Mersin Hiltonsa'da düzenlenen Tarım Gıda Zirvesi'ne 30’dan fazla ülkeden 300’ü aşkın katılımcı yer aldı. Bu yıl zirve tahılları, petrol kompleksini, baklagilleri ve soya fasulyesini kapsıyor. ilk kez Türkiye'nin küresel olarak bir numaralı oyuncu olduğu değirmencilik sektörü de zirvede yerini aldı.
Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir, Tarım Gıda Zirvesi – AgroFood Summit 2026’da yaptığı konuşmada, artan dünya nüfusu, değişen iklim koşulları ve giderek daha değerli hâle gelen tarımsal kaynaklar karşısında bakliyatın stratejik önemine dikkat çekti. Özdemir, “Bakliyat; yalnızca bir tarım ürünü değil, gıda güvenliği, sağlıklı beslenme ve sürdürülebilir tarım açısından stratejik bir üründür” dedi.
Dünya nüfusunun arttığını, iklimin değiştiğini ve tarımsal kaynakların giderek daha değerli hâle geldiğini belirten Abdullah Özdemir, böyle bir dönemde bakliyatın hem insan sağlığı hem de toprak ve çevre açısından önemli faydalar sunduğunu ifade etti.
Sektörün geleceği açısından özellikle beş konuya dikkat çeken Özdemir, bunların başında verimliliğin geldiğini söyledi.
Özdemir, önümüzdeki yıllarda daha fazla bakliyata ihtiyaç duyulacağını ancak tarım alanlarının aynı ölçüde artırılmasının mümkün olmadığını belirterek, “Ekranda da gördüğünüz üzere önümüzdeki on yılda üretimin yüzde 14 artması öngörülürken, ekili alanlardaki artışın yüzde 6’da kalması beklenmektedir. Bu nedenle daha yüksek verimlilikle daha fazla üretmek zorundayız” dedi.
“Bakliyatın üretim politikalarında daha güçlü bir yeri olmalı”
İkinci önemli başlığın üretimin desteklenmesi olduğunu vurgulayan Özdemir, dünya bakliyat üretiminin artmasına rağmen bu artışın tahıl ve yağlı tohumlar gibi ürün gruplarının gerisinde kaldığına dikkat çekti.
Bakliyatın üretim politikalarında ve tarımsal desteklerde daha güçlü bir yere sahip olması gerektiğini ifade eden Özdemir, Türkiye’de de bakliyata verilen desteklerin uzun yıllar boyunca hububat ve yağlı tohumların gerisinde kaldığını belirtti.
Mersin Ticaret Borsası olarak yürüttükleri çalışmaların olumlu sonuç verdiğini dile getiren Özdemir, şöyle konuştu:
“2027 yılı için ürün bazında yapılan yüzde 50-75 bandındaki destek artışı ile bakliyat, diğer stratejik ürünler ile rekabet edebilecek seviyeye ulaştı. Türkiye’deki bu olumlu adımın dünya geneline yayılmasını temenni ediyorum.”
“Bakliyatın geleceğini bilgi, teknoloji ve inovasyonla inşa edebiliriz”
Üçüncü başlığın Ar-Ge ve teknoloji olduğunu belirten Özdemir, tarımsal Ar-Ge yatırımlarının tarımsal hasılaya oranının azaldığına dikkat çekti.
Bakliyatta iklime dayanıklı yeni çeşitlere, modern sulama sistemlerine ve üreticinin teknolojiye daha kolay erişmesine ihtiyaç olduğunu ifade eden Özdemir, “Bakliyatın geleceğini sadece daha fazla ekimle değil, bilgi, teknoloji ve inovasyonla inşa edebiliriz. Bu doğrultuda, Ar-Ge yatırımlarını artırmak zorundayız” dedi.
“Düşük-orta gelirli ülkelerde tarımsal altyapı güçlendirilmeli”
Özdemir’in dikkat çektiği dördüncü konu ise düşük-orta gelirli ülkelerde üretimin desteklenmesi oldu.
Bakliyat üretimindeki artışın önemli bir bölümünün özellikle Asya ve Afrika’da yer alan düşük-orta gelirli ülkelerden gelmesinin öngörüldüğünü belirten Özdemir, bu ülkelerde verimlilik ve tarımsal altyapının hâlâ yeterli düzeyde olmadığını söyledi.
Sulama, depolama ve işleme imkânlarının geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Özdemir, özellikle küçük üreticilerin teknolojiye erişiminin artırılmasının önemine vurgu yaptı.
“Değişen tüketim alışkanlıkları bakliyatın önemini artırıyor”
Beşinci başlığın ise değişen tüketim alışkanlıkları olduğunu belirten Özdemir, sağlıklı ve sürdürülebilir beslenmeye yönelik ilginin her geçen gün arttığını söyledi.
Bitkisel proteinlere yönelik talebin bakliyatı gıda sanayinin en önemli hammaddelerinden biri hâline getirdiğini ifade eden Özdemir, tüketime hazır, katma değeri yüksek ve inovatif ürünlerle bakliyat tüketiminin yaygınlaştırılması gerektiğini dile getirdi.
Bugün bakliyatın “superfood”, “functional food” ve “smart food” gibi kavramlarla tanımlandığını belirten Özdemir, konuşmasının temel mesajını şu sözlerle özetledi:
“Aslında bütün bu kavramların bize söylediği ve benim de konuşmamın temel özeti şudur: Bakliyat, geleceğin gıdasıdır.”
Özdemir, sektörün geleceği açısından hedefin açık olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Daha fazla üretmeliyiz.
Daha verimli üretmeliyiz.
Ve daha fazla bakliyat tüketmeliyiz.”