79 Barodan Ortak Tepki: Savunmanın Sesine Soruşturma Gölgesi Düşürülemez

İstanbul Barosu Başkan Adayı Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu'na İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılması üzerine Mersin Barosu ile birlikte 79 barodan ortak tepki açıklaması geldi. Barolardan yapılan açıklamada "Baro genel kurullarında yapılan konuşmaların ceza soruşturmasına konu edilmesi, avukatlar üzerinde caydırıcı etki ve otosansür yaratma riski taşımaktadır. Savunmanın sesine soruşturma gölgesi düşürülemez" denildi.

GÜNDEM - 27-10-2026 17:58

“MAHKEME KARARLARINA UYULMASININ TALEP EDİLMESİ, DEMOKRATİK DENETİMİN DOĞAL GEREKLERİNDENDİR”

 

Barolar ortak açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

 

“Anayasa'nın 135. maddesi, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının demokratik esaslara göre örgütlenmesini güvence altına almakta; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76. ve 95. maddeleri ise barolara hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve avukatlık mesleğinin bağımsızlığını savunma görevi yüklemektedir. Bu çerçevede baro genel kurulları, yalnızca seçimlerin gerçekleştirildiği toplantılar değil; yargının işleyişinin, hukuka aykırılık iddialarının ve mesleki sorunların özgürce tartışıldığı demokratik platformlardır. Mahkeme kararlarına uyulmasının talep edilmesi demokratik denetimin doğal gereklerindendir.

 

Ayrıca, Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu'nun baro genel kurulunda yaptığı ve suç teşkil etmeyen konuşma, avukatlık faaliyeti kapsamında olup 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58 ve 59. maddeleri uyarınca, bu konuşma nedeniyle hakkında soruşturma yürütülebilmesi için Adalet Bakanlığının izni gerekmektedir. Anayasa'nın 138. maddesinde düzenlenen yargı bağımsızlığı, yargı kararlarının eleştirilemez olduğu anlamına gelmemektedir. Aksine, aynı maddenin son fıkrası mahkeme kararlarına uyulmasını anayasal bir yükümlülük olarak düzenlemektedir. Yargı uygulamalarının eleştirilmesi, hukuka aykırılık iddialarının dile getirilmesi ve mahkeme kararlarına uyulmasının talep edilmesi, hukuk devletinin ve demokratik denetimin doğal gereklerindendir.

 

“BARO GENEL KURULLARINDA YAPILAN KONUŞMALARIN CEZA SORUŞTURMASINA KONU EDİLMESİ, AVUKATLAR ÜZERİNDE CAYDIRICI ETKİ VE OTOSANSÜR YARATMA RİSKİ TAŞIMAKTADIR”

 

Kuşkusuz ifade özgürlüğü sınırsız değildir. Ancak bir açıklamanın ceza hukuku bakımından değerlendirilmesinde sözlerin bütünü, söylendiği bağlam, açıklamanın amacı ve kamusal tartışmaya katkısı birlikte gözetilmelidir. Mesleki ve kamusal tartışmalar kapsamında dile getirilen sert eleştirilerin, yalnızca rahatsız edici nitelikleri nedeniyle cezai müdahaleye konu edilmesi demokratik toplumun gerekleriyle bağdaşmaz. Baro genel kurullarında yapılan konuşmaların ceza soruşturmasına konu edilmesi, avukatlar üzerinde caydırıcı etki ve otosansür yaratma riski taşımaktadır. Bu durum yalnızca meslek örgütlerinin demokratik işleyişini değil, Anayasa'nın 36. maddesiyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün ve adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olan bağımsız savunmayı da ilgilendirmektedir.

“SAVUNMANIN BAĞIMSIZLIĞI, DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİNİN VAZGEÇİLMEZ GÜVENCELERİDİR”

 

Bizler, aşağıda imzası bulunan barolar olarak; Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başlatılan soruşturmanın, ifade özgürlüğüne ilişkin anayasal güvenceler ve demokratik toplumda gereklilik ilkesi gözetilerek sonlandırılması gerektiğini vurguluyoruz. Savunmanın bağımsızlığı, avukatların ifade özgürlüğü ve baro genel kurullarında düşüncelerin serbestçe açıklanabilmesi, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez güvenceleridir. Bu güvencelere yönelik müdahaleler karşısında ortak ve kararlı duruşumuzu sürdüreceğiz.”

 

 

Günün Diğer Haberleri