Mersin Ticaret Borsası Başkanı Özdemir: İnovasyonu Tarımsal Değer Zincirinin Her Aşamasına Taşımalıyız

Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, "16 Ekim Dünya Gıda Günü'nde" dikkat çekici bir açıklamada bulundu.

GÜNCEL - 15-10-2026 13:34

Başkan Özdemir açıklamasında; "Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) kuruluş tarihi olan 16 Ekim, her yıl Dünya Gıda Günü olarak kutlanmaktadır. Bu özel günün amacı; kamuoyunun ve karar vericilerin, gıda üretimi, sağlıklı beslenme, gıda güvenliği ve açlık gibi konulara dikkatini çekmektir. Bu çerçevede, 2026 yılının teması “Bugün inovasyon yap, yarını besle” olarak belirlenmiştir.

 

FAO tarafından yayınlanan Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu 2026Raporu’na göre, 2025 yılında dünya nüfusunun yüzde 7,8’ine denk gelen 645 milyon kişi açlık yaşadığı tahmin edilmektedir. Ayrıca, dünya nüfusunun yüzde 25,8’ine karşılık gelen 2,1 milyar insanın gıda güvensizliği yaşadığı; başka bir ifadeyle, besleyici ve yeterli gıdaya erişimde sorunlarla karşılaştığı belirtilmektedir. Diğer yandan, dünya nüfusunun yüzde 16,2’si obezite sorunu yaşarken, bu oran Türkiye’de yaklaşık 1,8 kat daha fazla, yani yüzde 28,8 düzeyindedir.

 

Dünya nüfusuyla birlikte, artan gıda talebinin karşılanabilmesi için yalnızca gıda arzının artırılması değil, gıda kaybı ve israfının en aza indirilmesi de büyük önem taşımaktadır. FAO verilerine göre; dünyada üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 13,3’ü hasat sonrası ve perakende aşamasına ulaşmadan önce kaybediliyor. Tüketiciye sunulan gıdanın ise yaklaşık yüzde 19’u perakende, yeme-içme sektöründe ve hanelerde israf ediliyor. Bu durum, 1 milyar tonu aşkın gıdanın çöpe gitmesi anlamına gelmektedir.

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2024 yılı verilerine göre Türkiye’de 10,8 milyon ton hane halkı gıda atığı oluşmuştur. Bu miktar, kişi başına yıllık yaklaşık 124 kilograma karşılık gelmektedir. TÜİK araştırmalarına göre hanelerde gıda israfının başlıca nedenleri; bozulma (yüzde 72,3), raf ömrünün sona ermesi (yüzde 12,2), ihtiyaçtan fazla satın alma veya pişirme (yüzde 8), bayatlama (yüzde 5,1) ve uygun koşullarda muhafaza edememedir (yüzde 2,4). En fazla israf edilen ürün grupları ise taze meyve ve sebzeler (yüzde 40,1), ekmek (yüzde 32) ile süt ve süt ürünleridir (yüzde 14,3).

 

Dolayısıyla bir yanda açlık ve gıda güvensizliği varken, diğer tarafta obezite, gıda kaybı ve israfı bulunmaktadır. Bu tabloyu değiştirecek en önemli unsurlardan biri tarımda inovasyondur. Dünya artık veri odaklı, hassas ve teknolojik bir anlayışageçmiştir. Tarımda inovasyon, üretimden depolama, lojistik, pazarlama ve tedarik zinciri yönetimine kadar tüm süreçlerde dijital teknolojiler, veri analitiği, sensör sistemleri, yapay zekâ, otomasyon ve hassas tarım uygulamalarının kullanımını temel almaktadır. Doğal kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayarak su, enerji, gübre ve zaman yönetiminde etkinliği artırmakta, aynı zamanda üretim maliyetlerinin azaltılmasına katkı sunmaktadır. Bunun yanı sıra, iklim değişikliğine uyum sağlanması, çevresel etkilerin kontrol altına alınması ve tarımsal risklerin etkin şekilde yönetilmesi gibi alanlarda önemli avantajlar sunmaktadır. Veri temelli karar alma mekanizmaları sayesinde üreticilerin; ürün kalitesi, verimlilik, izlenebilirlik ve gıda güvenliği konularında daha hızlı ve doğru kararlar alabilmesine olanak sağlamaktadır. Bu doğrultuda; tarımsal değer zincirini daha sürdürülebilir, dayanıklı ve rekabetçi hâle getirmektedir. Dolayısıyla bu değişime ayak uydurmalıyız.

 

2050 yılında ülkemiz nüfusunun 100 milyona, dünya nüfusunun ise 10 milyaraulaşması beklenmektedir. Dolayısıyla, önümüzdeki 24 yılda dünya gıda talebinde yaklaşık yüzde 60 oranında bir artış öngörülmektedir. Bu nedenle inovasyonu tarımsal değer zincirinin her aşamasına taşımalı, teknolojik gelişmeleri sürdürülebilir ve verimli bir sistemin parçası hâline getirmeliyiz. Özellikle küçük üreticilerimize, genç ve kadın çiftçilerimize, kırsalda faaliyet gösteren üreticilerimize pozitif ayrım yapmalıyız. Sadece daha fazla gıda üretmek değil, daha verimli, yenilikçi, adil, bilinçli ve daha sürdürülebilir bir gıda düzeni kurmak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Gıda varsa hayat, güvenilir gıda varsa sağlıklı bir toplum ve sürdürülebilir gıda üretimi varsa gelecek vardır."

Günün Diğer Haberleri