Özel okul sayısının 2002 yılından bu yana yüzde 513 oranında arttığına dikkat çeken Ömür, devlet okullarındaki artışın ise yüzde 37’de kaldığını belirtti. Velilerin özel okullara çoğu zaman tercih nedeniyle değil, kamu eğitimindeki yetersizlikler nedeniyle yönelmek zorunda bırakıldığını savunan Ömür, eğitimin giderek piyasalaştığını ifade etti.
Ömür, eğitim sisteminde yaşanan sorunları üç başlıkta topladı. Kamusal eğitimden piyasa eğitimine geçiş yaşandığını belirten Ömür, eğitimin parasallaştırıldığını söyledi. Bilimsel ve laik eğitim anlayışının da ÇEDES ve benzeri protokollerle zedelendiğini savunan Ömür, pedagojik yeterliliği bulunmayan yapıların eğitim süreçlerinde etkin hale getirildiğini ileri sürdü.
Köy okullarının kapatılmasına da tepki gösteren Ömür, son 24 yılda kapatılan köy okulu sayısının 24 bini aştığını belirterek, taşımalı eğitim sisteminin beraberinde önemli sorunlar getirdiğini dile getirdi.
CHP’nin eğitim hedefleri
CHP’nin iktidarında eğitim alanında kapsamlı bir dönüşüm gerçekleştireceklerini belirten Koral Ömür, okul öncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine her gün ücretsiz ve sağlıklı bir öğün yemek verileceğini, okul öncesi eğitimin ise tam gün ve parasız hale getirileceğini söyledi.
Kapatılan köy okullarının teknolojik altyapıları tamamlanarak yeniden açılacağını belirten Ömür, MESEM gibi çocuk emeğinin sömürülmesine yol açtığını savunduğu yapıların kaldırılacağını ve mesleki eğitimin ülkenin kalkınma hedefleri doğrultusunda yeniden düzenleneceğini kaydetti.
Öğretmenlik mesleğinin güvence altına alınacağını ifade eden Ömür, mülakat ve ücretli öğretmenlik uygulamalarına son verileceğini, eğitim-öğretim yılı başında tüm eğitim çalışanlarına bir maaş tutarında eğitime hazırlık ödeneği verileceğini belirtti.
LGS ve YKS’nin eğitim sistemi üzerindeki belirleyici baskısının azaltılacağını da söyleyen Ömür, üniversitelerin özerk ve bilim üreten kamusal kurumlar haline getirileceğini ifade etti.
Açıklamasını Atatürk’ün “Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” sözleriyle sürdüren Ömür, “Biz, çocukların ne düşüneceğini dikte eden değil, nasıl düşüneceğini öğreten bir eğitim sistemini inşa edeceğiz. Eğitimi bir ayrıcalık değil, herkes için eşit bir yurttaşlık hakkı yapana kadar mücadelemiz sürecek” dedi.
















