Mersin Başkonsolosu Mendeli,KKTC'nin Kuruluşunun 36. Yılını Kutladı

Mersin Başkonsolosu Mendeli,KKTC'nin Kuruluşunun 36. Yılını Kutladı

KKTC Mersin Başkonsolosu Zalihe Mendeli, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 36’ncı yıl dönümünü yayınladığı mesajla kutladı.

Mersin Başkonsolosu Mendeli,KKTC'nin Kuruluşunun 36. Yılını Kutladı
Mersin Başkonsolosu Mendeli,KKTC'nin Kuruluşunun 36. Yılını Kutladı Salih Abidin Pala
Advert Advert

 

KKTC Mersin Başkonsolosu Mendeli kutlama mesajında; "Kıbrıs Türk Halkı için bir dönüm noktası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 36’ncı yıl dönümünü, uzun bir aradan sonra yeniden Mersin’de sizlerle kutlamanın haklı gurur ve mutluluğu içerisindeyim.

Kıbrıs Türk Halkı, bugün çatısı altında özgürce yaşamakta olduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne; yoktan bir vatan yaratan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinden aldığı ilhamla, yıllarca Rum-Yunan hegemonyasına karşı cesaretle direnerek verilen mücadelelerin ardından kavuşmuştur.

Gelecek nesillerin kendi vatanlarında özgür ve insanca yaşayabilmeleri için, Kıbrıs Türk Halkı, Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin sonsuz desteğiyle, uzun yıllar boyunca inanç ve kararlılıkla verdiği özgürlük mücadelesini, egemenliğinin ifadesi, varolma mücadelesinin en anlamlı eseri olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni 15 Kasım 1983 tarihinde, Kurucu Cumhurbaşkanımız merhum Rauf Raif Denktaş öncülüğünde ilan ederek taçlandırmıştır.

Kıbrıs Türk Halkı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile meşru haklarından feragat edemeyeceğini, kendi yönetiminden, siyasi eşitliğinden, Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantisinden vazgeçemeyeceğini ve azınlık olarak yaşamayı kabul etmeyeceğini kanıtlamıştır.

Anavatanımız ile güvenlik, istikrar, işbirliği ve refah içerisinde Ada’da yaşayabilir, kalıcı ve kapsamlı bir uzlaşmaya varılması gayesiyle defaatle gösterdiğimiz iyi niyet ve sarf ettiğimiz çabalar aşikârdır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanıyla, Ada’da iki halk arasındaki ortaklığın diplomatik kanaldan çözülmesi hedeflenmiştir. Kıbrıs Türk halkı, adil ve kalıcı bir anlaşmaya varabilmek adına 1968 yılından bu yana devam eden tüm çözüm süreçlerinde yapıcı ve iyi niyetli tutum içerisinde üzerine düşeni her daim yerine getirerek, tüm dünyaya çözüm yönündeki samimi iradesini kanıtlamıştır.

Aradan 50 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen müzakere süreçlerinin başarısızlığa uğramasının asıl nedeni Kıbrıs Rum tarafının statükodan bizim kadar rahatsız olmuyor oluşudur. Rumlar, federal ortaklık denilen şeyin yönetimi ve zenginliği paylaşmaktan geçtiğini görmek istemiyorlar. Son olarak 2017’de Crans Montana’da gerçekleştirilen beşli konferanstan sonra taraflar hangi noktadaysa bugün de aynı noktada olmaya devam etmektedir.

Kıbrıs Türk tarafı bundan böyle ucu açık, sonuçsuz, takvimsiz, Kıbrıslı Türkleri aynı şekilde sürüncemede bırakacak, yıllarca sürecek yeni bir müzakere sürecinin parçası olmayacaktır. O dönemler artık geride kalmıştır.

Müzakerelere kaldığı yerden devam etmek demek yeni bir kısır döngü demektir. Bunun öncesinde tarafların bu adanın geleceğine dair ortak bir vizyona sahip olup olmadıklarına bakmaları gerekir. Ortada siyasi eşitliği budamaya kalkan, federal ortaklıkların olmazsa olmazı

paylaşma anlayışına ters açıklama ve önerilerde bulunan bir Rum liderliği varken adımlarımıza dikkat etmemiz gerekmektedir.

Rum liderliği adanın tek sahibi ve tek meşru hükümeti algısıyla ve varsayımıyla eşitliğe ve ortaklaşmaya yanaşmamakta, Kıbrıs Adası etrafındaki doğal kaynaklara tek başına sahip olma gayreti içerisine girmektedir. Bu durumda Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye Cumhuriyeti’ne de bu adımları dengeleyecek benzer adımlar atmaktan başka çare bırakmamaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon faaliyetlerini hem kendi kıta sahanlığındaki haklarının korunması, hem de Kıbrıslı Türklerin adanın hidrokarbon kaynakları üzerindeki asli haklarının korunması amacıyla ve “varsa bulacağız” sloganıyla yürütmektedir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Rum-Yunan ikilisinin yıllardır Kıbrıs Türk halkına uyguladığı izolasyon politikalarına rağmen, bugün demokratik kurumları ve hukukun üstünlüğüne dayalı devlet yapısıyla, özgürlükçü ve katılımcı geleneğiyle yaşamakta ve Türkiye Cumhuriyeti’nin de desteğiyle her geçen gün kalkınmaktadır.

36. yılımızda, başta eğitim ve turizm olmak üzere ekonomimizin lokomotif sektörlerinin gelmiş olduğu noktaya gururla bakıyoruz.

Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, yüzkırk ülkeden yüz binden fazla öğrencinin eğitim almakta olduğu ondokuz üniversiteye ve yirmibeş bin yatak kapasitesiyle birbirinden güzel turistik tesislere ev sahipliği yapmaktadır. Asrın projesi olarak bilinen Su Temin Projesi ile ülkemizin tümüne yakın yerleşim yerlerine içme suyu temin edilmiş olup, geçtiğimiz yıl temeli atılan ‘Sulama İletim Tüneli’nin tamamlanmasının ardından da tarım alanlarına sulama suyu ulaştırılması hedeflenmektedir. Bunun yanında, denizaltından kablo ile elektrik temin edilmesini içeren çalışmalar da devam etmektedir.

Bu ve bunun gibi projelerin hayata geçirilmesiyle birlikte Türkiye Cumhuriyeti ile devletimiz arasında var olan ekonomik ilişkiler ve güçlü bağlar daha da gelişip devam edecektir.

Kıbrıs Türk halkının her zaman yanında olan maddi ve manevi desteğini esirgemeyen Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti ile birlik ve beraberlik içerisinde Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacağız.

Bu duygu ve düşüncelerle başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş ve vatanımız uğruna canlarını feda eden Aziz Şehitlerimizi rahmetle; Gazilerimizi, Kıbrıs Türk Mücahitlerimizi, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Güvenlik Kuvvetlerini şükran ve minnetle yad ederim.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ve Mersin’de yaşayan tüm yurttaşlarımızın Cumhuriyet Bayramı’nı gönülden kutlar, en derin sevgi ve saygılarımı sunarım." ifadesinde bulundu.

MERSİN KENT HABER

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500