Diyetisyen Görkem Hazal Özsan COVİD-19 VE GENEL BESLENME ÖNERİLERİ
Advert
COVİD-19 VE GENEL BESLENME ÖNERİLERİ
Diyetisyen Görkem Hazal Özsan

COVİD-19 VE GENEL BESLENME ÖNERİLERİ

Advert

Çin’de Aralık 2019 tarihinde ortaya çıkan COVID-19, insandan insana damlacık enfeksiyonu ile bulaşan, hızla yayılan ve bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak tanımlanmış bir hastalıktır. Enfeksiyonlar, özellikle buna yüksek ateş de eşlik ediyorsa, vücudun enerji ve besin ögesi gereksinimi artmaktadır. Enfeksiyon hastalıkları varlığında veya öncesinde sağlıklı olabilmek için yeterli ve dengeli beslenme önemlidir.

Koronavirüsün bulaşmasını tek başına engelleyebilecek veya tedavi edebilecek herhangi bir gıda olmasa da; sağlıklı ve dengeli beslenmenin, fiziksel aktivite ve düzenli uyku ile beraber bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlanmıştır. Bu nedenle, COVID-19 salgını sırasında sağlıklı bir diyetin sürdürülmesi gerekir. Sağlıklı bir diyetin sürdürülmesi, güçlü bir bağışıklık sistemini desteklemek için önemlidir.

Sağlıklı beslenme, koronavirüs pandemisi bağlamında değerlendirildiğinde ülkemiz için sağlıklı bireylere yönelik öneriler aşağıdaki gibidir;

1. Meyve ve Sebze Tüketimi

Öncelikle, sebze ve meyve tüketimine önem gösterilmelidir. Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberi’nde önerilen Sağlıklı Yemek Tabağı’na göre her ana öğünde tabağın bir çeyreği sebzelerden, diğer çeyreği tam tahıl ürünlerinden ve kalan yarısının eşit üç parça halinde meyvelerden, yüksek proteinli gıdalardan ve süt ürünlerinden gelmesi önerilmektedir. Bu bilgiler ışığında yiyecek alışverişlerinde sebze ve meyveye ağırlık verilmelidir. Burada, mevsim meyvelerinin en doğal, en ekonomik ve sağlıklı seçenek olacağını belirtmek istiyorum. Özellikle narenciye grubu meyveler bağışıklık sistemini destekleyici C vitamininden zengin olduğu için bu meyvelerin tüketimine ağırlık verilmeli, mümkünse yemeklere taze limon sıkılmalıdır. Ve ayrıca yine C vitamini almak için kahvaltılarda, salatalarda mutlaka yeşil biber bulundurulmalıdır. Dayanıklı sebzelerin raf ömrünü uzatmak için yıkanmadan ve kesilmeden buzdolabında saklanmaları gerekmektedir. Bunlara ek olarak kuru meyve ve sebzeler de raf ömrü uzun; lif ve mineral kaynağı gıdalar olduğu için evde bulundurmak faydalı olacaktır.

2. Kaliteli Hayvansal Protein Seçimi, Kuru Baklagiller ve Balık

Kırmızı ve beyaz etin yanı sıra yumurta ve peynir çeşitleri de kaliteli hayvansal protein içeren gıdalardır. Vücudun önemli savunma mekanizmalarından olan antikorların görevlerini yerine getirebilmeleri için her gün yeterli protein alınması gerekmektedir. Bunlara ek olarak probiyotik, prebiyotik takviyeli yoğurt, süt ve kefir gibi ürünlerde bulunan faydalı mikroorganizmalar da bağışıklık sistemini destekleyici etkide bulunabildikleri için bu dönemde tüketilmesi önerilen besinler arasındadır.

Oldukça dayanıklı ve besin değeri yüksek bir başka protein kaynağı alternatifi ise kuru baklagillerdir. Her gün tüketilebilir.

Balık ise haftada en az iki kere tüketilmelidir. Eğer taze balık bulunamıyorsa donmuş veya konserve ton balığı alternatiflerinin kullanılması önerilebilir.

3. Günlük Yeterli Vitamin, Mineral ve Lif Alımı

Yeterli vitamin ve mineral tüketiminin sebze, meyve, tam tahıl ve yağlı tohumlar gibi yiyeceklerle sağlanması esas tercih edilecek yoldur. Fakat, vitamin ve mineralleri yeteri kadar almayan veya alamayan kişilerin günlük vitamin ve mineral takviyesi almaları da bu özel geçici dönemde bir alternatif olarak önerilebilir.

Erişkin bir bireyin günlük alması gereken lif miktarı, 25-30 gramdır. Bu gereksinmeyi, tam tahıl ve ürünleri seçerek, kuru baklagillerin tüketimine özen göstererek , yeteri kadar sebze ve meyve tüketerek ve kabuğu ile birlikte tüketilebilir olan meyve ve sebzeleri soymadan tüketerek karşılamak mümkündür. Diyet lifi, özellikle bağırsakta yararlı mikrobiyolojik çalışmayı arttırması, dışkılama hacmini ve sayısını arttırması ile bağırsak sağlığını koruması yönünden yeteri kadar alınmasına önem verilmesi gereken besin bileşikleridir.

4. Tüketiminin Sınırlandırılması Gerekenler

Kan şekerini hızla yükselten şeker, şekerli yiyecek ve içecekler, evde hazırlanmış olsa bile hamur işi ürünler, kızartmalar ve aşırı yağlı hazır gıdalar, aşırı tuz içeren besinler tüketiminin sınırlandırılması gereken besinlerdir. Enerji içeriği yüksek alkollü içeceklerin de vitamin, mineral emilimini olumsuz etkileyebildiği ve uyku problemlerine yola açabildiği için tüketimi mümkün olduğunca sınırlı olmalıdır.

5. Su Tüketimi

Suyun, atık ve toksik maddelerin vücut dışına atılmasına yardımcı olmak, vücut ısısını dengede tutmak, besinlerin sindirimine ve enerjiye dönüşmesine yardımcı olmak, ödem atmak gibi birçok özelliği vardır. Günlük ne kadar tüketmemiz gerektiği birçok faktörden etkileniyor fakat genel olarak, günde 2-2.5 litre su tüketmek önerilmektedir.

Bunlara ek olarak, besinlerin satın almadaki uygunluğu ve daha sonraki masaya gelene kadar bütün hazırlama aşamalarında temizlik ve hijyenin en üst düzeyde tutulması, et ürünleri başta olmak üzere; pişen tüm yiyeceklerin yüksek iç sıcaklığa erişmesi yani iyi pişirilmesi oldukça önemlidir.

Dyt.Görkem Hazal Özsan

gorkemhazalozsan@gmail.com