Ahmet Ümit Aloğlu Konuşmak Üstüne
Konuşmak Üstüne
Ahmet Ümit Aloğlu

Konuşmak Üstüne

Advert

Ulusların dilleri, kültürlerinin en önemli yaratıcısı ve yansıtısıcıdır.

Her dilin düşünüş biçimini, o dilin kalıplaşmış söz öğeleri adını verdiğimiz deyimlerinde, atasözlerinde görürüz. Dilimiz, bu tür öğeler bakımından oldukça zengindir. Türkçenin parçalanamaz, sözcüklerinin yerleri bile değiştirilemez, değiştirildiğinde anlamı da değişen bu öğeleri, başka bir dile, neredeyse, çevrilemez. Onlar, insanımızı kendimiz olarak yaşamaya yönelten, Türkçe yaşama koşullarını öğreten dil öğeleridir. Benzetmeli, eğretilemeli; kimi öykülü, karşıtlamalı, çağrıştırmalı, yinelemeli bu anlam ve dil örgüleri, kendilerini oluşturan tek tek sözcüklerin anlamlarından çok daha değişik, ince ayrımları öne çıkaran çok daha geniş ve özgün anlamlar taşır, anlam iletilerinde bulunur.

Dilimizin bu muhteşem öğelerinden bazıları ulusumuzun "konuşma"ya verdiği önemi anlatır.

Susup duran birine ne deriz?

Konuşsana, ağzını kiraya mı verdin?

Orada ağzı dikili durma, bir çift laf et.

N'oldu böyle sana, ağzını bıçak açmıyor.

Konuş, ağzın dikili değil ya...

Ne oldu buna, ağzından söz dirhemle çıkıyor.

Doğru dürüst anlatsana şunu, ağzından cımbızla alıyoruz lafı.

Konuşmak, bizim için anlaşmanın temel koşuludur. Sevdiklerimizle karşılaştığımızda, o karşılaşmak bize yetmeyeceğinden, "Gel, bir çift laf ederiz." deriz. Telefonda söyleştiğimiz arkadaşımıza, konuşmaya doymamışlığımızı anlatmak için "Görüşelim, gel, anlatırız." deriz.

İki sevgili bir köşede oturmuş söyleşiyorsa bunu, "Tatlı talı söyleşmek" deyimimizle dile getiririz.

Kısaca biz, şunu biliriz: Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır.

Bizim için söyleşmek- sohbet etmek, insan olmanın ölçütlerindendir.

"Ağızdan ağıza konuşmak" iki insanın gizlisiz saklısız, tam bir güvenle birbirine duygularını - düşüncelerini dile getirmesini anlatır.

"Konuşmak"tan anlamayan, konuşma anlayışı olmayanlar için "adam gibi konuşmayı bilmez" deriz, öylelerini adamdan saymayız.

Türklerde, bir toplum düzeni diyaloga, karşılıklı konuşmaya dayanmıyorsa o düzen insanlığa yakışmaz.

Kişiler ölçeğinde ise, güzel konuşanları severiz, “adamın ağzı laf yapıyor” diye överiz güzel konuşanları. Güzel konuşanlar, "sözü sohbeti bilir", değerli kişidir. "Konuşkanlık" birlikte yaşama tabanıdır. "Birbiriyle konuşmamak" ise kötü ve hatta ayıp bir şeydir.

Şu anda ben bunları sizinle konuşurken birisi bana bir şey söyleyecekse, sözümü balla kesmelidir; öyle pat diye söze girmek olmaz.

Bizde düşünmek de söze ilişkin bir iştir; onu da "Türkçe düşünmek" başlığında konuşalım.

Ahmet Ümit Aloğlu

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
EĞİTİMCİLER ŞİDDETE KARŞI YEKVÜCUT
EĞİTİMCİLER ŞİDDETE KARŞI YEKVÜCUT
MERKEZ BANKASI’NIN FAİZDEKİ CESUR ADIMLARI İŞ DÜNYASINDA OLUMLU KARŞILANDI
MERKEZ BANKASI’NIN FAİZDEKİ CESUR ADIMLARI İŞ DÜNYASINDA OLUMLU KARŞILANDI