SANDRA HÜLLER’DEN ÖZEL RÖPORTAJ

Prömiyerini yaptığı 79. Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan Pawel Pawlikowski imzalı “Fatherland”in başrol oyuncusu Sandra Hüller’in Cannes’da verdiği özel röportajla Milliyet Sanat’ın Haziran 2026 sayısında! 10 sene içinde birbirinden farklı rollerle dünya sinemasının göz bebeği olan ve bu yıl adeta kariyerinin zirvesini yaşayan Hüller, yıllar içinde yaşadığı değişimlerden bahsederken “Bizim mesleğimiz çoğu zaman korkuyu yenmekle ilgili. Korkunun varlığının bilincinde olma hâli değişti bence. Gençken o hissin neyle ilgili olduğunu bilmezdim, sadece bilinçsiz bir çalışma biçimiydi,” diyor.

RÖPORTAJ - 10-06-2026 17:22

Bu yıl, en iyi gişe yapan Hollywood filmlerinden “Project Hail Mary”de rol alan, “Rose”daki performansıyla Berlinale’de En İyi Başrol Oyuncusu seçilen Sandra Hüller, 79. Cannes Film Festivali’nde Pawel Pawlikowski’ye En İyi Yönetmen Ödülü kazandıran “Fatherland”de ise savaş sonrası ülkesine dönen Alman yazar Thomas Mann’ın kızı Erika’yı canlandırıyor.

 

“Thomas Mann hayranı değildim”

 

Özellikle Almanya’da çok büyük bir figür ve kültürün önemli bir parçası olsa da Thomas Mann’ın hayranı olmadığını söyleyen Sandra Hüller “Dürüst olmam gerekirse eserlerine çok aşina değildim. Okulda okumuştum ki zaten okumak zorundaydık. Ama sanırım onun yazımını kavramak ve bir şeyin ustalığını anlamak için o yaşlar biraz erkendi. Gençken kendinizle bağ kurabileceğiniz belirli hikâyeler ararsınız; metinleri analiz etmekle uğraşmazsınız. Bu yüzden iyi bir başlangıç olmamıştı,” diyor ve ekliyor: “Ancak geçen yıl, çekimlere başlamadan hemen önce BBC’deki Alman dinleyicilere yönelik konuşmaları tekrar yayımlandı. Bu beni çok etkiledi çünkü çok politik, duygu dolu ve keskin zekâ ürünüydüler. Bu durum beni ona yakınlaştırdı. Ayrıca Hanns Zischler’in filmde Mann’ı harika bir şekilde canlandırması da perspektifimi çok değiştirdi.”

 

Ne yap­manız gerektiğinin söylenmemesi çok ilham verici”

 

tiyatro kökenli olduğu için canlandırdığı karakterleri yaratırken farklı ver­siyonları keşfetmeyi sevdiğini anlatan Hüller filmdeki çalışma sürecini “Bir şeylerin nasıl işlediğini bulma imkânına sahip olmak ve yönetmenin size ne yap­manız gerektiğini söylememesi çok ilham verici. Pawel bunu, güçlü bir çerçeve oluşturarak yapıyor; siz de o çer­çevenin içinde var olabileceğiniz çok özel bir alan bul­mak ve o alanın içinde özgürleşmek zorundasınız,” sözleriyle anlatıyor.

 

Janet Barış’ın Sandra Hüller ile gerçekleştirdiği röportajın tamamı Milliyet Sanat’ın Haziran 2026 sayısında!

Günün Diğer Haberleri