Ahmet Ümit Aloğlu Savaş ve İslam
Savaş ve İslam
Ahmet Ümit Aloğlu

Savaş ve İslam

Advert

Müslümanlar savaşıyor.

Ya kendi içlerinde birbirleriyle ya da komşularıyla...

İçinde bulunduğumuz günlerde Pakistan'da, Afganistan'da, Yemen'de, Irak'ta, Suriye'de, Libya'da, Türkiye'de savaş var.

Savaşı lanetlemek mümkün,

Savaşı kutsamak da mümkün.

Ben ikisini de yapmadan "Müslümanlar neden savaşıyor?" sorusuna cevap aramamız gerektiğini düşünüyorum.

Hıristiyan dünyası Avrupa'da mezhepler savaşını bitirdi.

Budistler da iç savaşlarını bitirdiler. Zaman zaman, Müslümanlarla iç içe oldukları yerlerde çıkar ve inanç çatışmaları görüyoruz.

Çin, Tibet'te ve Türk asıllı vatandaşlarının yaşadığı muhitlerde ara sıra savaşıyor. Bu savaşlarda çıkarlar ve egemenlik duygusu savaş nedeni olarak görülüyor.

Ya Müslümanlar arasındaki savaşlar hangi nedenlerle yapılıyor?

Çoğunlukla bu savaşlar hangi nedenle yapılırsa yapılsın, sonunda bir mezhep savaşına dönüşüyor.

İran-Irak savaşı ne kadar sürmüştü?

Yemen'de sürmekte olan savaşın nedeni ne?

Bizim Suriye ile sürtüşmemizi birçok insan Esad'ın şii olmasına bağlamamış mıydı?

Avrupalıların yüz yıl savaşlarını bitirmesine benzer bir durumla örneğin yüz yıl sonra Müslümanların savaşı da bitecek mi?

Bitmeyeceğini söyleyenler var. Onlara göre İslam dünyasındaki savaşların nedeni, İslam'ın toplumlaşmamış bir din olmasıdır. Diyorlar ki "İslâm'ın temel kitabı Kur'an, topluma, toplumlaşmaya ilişkin bir buyruk içemiyor. Toplumsallaşmaya dair bir hadis açıklaması da gösteremezsiniz"

Belki de bu özellik, yani Allah'ın karşısında birey olarak kendin hesabını vermek zorunluluğu,biraz daha geniş düşünülürse Hıristiyanlıkta dan vardır. Ancak Hıristiyan toplumlar, Roma ve Yunan geleneklerinden aldıkları toplumsallık duygularını dinsel algılarıyla kaynaştırmışlardır. Onları kilise birleştirmektedir. Kilise, giderek bizzat toplumsal bir üniteye dönüşmektedir.

Cami, kilisenin işlevini üstlenmediği gibi İslam'ın bireyselliğini törpülememiştir. Müslüman Allah'ın huzurunda kendinden sorumlu ve kendini kurtarma çabasındadır. Dualarına sığdırabildiği en çok birinci dereceden yakınlarıdır.

Birey olarak varlığı, temel belirleyici olduğundan Müslümanlar birbirleriyle durmadan savaşırlar. Dün, Osmanlı gibi vurucu bir güce sahipken yaptığı savaşları iyice incelediğimizde İslam'ın kılıcı vs bir yana ganimet en belirleyici faktördür. Örneğin Kırım savaşçılarının, yeniçerilerin, sipahi ocaklarının bir iki savaşta ganimete ulaşmayınca artık savaşmayacağız diye başkaldırdıklarının hikayeleri ile doludur Osmanlı tarihi. Hatta, Viyan Kuşatmasının başarılamamasının nedeni olarak, Serdar Mustafa Paşa'nın yağmaya izin vermemesinin hikayelerini okuruz kimi kaynaklarda...

Özetlersek, Müslüman toplumlar,toplumsallaşmamış din anlayışından kurtulmadığı sürece birbirleriyle savaşmaya devam edecek; beli farklı adlar koyarak...

Ahmet Ümit Aloğlu

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500