MGC Başkanı Tepe,Gazeteciler Zor Bir Dönemden Geçiyor

MGC Başkanı Tepe,Gazeteciler Zor Bir Dönemden Geçiyor

Mersin Gazeteciler Cemiyeti (MGC) 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla kutlama töreni düzenledi. Törende bir konuşma yapan MGC Başkanı R. Kaya Tepe, gazetecilerin zor bir dönemden geçtiğini ifade ederek, “Bu zor dönemde özellikle yerel yönetimin, devletin gazetecilere, basın kuruluşlarına destek olması lazım, yardımcı olması lazım. Gazetelerin yaşaması lazım” dedi.

MGC Başkanı Tepe,Gazeteciler Zor Bir Dönemden Geçiyor
MGC Başkanı Tepe,Gazeteciler Zor Bir Dönemden Geçiyor Salih Abidin Pala

Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törene Mersin’de görev yapan yerel ve yaygın basın çalışanları, Mersin Gazeteciler Cemiyeti (MGC) R. Kaya Tepe, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan katılım gösterdi. Başkan Tepe tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk konulmasıyla başlayan tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Törende bir konuşma yapan Başkan Tepe, “Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü. 1961 yılında 9 patron olayı ile kısaca özetlemek gerekirse; 212 sayılı yasa ve 195 sayılı yasanın çıkması ve gazetecilere vermiş olduğu haklar bazı patronları rahatsız etmişti. Ve sonrasında bu patronlar üç gün boyunca boykot ettiler ve gazete çıkarmama kararı aldılar. Ama çalışan gazeteciler buna müsaade etmediler ve “Basın” adı altında bir gazete çıkardılar. Üç gün boyunca bu boykot edilen dönemde bu gazeteyi çıkardılar. O dönem çalışan gazeteciler günü olarak kutlanmaya başlandı. 1961’den 1971 yılına kadar bu şekilde kutlandı ama daha sonra 1971’de askeri yönetim sonrasında bayram olmadı, sadece bir gün olarak kutlandı. Daha önce çalışan gazeteciler bayramıydı. Tabii gelinen noktaya baktığımızda ortalama 60 yıllık süreçte hangi noktaya gelindi, ilerleme kaydedildi mi yoksa kaydedilmedi mi bunu oturup hepimizin düşünmesi lazım” dedi.

TEPE: “GAZETECİLER ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇİYORLAR”
Her gün onlarca gazete ve televizyonların kapandığı haberlerini aldıklarını dile getiren Başkan Tepe, “Bu mecraların kapanması demek, orada çalışan arkadaşlarımızın işsiz kalması anlamına geliyor. Yüzlerce arkadaşımız işsiz kalıyor. Netice olarak bunun sıkıntısı fazlasıyla kendini gösteriyor. Peki ne olacak? Konvansiyonel medya, eski tip yazılı basın gazete, radyo ve televizyonlar bitiyor mu? Yeni medya mı geliyor? Bunları da saat 11.00’de panelimiz var Ticaret ve Sanayi Odasında, orada detaylı bir şekilde konuşacağız. Ama demek istediğim şu, gazeteciler zor bir dönemden geçiyorlar. Bu zor dönemde özellikle yerel yönetimin, devletin gazetecilere, basın kuruluşlarına destek olması lazım, yardımcı olması lazım. Gazetelerin yaşaması lazım. Biliyorsunuz ne kadar güçlü yerel basınınız varsa o kadar güçlü demokrasiniz vardır. Demokrasinin güçlü olmasını istiyorsanız, basını güçlü tutacaksınız. Bunun için herkesin çalışması ve elini taşın altına koyması lazım. Gazeteciler, kamu görevi yapıyorlar. Gazeteciler, sonuna kadar demokrasiyi savunuyorlar. Atatürk, 1924’de; ‘Basın, Cumhuriyetin etrafında çelikten bir kaledir’ demişti. Bu kaleyi zayıflatmamamız lazım. Bu anlamda 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ne geldiğiniz için teşekkür ediyorum. Bundan sonra ki yapacağımız 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlaması ve benzer kutlamalarda umarım daha güzel şeyler konuşuruz” ifadelerini kullandı.

AKYOL: “10 OCAK MÜCADELENİN SEMBOLÜDÜR”
Genç gazeteciler adına bir konuşma yapan Neslihan Akyol ise 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü hakkında bilgi vererek, “4 Ocak 1961’de kabul edilen ve basın çalışanların bazı hak ve yasal güvence sağlayan ‘212 sayılı kanun’ adlı düzenlemenin Resmi gazetede yayımlanışı nedeniyle 10 Ocak günü kutlama günü olmuştur. 1961-1971 arasında ‘Çalışan gazeteciler bayramı’ adıyla kutlanmış; 1971 yılındaki askeri müdahaleden sonra ülkede gazetecilerin bazı haklarının geri alınması üzerine kutlama gününün adı, ’10 Ocak Çalışan gazeteciler günü’ olarak değiştirilmiştir. Bir başka deyişle de, Türk basın tarihine ‘9 Dokuz patron olayı’ olarak geçen ve gazetecilerin haklarının ilk kez yasal güvence altına alındığı gün, 10 Ocak 1961’dir.O günden bu yana kutlanan Dünya Gazeteciler Günü’nde hem gazetecilik hem de gazeteciler ciddi badireler yaşamıştır. Günümüz sosyo ekonomik koşullarına bakıldığında Gazetecilik mesleğinin hak ettiği yerde olmadığını maalesef ki hepimiz görüyoruz. Ekonomik ve teknolojik koşullar, meslek dezenformasyonuna, kafiye eleman ihtiyacına, itibara susamış bir meslek grubuna ve hak ihlallerinin zirve yaptığı bir dönemi yaşamamıza sebep olmakta. İşte tüm saydığımız ve daha sayamadığımız olumsuzluklar neticesinde yine bir 10 Ocak’ta bir arada bulunmanın haklı ve buruk gururunu yaşamaktayız. İşsizlik rakamlarına bakıldığında işsizliğin en fazla, en yoğun olduğu meslek gruplarının başında gazetecilik gelmekte. Hatta saygınlığını yitiren, günümüz koşulları karşısında kan kaybeden gazetecilik maalesef az sayıdaki onurlu basın mensuplarının mücadelesi ile var olma savaşı vermekte. Ancak bizler yıllar önce ilk gazetecilik ilke ve prensipleri için basın şehidi olan Hasan Fehmi’yiz. Kurtuluş savaşı veren Gazetecilikte Kuvayi Milliye ruhu ile savaşan Hasan Tahsin’iz. İrticaya karşı direnen Uğur Mumcu’yuz. Atatürkçü ve Laik çizgiden şaşmayan Çetin Emeç’iz. Biz gazeteciyiz, basın emekçisiyiz. Fikri hür, vicdanı hür bireyleriz. Bu onurlu mesleği gelecek kuşaklara taşıyacak, onurlu gazetecileriz. Gazeteciler bugün düşük ücret, baskı, sansür, işsizlik gibi birçok meslek dışı etkenlerle de var olma mücadelesi veriyor. Ancak biliyoruz ki bu onurlu ve haklı mücadelede sihirli sözcük, dayanışma ve mesleki örgütlemeden geçiyor. Onun için 10 Ocak sadece çalışan gazetecilerin değil, çalışmayan, çalıştırılmayan ve çalışmaya engel olunan onurlu gazetecilerin de günüdür. 10 Ocak umuttur. 10 Ocak mücadelenin sembolüdür. Kutlanılmaya değer nice 10 Ocak’larda buluşmak dileğiyle, kutlu olsun günümüz” ifadelerini kullandı.


SEÇER: “FİKİRLERİMİ BASIN YOLUYLA HALKA AKTARABİLİRİM”
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise yaptığı konuşmada, “Basın demokrasinin yücelmesinde, ihya olmasında, taçlanmasında en önemli unsur. Çünkü haber alma özgürlüğü diyoruz. İnsanların fikirlerini hürce yayma alanı diyoruz. Fikirlerim var, düşüncelerim var, ben Belediye Başkanıyım. Belediye Başkanı olarak fikirlerimi basın yoluyla halka aktarabilirim ya da bunun tam tersi. Belediye Başkanı olarak bazı uygulamalar yapıyorum, politikalar uyguluyorum ama bununla ilgili değerlendirme yapıp kamuoyuna sunacak olan bu konuda bilgisi olan, birikimi olan gazetecilerdir. Toplum böyle aydınlatılır. Demokrasi böyle gelişir, insan hakları böyle gelişir. Demokrasinin, insan haklarının, özgürlüklerin olduğu yerde de zaten ekonominin kötü olması mümkün değil. Demokrasisi ilerlemiş bir fakir ülke gösterebilir misiniz? Ama yeraltı zenginlikleri çok olup da demokrasisi gelişmemiş ülkeleri Ortadoğu coğrafyasında görebilirsiniz” diye konuştu.

“CEMİYETİN BİNASINDA SONA GELİNDİ”
Akdeniz Belediye Başkanı M. Mustafa Gültak ise gazetecilik mesleğinin önemine dikkat çekerek, basının demokrasinin olmazsa olmaz, vazgeçilemez ayaklarından birisi olduğunun altını çizdi. Başkan Mustafa Gültak, halkın doğru haber alma hakkı ve özgürlüğüne de vurgu yaptığı konuşmada, siyaset hayatı boyunca her zaman yerel basının yanında yer aldığını ifade etti. “Bugün de Akdeniz Belediye Başkanı olarak, özellikle yerel basın noktasında gücümün yettiği kadar bunun için çalışıyorum” diyen Gültak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nasip olursa Mersin Gazeteciler Cemiyetimize güzel bir bina kazandıracağız, bu konudaki çalışmalarımızda sona geldik. İnşallah bundan sonra Gazeteciler Cemiyeti, çok daha güzel ve nezih bir ortamda yönetim ve kadro olarak görevini yerine getirebilecek. Sizler çok daha iyisine layıksınız. Yazın sıcak, kışın soğuk demeden, savaş demeden, zor demeden kutsal bir mesleği, insanlara, fırından yeni çıkmış ekmek gibi sıcak sıcak haber yetiştirmeye çalışıyorsunuz. Bu noktada da ben elimden geldiği kadar imkânlar dâhilinde Mersin’de basın mensuplarımızın yanında yer alacağımızın sözünü veriyorum. Gününüz bayram olsun. Mersin’de yakaladığımız bu güzel ortamın, barış ve kardeşliğin devam etmesi temennisiyle hepinize saygılarımı sunuyorum.”

Sevcan Akgül