Barış Can Sever Mekan, Düşünce ve Davranış / Barış Can Sever
Advert
Mekan, Düşünce ve Davranış / Barış Can Sever
Barış Can Sever

Mekan, Düşünce ve Davranış / Barış Can Sever

Advert

Birbirini tetikleyici olgu, durum ve olaylar her zaman araştırmacıların ilgisini çekmiştir. Hangi olay, hangi durumu, nerede, nasıl, neden ve ne ölçüde etkilemiştir veya bir başka olayın ve durumun doğumuna katkı sunmuştur. Bu eksendeki tartışmalar, özellikle de neden-sonuç ilişkisi bağlamında her zaman devam edebilen bir yapıya sahiptir. Kısaca sürdürülebilir de diyebiliriz. Bu çerçeve doğrultusunda, tanıklık ettiğim bir zaman diliminde yaşananları, mekan-düşünce veya mekan-davranış düzlemine oturtmaya çalışacağım.

Bir şehirde, hatta büyük bir şehirde serin bir gün, çeşitli toplumlar arasında bilinirliği olan bir kahve dükkanına oturdum. Kahvelerini özenle yapan, iç dizaynı oldukça rahatlatıcı bir kahve dükkanı… Kahvemi içip önümdeki işe odaklanmışken, fiziksel koşulları iyi olan ve müşterisi eksik olmayan bu mekanın bazı canlılara kapılarını kapattığını fark ettim. Önce soğuktan üşümüş bir kedi içeride dolaşmaya başladı. Masalara gidiyor, sandalyelere sürtüyor ve yürümeye devam ediyordu. Fakat bu kahve dükkanının kapıları bu kedi için birazdan kapanacaktı. Kahve hazırlayan eleman elinde bir su kabıyla kediyi dışarı kovaladı. Elde var bir…

Daha sonra durumu iyi olmadığı anlaşılan bir mendil satıcısı geldi. Masalar arasında dolaşıp mendilini satmaya (pazarlamaya) çalışırken yine bir eleman tarafından sert bakışlarla karşılaşınca acele olarak dükkanın kapısına doğru yöneldi. Dünyada o kadar çok satıcı ve pazarlamacı vardır ki muhtemelen en kötü bakışlarla bu arkadaş karşılaşıyordur. Neden, çünkü bir Pazar sabahı kahvesini yudumlayan belli bir kitleye mensup insanların konforunu sadece ortada dolanırken bile bozma ihtimali olduğu için! Boşuna mı alınmıştı Latteler, Espressolar, bilmem neler. Arka fondan gelen güzel müzikler, rahat koltuklar… Hayvanlar giremez, belli özelliklere sahip sosyal hayvanlar giremez, peki kim girebilir? Tabii ki, tüm “normalliğe” ayak uydurmuş, bir Pazar keyfi yapacak diğer sosyal hayvanlar!

İşte bu noktada, mekan, düşünce ve davranış üzerine düşünmeye başladım. Bu mekanlar şehirlerin mikro ölçekteki aynasıydı aslında. Mikro mu makroyu, makro mu mikroyu daha çok etkiliyor sorusuna girmiyorum bile. Mevzu, mekanın belli kişiler için tasarlanmış ve canlılığın büyük bir kısmını bu mekandan elimine etmiş olmasıydı. Soru daha çok şunun üzerine olmalıydı belki de: Kurgulayıp yer vereceğimiz canlı dostu mekanlar, davranışlarımızı ve düşüncelerimizi ne ölçüde etkilerdi veya davranış-düşünce dönüşümlerimiz mekandan bir nebze de olsa bağımsız olarak gelişip, bu tarz mekanları oluşturmamıza yön verir miydi? Sorular burada, haydi biraz düşünelim…

Barış Can Sever

DİĞER YAZILAR