‘Eşitlik için Birlikte’ sloganıyla hazırlanan proje kapsamında öğrenciler, ayrımcılığın her türlüsüne karşı farkındalık yaratmak üzere yola çıktıklarını belirterek, proje ile engelli bireylere yönelik ayrımcılığa dikkat çekti. Engelsiz Yaşam Merkezi’nde düzenlenen etkinliklerde yerli ve yabancı öğrenciler, müzik ve seramik atölyelerine katılarak özel gereksinimli bireylerle hem keyifli vakit geçirdi, hem de onların günlük yaşamda karşılaştığı zorlukları deneyimledi. Görme engelli bir bireyin günlük hayatta karşılaşabileceği zorlukları anlayabilmeleri ve farkındalık kazanmaları için öğrencilere beyaz bastonla yürüyüş uygulaması yaptırıldı. Gerçekleştirilen etkinliklerle; engelli bireylerin sosyal yaşama katılımının önemine dikkat çekilirken, ayrımcılığa karşı farkındalık oluşturulması hedeflendi.
Hörlek: “Mersin’deki tüm engellileri kapsayan bir hizmet modeli kurduk”
Mersin Büyükşehir Belediyesi Engelliler Şube Müdürü Fatma Akgün Hörlek, AB destekli bir gençlik projesinde Engelsiz Yaşam Merkezi’nin yer almasının ve merkezin yerli ve yabancı öğrencilere tanıtılmasının büyük bir değer taşıdığını belirterek, “Büyükşehir Belediyesi olarak, Mersin’deki tüm engellileri kapsayan bir hizmet modeli kurmuş durumdayız. Yurt dışından gelen misafirlerimize, böyle bir hizmetin Türkiye’de nasıl verildiğini göstermek adına çok önemli bir etkinlik olduğunu düşünüyorum. Bu merkezi tanıtırken, engelli bir bireyin bu kapıdan girdiği anda kendisini nelerin karşıladığını göstermek istedik” dedi.
Aker: “Projemizin Mersin ayağında konu olarak engelli ayrımcılığını ele aldık”
‘Together for Equality’ projesinin koordinatörlerinden Mehmet Serttaş Anadolu Lisesi Biyoloji Öğretmeni Levent Aker, proje kapsamında her türlü ayrımcılığa karşı farkındalık çalışmalarının yapıldığını anlatarak, “Projemizin Mersin ayağında konu olarak engelli ayrımcılığını ele aldık. Araştırma yaptığımızda, itiraf etmem gerekir ki benim de farkında olmadığım bir Engelsiz Yaşam Merkezi olduğunu gördük. Bugün Büyükşehir bize burayı açtı. Öğrencilerimizin içinde engelli bireyler de bulunuyor. Engeli olmayanların, engelli bireylerin neler hissettiğini fark etmeleri o kadar kolay değil. Bu merkezde öğrencilerimiz bunları deneyimledi” ifadelerini kullandı.
Grigorescu: “Engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklar deneyimlendi”
Projenin Romanya katılımcılarından öğretmen Livia Elena Grigorescu, Engelsiz Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirdikleri etkinliklerle önemli bir deneyim kazandıklarını belirterek, “Öğrenciler, engelli bireylerin günlük yaşamda her türlü ayrımcılığa karşı ne kadar zorluklarla mücadele ettiğini anladılar. En basit şeyleri yapmakta bile ne kadar güçlük yaşayabileceklerini öğrendiler. Bu anlamda çok önemli ve özel bir gündü” dedi. Engelsiz Yaşam Merkezi ile ilgili izlenimlerini de paylaşan Grigorescu, “Aslında burada inanılmaz bir iş yapıyorsunuz. Buradaki atölyeler, özel gereksinimli bireylerin becerilerini geliştirmek için çok önemli. Aynı zamanda burayı yönetmek de çok da zor bir iş. Bu anlamda buranın çok önemli bir merkez olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
Projenin İspanya katılımcılarından öğretmen Adrian Serrano Rey ise Büyükşehir’in Engelsiz Yaşam Merkezi’nde pek çok bilgi edindiklerini söyleyerek, “Engelli bireylerin becerilerini geliştirmek için burada bu kadar fazla atölye olması, bu merkezin dört dörtlük bir yer olduğunu gösteriyor ve harika bir iş çıkarıldığını düşünüyorum” dedi.
Yerli ve yabancı öğrenciler, Engelsiz Yaşam Merkezi’ne hayran kaldı
Mehmet Serttaş Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi Kadir Cahit Alcan, Engelsiz Yaşam Merkezi’ndeki izlenim ve deneyimlerini paylaşarak, “Bu projede, ayrımcılığı insanların yarattığını ve bu ayrımcılığın ortadan kalkabileceğini anlatmak istedik. Burada engelli bireylerin günlük hayatta yaşadığı zorluklar hakkında bilgi edindik. Otobüslerde ne yapmamız gerektiğini, orada rampaların olduğunu ve onlara nasıl yardım etmemiz gerektiğini öğrendik” dedi.
Projenin içeriğinden bahseden ve engelli bireylerin toplumda maruz kaldığı ayrımcılığa dikkat çekmesi açısından önemine vurgu yapan 11. sınıf öğrenicisi İnci Göğebakan, “Bu projenin Türkiye ayağında, engelli bireylere yönelik yapılan ayrımcılığı konuşuyoruz. Burada engelli bireyleri anlamamız için birkaç etkinliğimiz oldu. Bunlardan biri de arkadaşlarımızla birlikte yaptığımız seramik boyama etkinliğiydi. Bence bu merkez inanılmaz özel bir merkez. Her şeye ulaşabiliyoruz ve her şey özel gereksinimli arkadaşlarımıza özel yapılmış. İstedikleri her şeyi burada yapabiliyorlar. Onlar için çok büyük bir avantaj” diye konuştu.
Projeye Romanya’dan katılan öğrencilerden Teodora Suslov, etkinlikte yer almanın kendisini çok iyi hissettirdiğini söyleyerek, “Bugün burada her türlü zorluğa rağmen, neleri başarabileceğimizi bize gösterdiler. Biz de engelli bireylerin günlük işlerinde onlara yardım etmek adına birçok şey yapabileceğimizi öğrendik” dedi.
Öğrencilerden Bianca Elena Bauer, “Bu proje gözümüzü açan bir proje oldu diyebilirim. Ayrımcılıkla ilgili pek çok şeyi bu proje kapsamında öğrendim. Özel gereksinimli arkadaşlarımızın yanında olmanın, onları hem çok rahat hem de çok mutlu hissettirdiğini görmek bizi de çok mutlu etti” diye konuştu.
Özel gereksinimli bireyler, yeteneklerini konuklarla paylaştı
Büyükşehir’in Engelsiz Yaşam Merkezi’nden yararlanan Alperen Denizalp, proje kapsamında düzenlenen etkinliklerin kendisini çok mutlu ettiğini söyleyerek, “Bugün bizim için motive ediciydi. Gayet enerjik geçti. Müzik atölyemizde Barış Manço’nun ‘Yaz Dostum’ şarkısını, ‘Anteplim’ ve ‘Bir Elmanın Yarısı’ adlı türküleri misafirlerimiz için söyledik” dedi.
Müzik atölyesi ile sosyalleşebildiklerini ve güzel vakit geçirdiklerini ifade eden Furkan Kurt, “Bugün şarkılar söyledik ve çok eğlendik. İlayda ile Alperen darbuka çaldı, Mert ve Adem davul, ben de def çaldım. Büşra öğretmenimiz ile çalışmak bize çok iyi geliyor. Burada hem arkadaş oluyoruz hem de sohbet ediyoruz. Vaktimiz çok iyi geçiyor. Müzik ruhun gıdası” diye konuştu.