SEÇER, YATIRIMLARIMIZI AKAMETE UĞRAMADAN SÜRDÜRECEĞİZ

SEÇER, YATIRIMLARIMIZI AKAMETE UĞRAMADAN SÜRDÜRECEĞİZ

Mersin Büyükşehir Belediyesi Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) Genel Müdürlüğü’nün 2022 Yılı 2. Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında gerçekleştirildi.

SEÇER, YATIRIMLARIMIZI AKAMETE UĞRAMADAN SÜRDÜRECEĞİZ
SEÇER, YATIRIMLARIMIZI AKAMETE UĞRAMADAN SÜRDÜRECEĞİZ Salih Abidin Pala

2. Olağanüstü Genel Kurul’da bir önceki birleşimde komisyona sevk edilen MESKİ Genel Müdürlüğü 2022 Mali Yılı Revize Ücret Tarife Taslağı ile 2022 Mali Yılı Ek ödenek talebi görüşüldü. 2022 Mali Yılı Revize Ücret Tarife Taslağı ile ilgili madde reddedilirken, 2022 Mali Yılı Ek Ödenek Talebi ise oy birliğiyle kabul edildi.

“Ücret tarifesinde düzenleme olmadı”

Ücret tarife taslağı maddesini Meclis üyelerinin onayına sunmadan önce bir değerlendirme yapan Başkan Seçer, “1. maddede görüşülen konu, yeni bütçe koşullarına göre oluşacak yeni ücret tarifesi. Yeni ücret tarifesinde su bedellerine ilişkin, metreküp fiyatlarına ilişkin herhangi bir düzenleme olmadı. Komisyonda; idarenin teklif ettiği ücret tarifesi oy çokluğuyla reddedildi. Şimdi komisyonun oy çokluğuyla reddettiği ücret tarifesini, sizin oylarınıza sunuyorum” dedi. Başkan Seçer’in değerlendirmesinin ardından, komisyonda reddedilen madde, reddedildiği şekliyle Meclis üyelerinin oy çokluğu ile kabul edildi.

“Ek bütçeyi kabul edip, ücret tarifesini reddetmek çelişkili”

Genel Kurul’da görüşülen 2. maddede ise ek ödenek talebi oy birliği ile kabul edildi. Ek ödenek talebinin Meclis üyeleri tarafından onaylanmasına rağmen, ücret tarifesinin reddedilmesini çelişkili bulduğunu ifade eden Başkan Seçer, “Biz başlangıçta 1 milyar 518 milyon 719 bin 46 TL olan bütçemizi, 805 milyon 310 bin TL artırarak, 2 milyar 324 milyon 29 bin 46 TL’ye yükseltiyoruz. Zaten komisyonda da bu kabul edilmiş. Buradaki tezat; idarenin bu bütçeye yönelik, bütçe denkliğine yönelik yaptığı fiyat tarifesinin komisyonda reddedilmesi. Burada gerçekten çok yaman bir çelişki var. Ek bütçe ihtiyacı nereden doğdu? 2021 yılı Kasım ayında bu bütçe yapılırken, 2022 yılı başından itibaren ekonomik gelişmelerin bu derece dramatik olacağı öngörülemedi. Rakamlarla konuşuyorum; 2021 yılının Kasım ayında başlangıç bütçesini yaparken, yani 1 milyar 518 milyonluk bütçeyi yaparken; personel giderleri, akaryakıt, elektrik, bakım, onarım gibi finansman giderlerinin bu süre zarfında kuruma maliyetindeki, yani 805 milyon liralık ek bütçe yapma ihtiyacımızın hasıl olduğu bu döneme kadarki artış, kümülatifte ortalama %94,26. Yani bire bir oranında bir artış söz konusu olmuş. Dolayısıyla, MESKİ gibi çok hayati bir hizmeti yerine getiren ve gelirlerinin %90’dan fazla bir kısmını, hizmet sunduğu vatandaştan alan bir kurumun, doğal olarak bu ilave bütçeyi karşılaması için de ilave gelir yaratması gerekiyor. Bunun da en önemli yolu, hatta yegane yolu ücretlerde bir değişiklik yapmak. Bunun başka bir izahı yok” diye konuştu.

“Geliriniz sabit kalır, gideriniz artarsa bir yenileme yapmak zorundasınız”

Mevcut ekonomik koşullarda gelirin sabit kaldığını, ancak giderlerin arttığını hatırlatarak konuşmasını sürdüren Başkan Seçer, “Geliriniz sabit kalır, giderinizde ön göremediğiniz artışlar olursa, bir yenileme yapmak zorundasınız. Burada belki, enflasyon farklarından doğan düzenlemeler oluyor düşüncesi akla gelebilir. %40 küsur civarı, yılbaşından bu yana gelen enflasyon farkından kaynaklı. Ancak bu dahi bütçede denge kurmaya yeterli olmuyor. Biz bunu Cumhur İttifakı ile de görüştük. Önce yeni bir düzenleme yapma ihtiyacını onlar da kabul ettiler. Daha sonradan da alınan karar gereği, bunun şu ortamda uygun olmayacağını belirttiler” ifadelerini kullandı.

“Biz su fiyatlarında değişiklik yapmıyoruz”

Gelir gider dengesizliğine rağmen hizmetleri aksatmadan sürdürme gayreti içerisinde olacaklarını belirten Başkan Seçer, “Buradaki sıkıntımız şu; aynı hassasiyetin, belediye gibi kamuya hizmet eden diğer kurumlara gösterilmemesi. Örneğin elektrik, akaryakıt, personel giderlerindeki artışların, en azından bir kısmını elimine edebilecek düzenlemelerin yapılması gerekir” dedi. Hiçbir siyasetçinin suya, ekmeğe, ulaşıma zam yapmak istemeyeceğini, ama hizmetlerin sürekliliği için zorunlu hallerde, vatandaşa da bunun gerekçesini anlatarak zam yapma zorunluluğu doğabileceğini ifade eden Başkan Seçer, “Ben buradan bu zorunluluğu, dilimin döndüğünce zaten vatandaşlara anlatıyorum. Ama vatandaşa getireceğimiz yükü de en alt seviyede tutma gayreti içerisindeyim. Biz su fiyatlarında değişiklik yapmıyoruz. Böyle devam edeceğiz, ama bu hizmetleri sürdürme zorunluluğumuz da var. Bu hizmetlerin kesintisiz yürümesi lazım. Sadece o değil, Cumhur İttifakı’na mensup Meclis üyelerinin de kendi bölgelerinden, zaman zaman bizlere ihtiyaçlarını, taleplerini bildirdiği birçok yatırımı da oralarda yapmamız lazım. Yani ben zorunlu giderlerimi karşılayacağım, personel maaşlarını ödeyeceğim, akaryakıtı ödeyeceğim, diğer giderlerimi ödeyeceğim. Kredim varsa kredimi ödeyeceğim. Kalan parayla da yatırım yapacağım. Benim yapacağım yatırım, tamamen gelirime bağlı. O da nedir? Vatandaştan tahsil ettiğimiz su fatura bedelleridir” ifadelerini kullandı.

“Kamuya hizmet eden kurumlar rahatlatılmalı”

Merkezi Hükümet tarafından söz konusu artışlar göz önüne alınarak, kamuya hizmet eden kurumlar için bazı düzenlemeler yapılmasının, bütçede rahatlama sağlayabileceğine dikkat çeken Başkan Seçer, “Ben bu hassasiyetleri; elektrik fiyatları, akaryakıt fiyatları artarken, hükümet kanadı olarak Cumhur İttifakı’na söylemek durumundayım ki aynı hassasiyeti orada da göstermek lazım. Örneğin Sular İdaresi’ne akaryakıt konusunda vergi indirimleri, elektrik konusunda vergi indirimleri ya da bazı yatırımlarda KDV istisnası gibi maliyetleri düşürecek unsurlar, mecralar kullanılabilir. Buna dair şu ana kadar özellikle çok büyük yük altında olan Büyükşehirlere ilişkin; ne Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, ne de Cumhurbaşkanlığı kararnamesi olarak bir karar alınıp, herhangi bir rahatlama sağlanmamıştır” dedi.

“Yatırımlarımızı akamete uğramadan sürdüreceğiz”

2022 yılının 7 ayında MESKİ mevcut koşullarla nasıl en iyi şekilde yönetildiyse, yıl sonuna kadarki 5 aylık süre içerisinde de, herhangi bir fiyat değişikliğine gitmeden hizmetlerin yerine getirileceğini vurgulayan Başkan Seçer, “Yatırımlarımızı, mümkün olduğu kadar akamete uğratmayacak derecede bir tahsilat politikasına gireceğiz. Yani bizim bu anlamda

MESKİ olarak ‘kullanan öder, kirleten öder’ mantığından yola çıkarak, bu ödentileri zamanında ve yerinde tahsil etme zorunluluğumuz doğuyor. Burada bu görevi ben bu vesileyle hem MESKİ’ye, hem de vatandaşlarıma duyurmak zorundayım. Yoksa MESKİ gibi 2 milyar 324 milyon lira bütçesi olan bir kurumun sevk ve idaresinde, doğal olarak da hizmetlerinde sorun yaşayabiliriz. Ama vatandaşlarımız merak etmesin. Suyunuz yine akacak, vidanjör zamanında kuyunuzu çekecek, herhangi bir tıkanma ve arıza konusunda kanal açma aletlerimiz, makinalarımız size zamanında ulaşacak. İçme suyu, kanalizasyon, arıtma konularında yoğun sorun yaşayan bölgelerimizde, yatırımlarımızı akamete uğramadan sürdüreceğiz” diye konuştu.

“MESKİ ticari bir işletme değil, fazla parayı ne yapacağız?”

Cumhur İttifakı’na mensup bir meclis üyesinin iddialarına cevaben; kurumun personel giderleri, akaryakıt, elektrik, bakım, onarım gibi finansman giderlerinin; bütçenin yapıldığı tarih olan 2021 Kasım ayından bugüne kadar, ekonomideki olumsuz gelişmelerin etkisiyle %94,26 oranında artış gösterdiğini bir kez daha hatırlatan Başkan Seçer, “Yüzde 94,26 bir maliyet farkı var. Ancak ‘yüzde 40 küsurunu, biz enflasyon farkından aldık’ dedim. Bunda bir şey yok. Bu benim tercihim değil. Keşke sıfır enflasyon olsa. Ama siz beklentinizde, önümüzdeki 5 aylık sürede % 50’nin üzerinde bir enflasyon olacağını söylediniz. Şimdi meselemiz, tartışmamız bu değil. Biz MESKİ olarak fazla parayı ne yapacağız? Biz tüccar mıyız? Burası ticari bir işletme mi? Durduk yerde niye zam yapalım? Tam tersine, gönül ister ki indirim yapalım. Bu bize siyaseten de puan kazandırır, ama ben başkanınız olarak bir gerçeği ortaya koymak zorundayım” ifadesini kullandı.

“Gönül ister ki, suyu olabilecek en ucuz fiyattan verelim”

Başkan Seçer, 2020 bütçesini yaparken yaptıkları düzenlemeyi de hatırlatarak, “Biz 2019 yılında, 2020’nin bütçesini yaparken bir düzenleme yaptık. Bu yıla girerken, biz o zaman da baktık hesaplarımıza ve dedik ki 2 yıldır zam yapmıyoruz ve enflasyon farkını da hiçbir yıl, aylık yüzde 1’in üstünde almadık. Ama o zaman da ifade ettik, rakamları yanlış vermemek için aradaki farkı ortaya koyduk. Bu da yüksek bir rakamdır. Yine o günkü enflasyon koşullarına göre, yani her yıla yaklaşık olarak %15 civarında bir yansıması vardı. Yani 2 yılda %30-40 civarındaki bir artışın, sadece %10’unu aldık. Şu anda bizim sularımızın kademeleri 0-15, 15-30 şeklinde. Birinci kademeyi de 0-10’dan 0-15’e çıkardık. Bu aslında gizli bir indirimdir. Çünkü artı 3 metreküpü de, bir önceki fiyattan vermiş oluyorsun. Dolayısıyla asla ne Meclisimizi, ne vatandaşımızı yanıltmıyoruz. Gönül ister ki, suyu olabilecek en ucuz fiyata verelim” dedi.

“Bizim sadece elektrik giderimiz 400 milyon TL’ye yakın”

Başkan Seçer, iller arası su fiyatlarını tam olarak karşılaştırma imkanlarının olmadığını ifade ederek, “İller arası su fiyatlarını tam olarak mukayese etme şansımız yok. Neden yok? Bunun birkaç nedeni var. Bir tanesi; her coğrafyanın koşulları farklı. Suyumuz % 85 motopompla, kademeli olarak Tarsus Berdan Havzası’ndan geliyor. Pamukluk Projesi tamamlansın, su fiyatı yarıya iner. Adana’da olduğu gibi. Adana’nın bir şansı var. Tüm Adana ovası cazibeyle besleniyor. Bizim belimizi büken, elektrik giderleri. Bizim elektrik faturası maliyetimiz 400 milyon lira. Yani yarım milyar liraya yakın elektrik giderim var. Enflasyon artmaya devam ederse, bu meblağ yıl sonuna kadar 600-700 milyon liraları bulur. Birincisi, biz bunu Adana ya da diğer şehirler gibi cazibeli alsak çok avantajlı olurdu. İkincisi, bazı illerde kademe farkları var 0-10’la başlatan var. Hiç kademe koymayan var. Ya da atık su vergisi %50 olan var, %45 olan var, %35 olan var, %55 olan var. Dolayısıyla Pamukluk Barajı’nı devreye alalım, Türkiye’nin en uygun su fiyatı olan illerin en tepesine Mersin’i yazarız. Zaten bu konuyu sizler de biliyorsunuz” ifadesini kullandı.

“Elektrik fiyatları 1 gecede %126 arttı”

Enerji fiyatları ile ilgili bir Meclis üyesinin, 1 yıllık enerji giderinin maliyetinin 113 milyon lira civarında olduğunu söylemesi üzerine Başkan Seçer, “Bakın ben size bunun serencamını da anlatayım. 2019 yılında 130 milyon TL elektrik giderimiz vardı. Biz bir ihale yaptık, bazı düzenlemeler yaptık ve sayaçları değiştirdik. %30 tenzilât yaptık. Ben 2019 kafasıyla gitseydim, bu 113 milyonun üzerine siz bir %30, %40 daha koyacaktınız. Biz saatlerimizde değişiklik yaptık, statü değiştirdik. Türkiye’de bu yılın başında, elektrik fiyatları bir gecede %126 arttı. Evet, bizim 113 milyon lira başlangıç bütçemiz vardı, şu an o paradan 5 milyonumuz kalmış. Fiyat artışından dolayı tüketmişiz ve 350 milyon lira ek bütçeye koymuşuz. İkisini topladığınızda 463 milyon lira para yapıyor. Tablo orada, siz onayladınız” dedi.

Mersin Büyükşehir Belediyesi 2022 Yılı Temmuz Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nın 2. Birleşimi, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında gerçekleşti.

Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılan toplantıda komisyonlara havale edilen 26 ve idareden gelen 3 olmak üzere toplam 29 madde görüşülerek oylandı.

“Mersin 33 Kart’ta birçok avantaj var”

Toplantı’nın gündem dışı konular bölümünde, Büyükşehir Belediyesi’nin toplu taşıma araçlarından kredi kartıyla faydalananların daha yüksek bir ücret ödediği yönünde gelen iddiayı yanıtlayan Başkan Seçer, “Toplu taşıma araçlarımızda kullanılan Mersin 33 Kart, bizim derli toplu istatistik toplamamızı sağlıyor. Onun üzerinden, kullanıcılarımıza ek olanaklar vermemizi sağlıyor. Hatta belediyemize ait hizmetlerden indirimli faydalanmasını sağlıyor. Çok yönlü fayda sağladığı için, biz bütün bu hizmetleri tek kart altında toplamak istiyoruz. Bu nedenle de diğer şehirlerde olduğu gibi Mersin Büyükşehir de, kredi kartlarına farklı bir uygulama yapıyor. Yoksa bizim için değişmiyor” dedi.

Toplu taşımada öğrencilere yönelik 1 liralık taşıma hizmetine açıklık getiren Başkan Seçer, “Toplu taşıma araçlarımızı kullanan öğrenciler, abonman kartı aldığında ulaşım bedeli olarak 1 lira öder. Abonman kartı almayıp, sadece öğrenci kimliği ile bindiği zaman ulaşım bedeli olarak 3 lira öder. Bunun altını çizerek belirtmek istiyorum” diye konuştu.

“Ağaç sevgisi üzerinden üzerimize gelindiği anda, vicdanlar sızlar”

Son günlerde yoğun bir şekilde konuşulan Özgecan Aslan Barış Meydanı’ndaki İsrail Kauçuğu ağacına ilişkin de önemli değerlendirmelerde bulunan Başkan Seçer, “Yeşile, ağaca hassasiyeti olan herkes benim için değerlidir, kıymetlidir. Bu olayla ilgili yaşananları ben kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. Ben sadece orada değil tüm parklarımda; sadece

İsrail kauçuğu değil, çınar ağacından manolya ağacına kadar, basit bir çime kadar yeşil hassasiyeti olan bir Belediye Başkanıyım. Ben ‘Yeşil Mersin Projesi’ başlattım. İlk fidanı diktim ve bu yılın sonuna kadar 700 bin fidan hedefledim. Refüjlerimize değişik türlerde yüzlerce fidan diktiren bir Belediye Başkanıyım. Dolayısıyla ağaç sevgisi, yeşil hassasiyeti üzerinden bizim üzerimize gelindiği anda vicdanlar sızlar” ifadesini kullandı.

“Mersin'in imajını, küçük siyasi kazanımlar için feda etmeyin”

Kültür Park başta olmak üzere bütün parklarda vatandaşların yeşile, huzura yönelik memnuniyetine dikkat çeken Başkan Seçer, “Kültür Park'ta her köşeye bir sosyal tesis yaptık, canlandırdık. WC'sinden çeşmesine kadar. Defaatle o WC’ler; Özgecan Meydanı’nın yanındaki ucube cep sinemasının etrafını çevirdiğimiz panoların birkaç tanesi her hafta delik deşik oluyor. Her ne hikmetse bugüne kadar çalışmayan mobeseler, bu olayda çalıştı. Orada bir ağaca, bir çiçeğe, belediyenin bir tesisine yapılan saldırı, bundan sonra da aynı hassasiyetle takip edilsin. Yapılan her türlü saldırı, mobeselerde tespit edilsin. Ortada bir suç varsa ve bunun faili kimse, idarem de gereğini yapar, sonuna kadar gider. Ayrıca kentimizi şu ana kadar ihya ettiğimiz gibi, bir değil binlerce ağacı da ihya ederiz. Son olarak bir şey daha söyleyeyim. Mersin'in imajını, küçük siyasi kazanımlar için feda etmeyin” diye konuştu.

“Belediye görevlisinin, gece saat 02.00’da evinden alınması hukuk dışıdır”

Söz konusu olayla ilgili olarak, ulusal televizyonlarda o görüntüleri kendisi görmeden, kimlerin gönderdiğini Meclis Üyeleri’nin ve halkın takdirine bıraktığını ifade eden Başkan Seçer, “Türkiye'de yıpratılmak istenen Vahap Seçer olsa da, Mersin'in imajına gölge düşürüldüğünün farkında olmanızı istiyorum. Bu kadar küçük düşünülmemeli. Zaten olayla ilgili idari bir soruşturma açtırdım. Adli soruşturma zaten devam ediyor. Fakat, Büyükşehir Belediyesi görevlisinin, Valilik izni olmadan gece yarısı saat 02.00’da evinden alınması hukuk dışıdır. Elbette ki olayı araştıralım, elbette ki soruşturalım, failleri bulalım. Bir daha böyle bir şey olmaması için de, gerekli tedbirleri alalım” dedi.

“Karaduvar halkının talebi dikkate alındı”

Akdeniz-Toroslar-Yenişehir-Mezitli İlçeleri 2. Etap 1. Bölge 1/5000 Ölçekli İlave ve Revizyon Nazım İmar planına ilişkin askı ilan süresi içerisinde gelen itirazlar da Meclis’te değerlendirildi. 1127 adet itirazın olduğu plan; konut alanlarının sanayi alanı olarak işaretlenmesiyle ilgili. Meclis’te yapılan değerlendirmelerde; Karaduvar’ın bulunduğu yerin tamamen konut amaçlı düzenlendiği, şikayet konusu olan alanların da sanayi içinde kalmış olsa da konut alanı olarak yeniden plana işlendiği söylendi. İlgili açıklamanın üzerine Başkan Seçer, “Amaç hasıl oldu. Bölge halkının orada evleri vardı, sanayi olarak işaretleniyordu. İtiraz ettiler, komisyon onların talebi doğrultusunda, konut yaptıkları evlerin olduğu alanları konut olarak işaretledi. Aslında bütün o bölgeye işaretledi, ama münferit sorun yaşayan yerler var’ dediniz. Onlar ayrı değerlendirilmesi gereken konular. Teşekkür ediyoruz, herkes karşılıklı görevini yapmış” dedi. Konuşmaların ardından komisyon raporu reddedildi.

“Ekmek fiyatını uzun yıllar değiştirmedik”

Mersin halkına ucuz ekmek üreten MER-EK ile ilgili Cumhur İttifakı’na mensup bir Meclis üyesinin söylemlerine cevap veren Başkan Seçer, “Geldiğimizde fabrika çalışıyordu, ama 11 bin civarında ekmek üretiliyordu. İlk bayramda 30 bin civarında bir ekmek üretiminin

olduğunu hatırlıyorum. Sonra 40 bine çıktı. Şu olabilir; kapasite 70 bindir, fakat 60 üretilmiş, 50 üretilmiş, 40 üretilmiş. Ama gelinen noktada, 11 bine kadar düşen bir üretim vardı. Ona kalırsa 4 bin kişilik bir eğitim kurumundan da bahsediliyordu. Geldik baktık, ancak 1000 küsur öğrenci vardı. Onun için, dönemleri karıştırmayın diyorum. Gerçi seçimlere 6 ay kala pek ilgilenmediniz, kendi döneminiz olmadığı için. Aslında bu çok tartışılacak bir şey değil, ama biz ne yaptığımızı biliyoruz. Bunu vatandaşa da gösterme açısından herkes rahat olsun diye, ben bu tartışmaya müsaade ettim. Git-geller niye oluyor? Biz de dedik ki, git gel bizde değil. Git gel piyasa koşulları, onu izah etmeye çalışıyoruz. 2019’da bir çuval un 90 TL civarı. Şu anda ne kadar? 550 TL piyasa fiyatı. Normal piyasa koşullarında 6 kat artış söz konusu. 75 kuruşa devraldığımız ekmek fiyatını, uzun yıllar değiştirmedik. Fakat, ekonomideki olumsuzluğa bağlı olarak önce 1 TL yaptık, sonra da 1,5 TL” ifadesini kullandı.

“Türkiye’nin en ucuz ekmeği Mersin Belediyesi’nde üretilmeye devam edecek”

MER-EK’i kiralamak yerine Büyükşehir’e devredilmesini uygun gördüklerini söyleyen Seçer, “Bir kesemizden alıp, bir kesemize koyduk. Burası ticari bir işletme değil. Bu bir sosyal hizmet, sosyal yardım. Bunu şirket üzerinden yaptığınız zaman, şirket kağıt üzerinde iflasa gidiyor. O yüzden mal belediyenin olsun, kafamız rahat olsun. Yarın bir gün ev sahibi ile anlaşamayız, çık derse kira zor, böylesi daha uygun oldu. Burası belediye hizmet alanı. Şirket üzerindeyken, zaten belediye hizmet alanını ne yapacak? Belediyeye lazım, biz de aldık, yaptığımız bundan ibaret” dedi. İlgili madde komisyondan geldiği şekliyle oy birliğiyle kabul edildi. Seçer, “Eski haliyle, yeni haliyle Türkiye’nin en ucuz ekmeği, Mersin Belediyesi’nde üretilmeye devam edecek” diye konuştu.

“Belediye’ye hiçbir faydası olmayan kuruluşa ödenen paraya acırım”

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Türk Dünyası Belediyeler Birliği’nden ayrılmasını içeren maddenin gündeme gelmesi üzerine Başkan Seçer, “Türk Dünyası Belediyeler Birliği’ne Mersin Büyükşehir Belediyesi, Aydıncık, bir de Tarsus Belediyesi’nin dışında diğer belediyeler üye değil. Biz istemiyoruz. Belediye’ye hiçbir faydası olmayan bir kuruluşa 150 bin lira ödemek yazık değil mi? Bu halkın parası. Çok paranız varsa siz verin. Benim vicdanım el vermiyor” dedi.

Cumhur İttifakı’na mensup bir Meclis Üyesi’nin, Büyükşehir’in birlikten ayrılması gerektiği ile ilgili değerlendirmelerine itiraz etmesi üzerine tekrar söz alan Başkan Seçer, “Türk olan bir insanın, Türk kelimesinden rahatsız olması gibi ağır bir itham olamaz. Tamamen demagojiye yönelik bir konuşma yaptınız. Sen bu olaya ideolojik bakıyorsun. Tam da ideolojik olarak uygun bir belediye olan, kendi Meclis Üyesi olduğun belediyeyi bu birliğe niye üye yapmadın? Senin gibi düşünen diğer belediye başkanları, kendi belediyelerini bu birliğe niye üye yapmadı? Ben niye vereyim 150 bin lira. 150 bin lira için koca Meclis tartışıyor. Niye? Zamanında gereksiz yere bunlar üye olmuş, aidat veriyoruz; MİS de aynı şekilde. Yazık günah. Yani Meclis’in aldığı her karar doğru değildir. Meclis bazen öyle kararlar alır ki, vicdanları sızlatır” ifadesini kullandı.

Yapılan oylama sonucu, Türk Dünyası Belediyeler Birliği’nden Büyükşehir Belediyesi’nin ayrılma talebinin, Cumhur İttifakı Meclis Üyeleri tarafından reddedilmesinin üzücü olduğunu kaydeden Başkan Seçer, “Gerçekten bunlar çok ucuz şeyler. Buna benim vicdanım razı değil. Cumhur İttifakı’nın Ak Parti’li üyeleri, her şeyden önce kendi Genel

Başkanları’nın talimatına uymuyor. Bakın Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde bile ‘Mevzuattan kaynaklanan zorunluluklar dışında, mesleki kuruluş veya derneklere üye olunmayacaktır’ diyor. Bir zorunluluğunuz var mı? Ben bu kararı, herkesin vicdanına bırakıyorum” dedi.

“Ben kamunun hakkını savunmak zorundayım”

Erdemli Alata Hal Tesisi’nde bulunan 52 bağımsız bölümün satışı ve satış için Mersin Büyükşehir Belediye Encümeni’ne yetki verilmesi ile ilgili Plan ve Bütçe Komisyonu’na havale edilen konu Başkan Seçer tarafından resen gündeme getirildi. Konunun 6 aydır meclis gündemine getirilmediğini söyleyen Başkan Seçer, “Bu konu Erdemli Alata Hal Tesisleri ile ilgili yasadan kaynaklı 52 bağımsız bölümün satışı. Yani daha doğrusu yasa bu hakkı bize veriyor. 10 Ocak 2022 tarihinde komisyona sevk edildi. 6 aydır komisyon gündemine gelmedi. Bizim, işlerimizi zamanında yapmamız gerekiyor” dedi.

Bir Meclis Üyesi’nin; 13 yıl önce komisyoncuların Erdemli Belediyesi’ne yaklaşık 40 bin lira ödeme yaptığını iletmesi üzerine Başkan Seçer, “Borç alacaklarının bizimle ne alakası var, ben anlamadım. 40 bin lira verilirken, bugünkü nasihatleri o günkü Erdemli Belediyesi’ne yapmadınız mı? 13 sene öncesini, doların 2 lira olduğu dönemleri konuşuyoruz. Şu anda o para 400 bin TL. Bu paraları almışlar bu insanlardan ve davaları da devam ediyor. Bizimle alakası yok” ifadelerini kullandı. Seçer, açıklamasının devamında şunları söyledi: “Arkadaşları davet ettik. Bir türlü toplanamadık. Ben bir yere gitmekten kaçınmam, memnuniyetle giderim, ancak çabalarım sonuç vermedi. Ben mecbur kaldım. Şimdi orada çözmek istediğimiz zor bir mesele değil. Zaten dört başı mamur güzel bir şey yapıyoruz. Satamayacaklarımızı da kiraya vereceğiz. Yasa ne emrediyorsa onu yapacağız. Komisyoncu esnafı da bizim esnafımız, ama bir taraftan da ben kamunun hakkını savunmak zorundayım” diye konuştu.

“Benim derdim kaynak yaratmak”

Komisyoncu esnafının, kira süreci tamamlanana kadar Hal Tesisi’ne yerleşmeyi ve daha sonra makul bedelle sistemin işletilmesini talep etmeleri yönünde iletilen isteklerine de yanıt veren Başkan Seçer, “Benim derdim kaynak yaratmak. ‘Makul neyse, muhammen bedel belirleyin satışa çıkalım’ diyorum. Ben kimseyi yarışa sokmak istemiyorum. Nihayetinde yasaların bana verdiği imkanlar çerçevesinde bunu ihaleye çıkacağım. Burada bir yanlış anlaşılma olmasın. Nasıl taşınacak, benim bir işlem yapmam lazım. Ya kiraya vereceğim ya satacağım” diye belirtti.

Dükkanların mevzuata uygun bir şekilde satılacağını, satılamayanların da kiraya verileceğini belirten Seçer, “Biz diyoruz ki, bu dükkanları mevzuata uygun olarak satalım. Bir de evdeki hesap çarşıya uymadı. Fiyat farkları filan hep bindi üzerine. İhale 35 milyondu. Şimdi kaça mal oldu bilmiyorum. Biz de bir kaynak yaratmak, gemiyi yüzdürmek zorundayız. Parası olan alacak, parası olmayan da kiraya çıkacak. Bizim kimseyi yüzüstü bırakacak halimiz yok, ekmeğinden edecek halimiz yok” dedi.

Başkan Seçer, konuyla ilgili açıklamasının devamında, “Bu konudaki çözümsüzlüğün müsebbibi bu saatten sonra Mersin Büyükşehir Belediyesi değildir. Kanun, nizam çerçevesinde ilgili dairemiz gerekli çalışmaları yapar. Biz de yasalar çerçevesinde bunu takip ederiz” dedi.

 

 

“Ağustos ayına kadar bu meseleyi çözelim”

Bir Meclis üyesinin Hal’deki bölümlerin satılma şeklinin ilgili maddede göründüğü şekliyle olamayacağını söylemesi üzerine Seçer, “Biz zaten hukuken bunun uygunluğu var mı yok mu, görüş alarak, değerlendirme yaparak size uygunluk verdik. Dedik ki, bu şartlarda sizin bu endişenizi giderecek bir ihale şartnamesi hazırlayabiliriz. Hiçbir sorun yok bizim açımızdan. Ben oradaki komisyoncu esnafının yönlendirmesiyle, belediye olarak böyle bir tavır ortaya koyamam. Mesele çok açık. 52 adet dükkan var. Almak isteyen alır, geri kalanı da zaten kiraya gider. Şöyle bir şey yapalım. Ben bunu geri çekip komisyona göndereyim, gelecek Ağustos’a kadar. Daha ötesini bekleyemem” diye konuştu.