Türkiye Başka Ülkelerin Atık Sahası Değildir!

Mersin Çevre Platformu tarafından Avrupa’dan Türkiye’ye getirilen plastik atıklara tepki amacıyla düzenlenen yürüyüş, Yapraklı Koyu’ndan başlayarak Susanoğlu Fuar Alanı’nda sona erdi. Yürüyüşe çok sayıda çevreci ve vatandaş katılırken, “Plastik atık ithalatı yasaklansın” sloganları atıldı.

GÜNDEM - 09-08-2026 09:31

Mersin’de Plastik Atık İthalatına Karşı Büyük Yürüyüş: “Türkiye Başka Ülkelerin Atık Sahası Değildir!”

Mersin’de çevre örgütleri, Avrupa’dan Türkiye’ye getirilen plastik atıkların oluşturduğu çevre ve halk sağlığı risklerine dikkat çekmek amacıyla yürüyüş düzenledi.

Yapraklı Koyu’ndan başlayan yürüyüş, yoğun katılım ve sloganlar eşliğinde Susanoğlu Fuar Alanı’na kadar sürdü. Yürüyüşün ardından fuar alanı önünde Mersin Çevre ve Doğa Derneği Başkanı ve Mersin Çevre Platformu adına Sabahat Aslan tarafından basın açıklaması yapıldı.

Eylemde, “Havamızı, toprağımızı ve denizimizi kirleten, sağlığımızı bozan plastik atık ithalatı yasaklansın!” sloganı öne çıktı.

“PLASTİK ATIKLAR ÇEVRE KİRLİLİĞİNİN ÖNEMLİ KAYNAKLARINDAN”

Açıklamasında plastik atıkların çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çeken Aslan, plastiklerin kullanım ömrünü tamamladıktan sonra önemli bir çevre kirliliği kaynağına dönüştüğünü belirtti.

Plastik atıkların toprak, nehir ve denizleri kirlettiğini, deniz canlılarının ölümüne ve ekosistemin bozulmasına neden olduğunu ifade eden Aslan, güneş ve dalgaların etkisiyle plastiklerin mikroplastik ve nanoplastiklere dönüştüğünü söyledi.

Aslan, plastik atıkların tarım alanlarında verim kaybına yol açtığını, yakılması halinde ise dioksin, furan ve diğer zehirli gazların açığa çıktığını belirterek, bunun gıda güvenliği ve insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu kaydetti.

“ÇİN’İN YASAĞININ ARDINDAN PLASTİK ATIKLAR TÜRKİYE’YE YÖNELDİ”

Avrupa ülkelerinin plastik atıkların çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini bildiğini savunan Aslan, Avrupa’dan plastik atık ihracatının 1992 yılında başladığını, Çin’in ise 2018 yılında plastik atık ithalatını yasakladığını belirtti.

Aslan, Çin’in yasağının ardından Avrupa’dan plastik atıkların Türkiye’ye yöneldiğini ifade ederek, “Geri dönüşüm” adı altında ülkeye getirilen plastik atıkların önemli bölümünün geri dönüştürülemediğini, uygunsuz şekilde depolandığını, yakıldığını veya doğaya bırakıldığını söyledi.

“PLASTİK KİRLİLİĞİ ÇEVRE FELAKETİNE DÖNÜŞTÜ”

Plastik atıkların kontrolsüz depolanmasının ve doğaya bırakılmasının toprak, yeraltı suları, tarım alanları, dereler, kıyılar ve denizlerde kirliliğe neden olduğunu belirten Aslan, açık alanda plastik yakılmasıyla ortaya çıkan dioksin ve furan gibi kirleticilerin hava kalitesini bozduğunu dile getirdi.

Plastiklerin zaman içerisinde mikroplastik ve nanoplastiklere dönüştüğünü vurgulayan Aslan, bu parçacıkların hava, su ve toprağa karışarak tarımsal ürünlere ve deniz canlılarına ulaştığını, besin zinciri yoluyla da insan sağlığını tehdit ettiğini ifade etti.

Aslan, “Bugün plastik kirliliği yalnızca bir atık sorunu değil; çevre, halk sağlığı, tarım, gıda güvenliği ve gelecek kuşakların yaşam hakkı açısından büyüyen bir tehdit haline gelmiştir” dedi.

“HALKIMIZ PLASTİK ATIKLARLA ZEHİRLENEN DENİZDE YÜZÜYOR”

Plastik atık kirliliğinin Hatay, Adana, Mersin ve Antalya’da deniz ve kıyılarda gözle görülür bir çevre sorununa dönüştüğünü savunan Aslan, Akdeniz kıyılarının korunması gerektiğini belirtti.

Aslan, “Bugün halkımız plastik atıklarla zehirlenen denizin suyunda yüzmektedir” ifadelerini kullanarak, Türkiye’nin verimli topraklarının, temiz havasının, denizlerinin ve doğal yaşam alanlarının başka ülkelerin atık yükünü taşıyacak alanlar olmadığını söyledi.

ÇEVRE PLATFORMU’NDAN TALEPLER

Mersin Çevre Platformu adına yapılan açıklamada yetkililere çağrıda bulunularak şu talepler sıralandı:

Plastik atık ithalatının tamamen yasaklanması, Plastik atıkların kaçak, usulsüz veya kontrolsüz biçimde depolanmasının, yakılmasının ve doğaya bırakılmasının etkin şekilde denetlenmesi, Çevreyi kirleten işletmelere yönelik yaptırımların caydırıcı hale getirilmesi, Kirletilmiş tarım alanları, dereler, kıyılar ve denizlerde kapsamlı temizlik ve iyileştirme çalışmalarının yürütülmesi, Tek kullanımlık plastiklerin yasaklanması.

“TEMİZ ÇEVRE TEMEL YAŞAM HAKKIDIR”

Çocukların temiz hava soluma, sağlıklı gıdaya ve temiz suya erişme ve kirletilmemiş bir çevrede yaşama hakkı olduğunu vurgulayan Aslan, çevre politikalarının gelecek kuşakların yaşam koşullarını da belirlediğini söyledi.

Aslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Temiz hava, temiz su, sağlıklı toprak ve temiz denizler bir ayrıcalık değil, temel yaşam hakkıdır. Türkiye, başka ülkelerin plastik atıklarının depolama ve bertaraf alanı değildir. Temiz bir çevre, sağlıklı bir toplum ve yaşanabilir bir gelecek için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Herkesin mücadelemize destek sunmasını bekliyoruz.”

MERSİN KENT HABER

Günün Diğer Haberleri