KADINLAR BİRLİK OLMADAN BU DARBOĞAZDAN ÇIKAMAYIZ

KADINLAR BİRLİK OLMADAN BU DARBOĞAZDAN ÇIKAMAYIZ

Emek Partisi Mersin İl Başkanlığı, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı.

KADINLAR BİRLİK OLMADAN BU DARBOĞAZDAN ÇIKAMAYIZ
KADINLAR BİRLİK OLMADAN BU DARBOĞAZDAN ÇIKAMAYIZ Salih Abidin Pala

Emek Partisi İl binasında düzenlen basın açıklamasında bulunuldu.Basın açıklamasınu Emek Partisi Toroslar İlçe Başkanı Güler Cengiz yaptı.

Bir 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Gününü daha, kadınların mücadeleyle kazandığı haklarının ellerinden alınmaya çalışıldığı, ekonomik krizin, yoksulluğun, şiddet ve istismarın giderek arttığı koşullarda karşıladıklarını ifade ederek açıklamaya başlayan Güler Cengiz, “Her gün ülkenin dört bir yanından onlarca şiddet haberi geliyor. Ülkede kadınlar için ölümün “olağan” biçimi neredeyse lüks haline geldi. Sadece kadınlara değil, çocuklara yönelik suçlarda da artış görüyoruz. Türkiye tarihinde, daha önce görülmemiş nitelikte sorunlar gündemde iken, kadın cinayetleri, vahşileşen şiddet olayları, çocuklara dönük her türden istismar da artıyor.

KADINLAR, dünyanın her yerinde fiziksel, psikolojik, ekonomik şiddete maruz kalmakta ve hatta yaşam hakları vahşice ellerinden alınmaktadır. 2020 yılının ilk 10 ayında 403 kadın erkekler tarafından katledildi. Seher, Zeynep, Güleser, Nuray ve Mislina son üç ayda Mersin’de kaybettiğimiz 5 kadın. Ülke genelinde yüzlerce kadın; abisi, sevgilisi, ayrılmak istediği eski eşi tarafından katledilip, yasasızlığın ve kadın düşmanı politikaların kurbanı oldular. Kadınları fütursuzca katledenler, güçlerini haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulayanlardan, İstanbul Sözleşmesi’ni ve 6284 sayılı yasayı kaldırmak isteyenlerden” aldığını söyledi.

Ekonomik krizin yarattığı sorunları daha da beter hale getiren pandeminin, en çok kadınların sırtına yük bindirdiğini ifade eden Cengiz, pandemiyle gerçek mücadeleyi kadınların verdiğini belirtti. Cengiz, “Evin hijyenini kadınlar sağlıyor; hastaneden eve yollanan pozitif hastalara kadınlar bakıyor; evdeki karantinayı kadınlar idare ediyor; okula gidemeyen çocuklara kadınlar bakıyor, derslerini kadınlar takip ediyor” dedi.

Varolan yoksulluğun ve işsizliğin, kadınları şiddet gördüğü evden ayrılamaz hale getirdiğini vurgulayan Cengiz, virüsün öldüremediği kadınları, boşanmayı ya da ayrılmayı reddeden erkeklerin öldürdüğüne dikkat çekti. Kadınların aynı erkek için onlarca koruma ve uzaklaştırma kararı almış olmasına rağmen herkesin gözü önünde yaralandığını öldürüldüğünü belirterek, mahkemelerin faillere haksız tahrik indirimi uyguladığını, iktidar yanlısı medyanın kadınları koruyan yasal düzenlemelere, İstanbul Sözleşmesi’ne saldırdığını söyledi.

İsraf, şatafat ve kibirden gözü dönmüş bu iktidarın, emekçi kadınlara tek bir gerçekçi vaadinin ‘Ya açlıktan ya salgından ya da cinayet sonucu ölmek’ olduğunu vurgulayan Cengiz, bu ekonomik, psikolojik ve fiziksel şiddet sarmalının, tek tek verilen hayat kavgasıyla aşılamayacağını, kriz, pandemi, savaş, yoksulluk, işsizlik, şiddetle mücadele eden kadınların aynı tarafta birleşmesiyle ancak bu dar boğazdan çıkılabileceğini söyledi. Cengiz, en yakınımızdaki kadınlarla el ele verelim; dayanışmayı büyütelim; örgütlenelim, değiştirelim sözleriyle açıklamasına son verdi.

MERSİN KENT HABER