklanıyor"
Berus Madencilik A.Ş.’nin ortaklarının kamuoyundan sır gibi saklandığını öne süren Erkan, şirketin hazırladığı ÇED raporunu "afaki ve abartılı" olarak nitelendirdi. Raporda, madende çalışacak 1 kişinin 12 kişiye bakacağı yönünde gerçek dışı varsayımlar yapılarak bölge halkının yanıltılmaya çalışıldığını söyleyen Erkan, projenin Mersin halkına hiçbir katkısı olmayacağını vurguladı.
"Maden Ruhsatına Asla Onay Verilmemeli"
Basın açıklamasının sonunda yetkililere net bir çağrıda bulunuldu. Geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan köy ve mahalle sakinlerinin haklı itirazlarının duyulmasını isteyen çevre örgütleri, "Bu vahşi madencilik projesine ve ek ruhsat başvurusuna kesinlikle onay verilmemelidir" diyerek mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerini ilan etti.