Prof. Dr. Yusuf Zeren İMALATTA PLANLANMIŞ KISA ÖMÜR VE DÖNGÜSEL EKONOMİYE GEÇİŞ
İMALATTA PLANLANMIŞ KISA ÖMÜR VE DÖNGÜSEL EKONOMİYE GEÇİŞ
Prof. Dr. Yusuf Zeren

İMALATTA PLANLANMIŞ KISA ÖMÜR VE DÖNGÜSEL EKONOMİYE GEÇİŞ

Advert

Garanti süresi bittikten bir kaç ay sonra ciddi arızaları ortaya çıkan sözde dayanıklı tüketim malları, arızayı gidermek için çağırdığınız yetkili servisler, parça değiştirmek için istenen makul olmayan ücretler ve tamir etme yerine yenisini alma önerileri günümüzde sıklıkla karşılaştığımız hallerdir.

Planlı eskitme (planned obsolescence), bazı üretici firmaların kasıtlı ve bilinçli olarak satış sürekliliğini sağlamak amacıyla ürün ömrünü sınırlı tutmak için önemli parçalardan bazılarını bilerek dayanıksız ürettikleri geçmişi eskilere dayanan bir üretim taktiğidir.

Teknoloji ve malzeme imkanlarının gelişmesi ile daha dayanaklı üretilmesi gerekirken kısa bir kullanımdan sonra yenisini almak zorunda kaldığımız dayanıklı tüketim malları az değildir.

1950'li yıllarda bir firmanın naylon kadın çorapları çok beğenlir. Bu çoraplar çok sağlam ve uzun ömürlüdür. Ürün reklamında ne kadar dayanıklı olduğunu göstermek için bir çift çorap iki araç arasında çekme halatı yerine kullanılarak tanıtımlar yapılır.

Bu çoraplar başlangıçta sağlam yapıldığından ve ömürleri de uzun olduğundan önce bir satış patlaması yaşanır.

Ancak bir süre sonra uzun ömür nedeniyle beklenen satışlar gerçekleşmeyince dayanıklı ürün yapmanın iflaslarına sebep olacağını anlayan üretici firmalar en küçük yanlış harekette kaçan dayanıksız çoraplar üretmeye başlarlar.

Günümüzde bazı elektrikli ve elektronik araçlarda bu durumu daha sık yaşıyoruz.

Kısa kullanım ömrü nedeniyle sık sık yenilenmesi gereken bu ürünlerde kullanılan birçok değerli element ve mineral malzemeler doğada tükenmekte, diğer taraftan teknolojik çöplükler oluşturmaktadır.

Elektrikli araç bataryası üretimimde doğada lityum yetmezliği sıkıntısı şimdiden başlamıştır. Yeniden kullanım olanakları yaratılmazsa her biri yüzlerce kilogram

gelen kullanılmış bataryalarda dağ gibi teknolojik çöplükler oluşturacaktır.

Atıkların bir kısmı yeniden değerlendirilse de artan üretim sayıları nedeni ile lityum, palladyum, platin gibi doğada çok az bulunan değerli metallerin ve bazı minerallerin azalması ile fiyatlarının aşırı yükselmesi hem üretici hem de kullanıcıyı olumsuz etkilemektedir.

Thomas Edison'dan patenti alınıp üretilen ampullerin ömrü 2500 saat civarında oldukça uzun olduğundan ampul satışları çok yavaş gitmektedir.

ABD ve Avrupalı tüm ampul üreticileri 1924 yılında Cenova'da gizlice bir araya gelirler ve ampul ömrünün 1000 saatten daha fazla olmaması üzerinde anlaşırlar.

Deneyler yapılarak ampul ömrünün 1000 saati aşmayacak şekilde tasarım ve üretim yapılması konusunda haberleşirler ve hatta 1000 saati aşma durumunda uygulanacak cezaları bile belirlerler.

Kartel amacına ulaşır ve uzun bir süre tüm dünyada ortalama ömrü 1000 saatten fazla olan ampul üretilmez, çarkların yavaşlamasına izin vermezler. Çünkü ampul vazgeçilmesi ve ikamesi mümkün olmayan bir üründür.

Planlı eskitmeye yönelik en radikal bir öneri 1929 Büyük Ekonomik Buhran'dan sonra ekonominin yeniden canlandırılması için Bernard London tarafından ortaya atılır.

London, ekonominin sürdürülebilirliğinin hızla yeniden sağlanması için dayanıklı tüketim mallarının yasal olarak belirlenmiş bir ömrünün olması gerektiğini, ömrü dolan ürünün kanunen yenilenmesiyle ekonominin çarklarının durmayacağını önerir.

Kullanıcılar sürekli satın almaya teşvik edilecekler ve eksik talep böylece hızla karşılanacak, çarklar durmayacaktır.

Bunun için kanun çıkartmaya gerek yoktu. Planlı eskitme ile bu sağlanabilirdi ve bu düşünce geniş çapta kabul gördü ve o yıllarda henüz küresel rekabet söz konusu olmadığından uygulanmaya da başlandı.

Üret, sat, al, kullan, bozulunca tamir yok, eskiyince yenisini al yeter ki çarklar durmasın anlayışına dayalı lineer ekonomi uygulaması çok ciddi çevre sorunlarına ve ekosistemin tahribatına yol açtı ve gidişin sürdürülemezliği görüldü.

Diğer yandan da dünya nüfusunun sürekli artmasıyla kimya, tekstil, otomotiv, inşaat ve birçok diğer sektörde kullanılan hammadde temininde ve enerji ihtiyacının karşılaşılmasında sıkıntılar yaşanmaya başladı.

Sonunda sürecin böyle devam etmesinin mümkün olmadığını üretici firmalar da anladı ve Döngüsel Ekonomi (Circular Economy) kavramı bir süredir gelişmiş ülkelerde tartışılmaya başlandı.

Döngüsel ekonomi, geleneksel ekonomik modele alternatif olarak ortaya çıkan bir kavramdır. Sürdürülebilirlik baskılarını azaltmaya yardımcı olacak umut verici bir yaklaşım olarak görülmektedir.

Döngüsel ekonomi, birim çıktı başına enerji kullanmayı azaltmayı ve ekonomide her maddeyi bir kaynak olarak değerlendirerek, tasarım yoluyla uzun ömürlü ve tamir edlebilir ürünler üretmeyi, yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırmayı hedeflemektedir.

Döngüsel ekonomi, ham maddenin bitmiş ürünlere işlenip kullanıldıktan sonra atık haline geldiği doğrusal bir tüketim ekonomisi yerine, bu atıkları yeniden ve tekrar yeniden kullanan ve enerji tasarrufu sağlayan döngüsel sistemler öngören bir ekonomi anlayışıdır.

Örneğin, cevherden (boksit) 1 kg alüminyum üretiminde halen 16,5 kWh elektrik enerjisi tüketilmektedir. Atık ya da hurda alüminyum yeniden üretime sokulduğunda, alüminyumun üretiminde tüketilen enerji yeniden tüketilmediği gibi 1 kg malzeme çok az bir enerji sarfıyla ergitilerek yeniden kullanılır hale dönüştürülmekte ve aynı zamanda hammadde ithalatını da azalmaktadır.

Döngüsel ekonomi, uzun ömürlü tasarım, bakım, onarım yeniden kullanım, yeniden üretim, yenileme ve geri dönüşüm yoluyla sağlanabilir.

Bunun için planlı eskitmekten vazgeçmek esastır. Onarıcı ve yenileyici bir sitemdir. Kullan at uygulamasına tamamen karşıdır. Ekonomiyi, yeniden kullan-onar-geri dönüştür-tamir edilemeyeni yeniden üret mantığı ile değiştirir.

Döngüsel ekonomi, müreffeh bir toplum ile sağlıklı bir çevrenin bir arada var olabileceğini, kazan-kazan felsefesini öngören bir modeldir.

Döngüsel ekonomi bir kavram olarak, daha temiz üretim, yenilenebilir enerji ve malzemelere dayalı, toksik kimyasal ve atıkların ortadan kaldırılması, artan üretici ve tüketici sorumluluğu gibi uygulamaları içermektedir.

Döngüsel ekonomi, ekonomik büyümeyi, sosyal ve teknik ilerlemeyi kısıtlamadan enerji akışı ve çevresel bozulmayı en aza indiren spiral döngü sitemine dayalı bir ekonomi sitemidir.

Döngüsel ekonomi kavramı 2014-2015 yıllarında AB’de kapsamlı bir şekilde tartışılmaya açılmış ve toplumun farkındalık kazandığı bir strateji haline gelmiştir.

AB Komisyon tarafından açıklanan bu strateji, Birleşmiş Milletler tarafından da benimsenerek “2030 Sürdürülebilir Kalkınma” hedeflerine dahil edilmiştir.

Sonuç olarak, döngüsel ekonomi olgusu çok geniş bir kesim tarafından ilgi görmeye başlamıştır. Ancak işletmelerin döngüsel ekonomiye geçmek için mevcut iş modellerini nasıl değiştirecekleri, nasıl bir işbirliği ve teşvik sistemi uygulanacağı konusunda henüz geçerli bir kılavuz bulunmamaktadır.

“Her şey bir başka şeyin girdisidir” bakışıyla kaynakların yeniden kullanımını sağlayacak, teknolojik çöplükler oluşturmayacak iş modeli iyi örnekleri paylaşım ekosistemlerinde görülmeye başlanmıştır.

Atıklardan ekonomik değer yaratmak için bir endüstriden çıkan malzemenin başka bir endüstride ikincil hammadde olarak kullanılmasını sağlayacak dijital pazaryeri platformlarının çoğalmasına, teşvik ve tanıtım sistemlerinin açıklanmasına ihtiyaç vardır.

Döngüsel ekonomi, önümüzdeki günlerde “Avrupa Yeşil Mutabakatı” ile birlikte gündemimizi işgal edecek önemli konular arasında yer alacaktır.

Prof.Dr.Yusuf Zeren