Ahmet Ümit Aloğlu Akdeniz
Akdeniz
Ahmet Ümit Aloğlu

Akdeniz

Advert

Bernard Lewis'nin Akdeniz'i hala değerli bir eser; ama günümüzdeki Akdeniz sorunlarına değinmiyor. Elimden geldiğince, anlarmışım gibi, Akdeniz'de olup bitenleri izlemeye çalışıyorum. Aman yarabbi, bütün dünya orada. Mısır, Yunanistan'la, İsrai'le, Kıbrıs Rum Hükümetiyle, İsrail, Yunanistan'la, Mısır'la, Yunanistan Türkiye hariç herkesle anlaşmalar yapıyor, Lübnan, Ürdün, Suriye biz de varız diyor, kimi anlaşmalara katılıyor. ABD, kendini hala Dünyanın jandarması saydığından buradayım diyor, Fransa tarihi boyunca yaptığı üzere Akdeniz'in efendisi pozlarında, İngilizsiz aş pişmezmiş bizim gezegende. Eh Ruslar boş durur mu, Suriye'de, Libya'da ve dolayısı ile Akdeniz küllüğünde horozlanıyor.

Akdeniz'e en uzun kıyısı olan ülkelerden biri değil miyiz biz? Bütün bu ülkeler ne çabuk unuttular Akdeniz'in bir Türk gölü olduğu zamanları!

Geçmişe ağıt düzenlerden değilim; ama 12 Adaları, Ege Adalarını kaybedişimizin ağıdı gözlerimde hala. Ya şu son yıllarda kaybedilen adacıklar ve kayalıklar? Neye yarardı demeyin işte sorun oluyorlar yavaş yavaş...

Biz, çok geç de olsa gerekli olduğu kadar güzel ve doğru anlaşma yaptık Libya'yla.Şık da bir ad koyduk, anlaşmanın temeline: Mavi Vatan.

Mavi Vatan'ı kağıtlarda yazdık ama sahada hiç olmadık. Oysa Yunanistan bağımsızlığını elde ettiği günden beri Akdeniz ve Ege denizinde vatan iddiasıyla politikalar üretiyor, Akdeniz'de kıyısı olan hak iddia eden ülkelerle ilişkiler geliştiriyor. Bu ilişkiler ise- ne yazık ki- bizi hep Akdeniz'den uzaklaştırıyor, hatta kapının önüne koyuyor.

Şimdilerde birileri çıkıyor "Bu gelişmelerden sonra biz ancak bilek gücüyle arayabiliriz haklarımızı" diyor. Birileri de - özellikle emekli büyükelçiler- "Deniz hukuku müzakerelerine önem vermeli, yumuşak güce eğilmeli, bu alanda güçlü elemanlar yetiştirmeli, uzun vadeli stratejiler geliştirmeliyiz" diyor; atı alanın Üsküdar'ı geçtiğini, süratin çok önemli olduğunu bildiğimiz çağımıza rağmen...

Şimdi benim yerimde olup da üzülmemek mümkün mü; aşağı tükürsem sakalım, yukarı tükürsem bıyığım: Bilek gücü kötü bir şey; uzun vadeli strateji ölme eşeğim ölme, yaz gelince çayır çimen bol olur hikayesi.

Kolayı var dediğinizi hissediyorum, bileğimizi güçlü tutalım, gereğinde kullanabileceğimizi dost düşman bilsin, ama haklarımızı yumuşak gücümüzü geliştirerek müzakerelerle koruyalım; hala kaybolmamışlarsa...

Ahmet Ümit Aloğlu

22 Ağustos 2020, Mezitli

DİĞER YAZILAR