KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 24-11-2022 10:40   Güncelleme : 24-11-2022 10:40

Yunan Kara Propagandasına Karşı Nerede Türk Aklı!

Yazar Tufan Uğur Kurçer, Türkiye karşıtı "Smyra" adlı filmi değerlendirerek, Yunanistan'ın kara propagandasına karşı ortak bir akıl oluşturulmadığına dikkat çekiyor.

Yunan Kara Propagandasına Karşı Nerede Türk Aklı!

Kara Yunan Propagandasına karşı nerede Türk aklı!

Yunanistan, İzmir’in kurtuluşunun 100’üncü yılında ABD’de Türkiye karşıtı propagandaya hazırlanıyor. ‘Smyrna’ (İzmir) isimli Yunan tezleriyle çekilmiş film 8 Aralık’ta ABD’de 700 sinemada tek gecelik gösterime girecek.

Filmin ana teması Türkiye’yi, Yunan işgaline karşı savaşında İzmir’de Rum ve Ermenilere karşı soykırım yapmakla suçlamak. ‘Smyrna’ (Sevgili İzmirim) Yunanistan tarihinde çekilen en yüksek bütçeli (5 milyon Euro) prodüksiyonlu film olarak gösteriliyor.

ABD ve hemen ardından Avrupa’da gösterime girecek olan film ile Yunanistan güçlü bir kara propaganda aracını çok ustaca uluslararası platformda dile getiriyor. 29 Kasım’da New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi’nde Yunanistan’ın Birleşmiş Milletler Daimi Misyonu himayesinde gala gösterimi gerçekleşecek. Film, daha sonra 11 Ocak 2023’te Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu’nda gösterilecek. Bu film belli ki uzun erimli bir çalışmanın sonucu. Mimi Denisi’nin yedi yıl önce yazdığı ve üst üste 3 yıl tiyatroda sahnelenen ‘Sevgili İzmirim’ Yunanistan’da 23 Aralık 2021’de vizyona girdi. Şimdi uluslararası propaganda için kullanıyor.

Biz 100. Yıl için ne yaptık?

Tarkan konseri yaptık. Sonrasında da hanedan hain miydi, değil miydi diye her zamanki birbirimize girdik.

1800’lerin başından 1922’ye kadar Balkan coğrafyasında sistematik bir soykırım yaşadık. 1912 tek başına, insanlık tarihinin gördüğü en büyük vahşetlerden biriydi ve tarihte yaşanılan en büyük soykırım olma özelliğini taşıyor. Biz 2012’de, 100. Yılda ne yaptık? Akademik birkaç çalışma (Değerliydi) ve cılız sayılabilecek anmalar. Yunanlılar Selanik’e geldiklerinde kentteki nüfusları %10’u anca buluyordu, birkaç gün sonra gelen Bulgar ve Sırların toplam nüfusu da öyle. Yunanlıların Selanik üzerinde antik hikayelerinden başka (Ki onların en iyi yaptığı iştir, hikaye örmek. 1500- 2000 yıl önce yaşandığı varsayılan efsaneleri bugünün gerçekliği içine ustaca girdirirler. Biz, bugün ki hakikatımızı dile getirmek, anlatmakta zorlanırız.) hak iddia edebilecek durumları yoktu. Binlerce yıl öncesine ait söylenceleri vardı, nüfusun demografik yapısı onların lehine hiç değildi. Ne yaptılar? Selanik’te; özellikle Müslüman ve Yahudi mahallelerini kapsayan çok büyük yangınlar çıkardılar. İnsanları evsiz, bıraktılar, sonra da topraklarından sürdüler. Tabi ki sağ kalabilenleri. Selanik ve civarında binlerce Osmanlı eserini yıktılar. Tarih böyle bir yıkım, kıyım görmüş müdür? Siz hiç bunu anlatan bir film ile karşılaştınız mı? Balkanlar’da ‘tespit edilebilen’ 40 bine yakın Osmanlı eseri yıkıldı. Bundan haberiniz var mı? Balkanlar bizim öz vatanımızdı, savaş yıkım, soykırım ile sürüldük, vandalizm ile de bizden geri kalan ne varsa yok ettiler. Bu gerçekleri dile getirecek, anlatacak ne yaptık?

İzmir’i işgale geliyor, topraklarımızı askeri botları ile çiğniyor, Anadolu içlerine kadar sokuluyor. Bu arada yapmadıkları zulüm, yıkım, kıyım yok. Yunanlılar çekilirken Rumlar ve Ermeniler soykırım yaşamışlar!

Ben Yunan’a kızmam. Adamlar 10 yıl öncesinden hazırlığını yapmış, çıkmış şimdi çatır çatır oyununu oynuyor. Kızılacak sadece kendi beceriksizliğimiz, plansızlığımız ve parçalanmışlığımızdır. Balkanlar Türk topraklarıdır, bunu anlatabilecek her türlü argümana sahibiz… Sahip olmadığımız ne sizce?

Tufan Uğur KURÇER

EditörEditör