Türkiye’de laik hukuk sistemine geçişin en önemli belgesinin, Medeni Kanun’un kabul edilmesi olduğunu vurgulayan Baro Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz, “Medeni Kanun, Türkiye’de 17 Şubat 1926’da İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak TBMM’de kabul edilen ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe konulan 743 sayılı kanundur. 1 Ocak 2002 tarihinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle 743 sayılı yürürlükten kalkmıştır. Türk Medeni Kanun, Türk devriminin ve hukuk reformunun can damarıdır. Medeni hukuk, şahıslar arasındaki ilişkileri düzenleyen, şahısların doğumdan ölüme kadar ilişkilerini düzenleyen özel hukuk dalıdır. Kişiler hukuku, aile hukuku, eşya hukuku, miras hukuku medeni hukuk kapsamında yer alır ve medeni kanunla düzenlenirler.
“MEDENİ KANUNLA KADINLARIMIZ YURTTAŞLIK HAKLARINA KAVUŞTU”
1926’da kabul edilen Medeni Kanun ile birlikte kadınlarımız, yurttaşlık haklarına kavuşmuştur. Ailede kadın-erkek eşitliği sağlandı. Evlilikte resmi nikâh zorunluluğu getirildi. Tek eşle evlilik esası getirildi. Kadınlara, istedikleri mesleğe girebilme hakkı tanındı. Mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadın-erkek eşit hale getirildi. Patrikhanelerin, din işleri dışındaki yetkileri kaldırıldı. Günümüzde Medeni Kanun’la kadınlarımıza verilen hakların kısıtlanmasına yönelik atılan her adımın, Mersin Barosu olarak her daim karşısında olacağız, çağdaş yaşamdan hiçbir zaman ödün vermeyeceğiz.
Kadınlarımızı ve ulusumuzu çağdaş hukuk seviyesine kavuşturan, laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını bir kez daha sevgi, saygı ve özlemle anıyorum” ifadesini kullandı.
MERSİN KENT HABER