Ahmet Ümit Aloğlu Kültür, Eğitim ve Zihniyet Üzerine
Advert
Kültür, Eğitim ve Zihniyet Üzerine
Ahmet Ümit Aloğlu

Kültür, Eğitim ve Zihniyet Üzerine

Advert

Sayın Cumhurbaşkanımız, bir konuşmasında eğitimden ve spor düzeyimizden yakınmış, "Orta boy bir şehrimiz kadar nüfusu olan ülkelerden sanatçılar, sporcular, bilim adamları yetişiyor, 80 milyon nüfusumuzla onlardan geri kalmak kabul edilebilir bir durum değildir" demişler.

Amenna!

Ne yapılmalı?

Birkaç Naim, bir iki Elvan Abeylegesse, iki üç de Hidayet satın alınarak bu sorunu çözebilir miyiz?

Bu sporcuların kendilerine, satan kulüplere verilecek parayı da o orta boy kentimiz kadar nüfusu olan ülkeden alırız, faizinin ne kadar olacağı önemli değil!

Evet, kültür ihmal edilecek bir konu değil. Uluslar kültürleriyle yaşar, varlıklarını sürdüren de kültürleridir.

Kültür sorunumuzu da "Hz. Nuh cep telefonuyla haberleşti oğluyla, Abdülhamid'dir ilk google'u kullananan hatta o icat eden." dedik mi çözümleriz.

***

Sosyologların bize öğrettiği bir sosyal bilim yasası vardır: Bir toplumun eğitim düzeyi, ekonomisi ve siyasi yapılanışı onun sanatını, spordaki başarılarını, kültürel ve bilimsel düzeyini belirler. Arada sırada görülen tekil başarılar; özel yetenekler (Yaşar Doğu, İdil Biret, Aziz Sancar) gibiler istisnadır.

Eğer bu görüş doğru ise önce zihniyeti değiştirmek, eğitimi hurafeden, tarikat kıskacından kurtaracak, eğitimde aklı ve bilimi öncelemek gerekir.

İnanlarla bilim olmaz.

İnanlar inanmayı, kabullenmeyi, biatı,

Bilim sorgulamayı gerektirir.

Eğitim, insanı bilimsel düşünmeye, mukayeseye, deneye, akıl yürütmeye, sebep- sonuç ilişkisi kurmaya, sorun çözmeye, üretime yöneltmeli; ekonomiyi kalkındırmaya, hayat düzeyini yeni bilimsel verilere gereksinim duymaya motive edebilmelidir.

***

Sayın Cumhurbaşkanım,

Gülen belasından kurtulmaya çalışırken Menzil ya da bir başka Nur cemaatine teslim edilmiş devletle, dini referanslı vakıfları da yetkilendirerek şu ya da bu parlak adla eğitimi hurafeye boğdurursak ne sporda, ne sanatta ne de bilimde ilerleme kaydedemeyiz.

Shakespeare'in asıl adı Şeyh Pir'dir diyenlerin danışmanlığı ile ise bu işler, inanın, hiç yürümez, bir süre sonra yeni aldatılmışlıklardan söz etmek zorunda kalırız.

Ben bunları söyledim diye beni dinlemeyeceğinizi biliyorum; ama tarihe de not düşüyorum.

Saygılarımla...

Ahmet Ümit Aloğlu

DİĞER YAZILAR