Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin 2021 Yılı Aralık Ayı’nda yapılan Olağanüstü Meclis Toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında gerçekleştirildi. Yıl içerisinde defalarca reddedilen ve yargıya taşıdıkları 265 milyon liralık borçlanma yetkisi konusu da toplantıda görüşüldü. Başkan Seçer, Mersin 1. İdare Mahkemesi’nin kararının uygulanması ve borçlanma yetkisi verilmesiyle ilgili maddeyi Meclis üyelerinin oylarına sundu. Cumhur İttifakı’na mensup Meclis üyelerinin çekimser oylarına rağmen madde oy çokluğuyla kabul edildi. İller Bankası’ndan teminat alamayacaklarını belirten Başkan Seçer, Maliye Bakanlığı’yla birtakım görüşmeler yaptıklarını söyledi. Borçlanma bütçesinden 193 milyon lira kullanabileceklerini vurgulayan Seçer, “Umut ediyorum 9 gün içerisinde bu parayı kullanma imkanımız olur ve bunların da Mersin halkına yatırım olarak dönmesini sağlarız” diye konuştu.
“Borçlanma yetki talebi Meclisimiz tarafından reddedilmişti”
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde devam eden yatırımların tamamlanması ve yeni yatırımlara başlanması için ihtiyaç duyulan 265 milyon liralık borçlanma yetkisinin Başkan Seçer’e verilmesi konusu Meclis’te bir kez daha gündeme geldi. Yargıya taşınan ve mahkeme kararının Meclis üyeleriyle paylaşıldığı konuyla ilgili Başkan Seçer, şunları söyledi:
“Bilindiği gibi 2021 yılına ait bütçemizde yer alan borçlanma miktarı olan 265 milyon liranın borçlanma yetki talebi Meclisimiz tarafından reddedilmişti. Bunu mahkemeye
taşımak zorunda kaldık. Çünkü ısrar kararı da istedik. Israr kararında da ısrar kararı yönünde bir karar çıktı. Mahkeme, 1. İdare Mahkemesi, 15 Kasım 2021’de yürütmeyi durdurma kararı verdi. Gerekçelerini az önce Divan Katibimiz Sayın Mavioğlu okudu. Bunun tebliğini de bize 23 Kasım’da yaptı.”
30 Kasım’da yapılan birleşimde, mahkeme kararının uygulanmasının Meclis tarafından kabul edilmesi yönünde oylama yapmak için konuyu gündeme aldıklarını hatırlatan Başkan Seçer, “Ancak bize şu söylendi Cumhur İttifakı tarafından; doğrudur, bir mahkeme kararıdır. İdare tarafından yani bizim tarafımızdan bunun 30 gün içerisinde uygulamaya sokulması gerekmektedir. Bunun için de Meclis’in onayına başvurulması gerekmektedir. Dolayısıyla daha süremiz var, biz Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz ettik bu konuyla ilgili, onun sonucu da belki çıkabilir, bir hukuki karışıklık olmasın. Süreyi dolduralım, dendi Cumhur İttifakı tarafından. Biz de bunu olumlu karşıladık” dedi.
Sürenin 23 Aralık’ta dolduğunu da sözlerine ekleyen Seçer, “Ben Belediye Başkanı olarak yarına kadar bunu Meclis’in huzuruna getirmezsem görevimi kötüye kullanmış olacağım. Yani mahkeme kararını uygulamamış olacağım. Dolayısıyla bugün bunu gündeme aldık. Bunu da açıkça niçin yarın yapmadık? Toplantı yeter sayısı olmayabilir, yarına kalabilir. Biz o hukuki süreyi aşıp da hukuki sorumluluk altına girmemek için yaptık” diye konuştu.
“Hukuki bir sonuç tartışılıyor”
Mahkeme kararına rağmen süren borçlanma yetkisi müzakereleri üzerine konuşan Başkan Seçer, şunları söyledi; “Hukuk katlediliyor burada. Çok acı bir durum yaşıyoruz. Böyle bir Meclis tablosu karşısında çok üzüldüğümü ifade etmek isterim. Burada kimse sirk cambazı değil. Mahallenin soytarısı da değiliz. Bir hukuki sonuç tartışılıyor. Geçtiğimiz toplantıda titrine, fikrine, sözüne inandığımız hukukçu Cumhur İttifakı’na mensup Meclis üyelerimizle görüştük. Burada 30 gün bu mahkeme kararının uygulanması konusunda bir sürenin olduğunu ya da bunu Meclis’in onayına sunma süremizin olduğunu; ‘lütfen, biz de İdare Mahkemesine müracaatımız oldu, itiraz ettik. Belki bu süre zarfında sonuç alınabilir. Sonuç alınmazsa getirilir, oylanır.’ Hukuken bunun zaten idarenin işlem ve eylemlerine karşı mahkeme yolu açıktır. Mahkemenin kararlarına da saygı duyulur.”
Mahkeme kararının; Meclis üyelerinin takdir yetkisine sahip olduğunu ancak bunu keyfi kullanamayacaklarını ifade ettiğini aktaran Başkan Seçer, “Bizim borçlanma talebimiz sürecinde gerekçelerimizi ortaya koyarken, dedik ki ‘biz bunu 2021 yılı Mali Bütçesi’nde zaten borçlanma kalemi olarak koyduk ve siz bu bütçeye onay verdiniz. Dolayısıyla bizim yapacağımız yatırımda, yatırım programında, stratejik planımızda var. Siz bunları hep kabul ettiniz ve sizin bu konuda olumlu oy vermeniz gerekir.’ Takdir yetkinizi bu şekilde kullanmanız gerekir. Bunu yapmadığınız takdirde bizim yatırımlarımızda aksamalar olur” dedi.
“Yargıçlar bizim talebimizin hukuka aykırılık içermediğini dile getirmişler”
Mahkeme kararının gerekçesine de işaret eden Başkan Seçer, “‘Sen, idarenin yani belediyenin işini engelleyemezsin. Belde halkının mağdur olmasına neden olamazsın’ diyor. Bütün bunları burada yazmış. Mahkemenin karar veren yargıçları bunu kaleme almışlar ve bizim talebimizin bir hukuka aykırılık içermediğini de dile getirmişler. ‘Bu kararınızı yanlış bir karar olarak kabul ediyoruz’ deyip yürütmeyi durdurmuşlar ve zaten burada kanun açık. Ben bunu 30 gün içerisinde Meclis’e sunmak zorundayım.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu. 30 gün içerisinde benim bunu sizin huzurunuza getirmem lazım. Kanuna karşı gelemem. Verdiğim sözün arkasında durdum. 30 günün dolmasını bekledim. 30 Kasım günü Cumhur İttifakı üyelerine verdim bu sözümü, onu da yerine getirdim” diye konuştu.
“Kararın uygulanmasını reddeden Meclis üyelerimiz hukuku katletmiş olur”
Başkan Seçer, şöyle devam etti:
“Ama ben Cumhur İttifakı’nın amacının üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olduğunu biliyorum. Eğer mahkemenin verdiği kararın uygulanması bu Meclis’te reddedilirse, reddeden Meclis üyelerimiz hukuku katletmiş olur, hukuku çiğnemiş olur. Tabii ki süreç devam eder. Ben de idare olarak bu konuda mahkeme kararını uygulamamakta ısrar eden Meclis üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmak zorunda kalırım. ‘Görevi kötüye kullandılar’ derim. Şimdi, tablo budur. Yoksa ortaya sürülen gerekçelerin bizim borçlanmayla bir alakası var mı Allah aşkına? İdari konular, alınan personel, çıkan personel. Bizim borçlanma meselesiyle hiç alakası olmayan bir gerekçeyle bunun reddedilmesinde amacın üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olduğunu düşünüyorum. İyi niyet aramıyorum ve siyasi bir karar olarak düşünürüm. Eğer böyle bir karar verilirse. Tabi takdir yüce Meclis’indir”
“Umarım 9 gün içerisinde bu parayı kullanma imkanımız olur”
Mersin 1. İdare Mahkemesi kararının uygulanması ve borçlanma yetkisinin verilmesi konusu Meclis üyelerinin oylarına sunuldu. Cumhur İttifakı’na mensup Meclis üyelerinin çekimser oylarına rağmen konu oy çokluğuyla kabul edildi. Başkan Seçer, borçlanma bütçesini kullanma sürecine dair şu yönde açıklamalarda bulundu:
“2021 yılı 9 gün sonra sona eriyor. Bu yıla ait mali yıl da tamamlanmış oluyor. Şu anlaşılmasın; idare yani Mersin Büyükşehir Belediyesi 265 milyon TL’nin mevzuat gereği 193 milyon TL’sini borçlanabiliyoruz. Bu yetki şu anda 193 milyon TL’dir. Bu kalan süre içerisinde bugünkü ekonomik konjonktür içerisinde, bugünkü para piyasalarındaki çalkantı içerisinde kullanma rahatlığımızın olmadığını da takdir ediyorsunuzdur herhalde. Biz bankalarla yaptığımız görüşmede bazı ön anlaşmalar, mutabakatlar yaptık ancak farklı engeller de var önümüzde. Bir tanesi İller Bankası. Biliyorsunuz belediyemize, belediyelerimize kamu bankaları kredi vermiyor. Özel bankalar da belirli evraklar isteyerek, belirli teminatlar isteyerek, güvence isteyerek bunu bize verebiliyor. Bunlardan bir tanesi de İller Bankası teminat mektubu. Geçtiğimiz yıllarda alamamıştık, zorlanmıştık. Bu yıl da yaptığımız ilk müracaatta ki yakın bir tarih önce arkadaşlarım İller Bankası’yla irtibata geçti, ‘sakın ola teklif bile edilmesin’ gibi bir cevapla karşılaştık. Yani bizim bu saatten sonra İller Bankası’ndan; zaten zamanımız dar; böyle bir teminatı alma şansımız yok, bu bir. İkincisi; diğer yönlü, Maliye Bakanlığı’ndan bazı enstrümanlar kullanabiliriz. Onlarla yaptığımız bir görüşme oldu. Umut ediyorum onlar bize bir engel çıkartmaz ve uygun koşullarda da finansmanı sağlarız. Bu kalan 9 gün içerisinde, 365 günün yaklaşık olarak 356 gününü tükettik, bir şey yapamadık ama bu 9 gün içerisinde bu parayı kullanma imkanımız olur ve bunların da Mersin halkına yatırım olarak dönmesini sağlarız.”
“Ulaşım kartını değiştirenlerden ücret alınmayacak”
Meclis’te görüşülen bir diğer madde de vatandaşların ulaşımda kullandığı mevcut kartların ücretsiz bir şekilde yenileri ile değiştirilmesi ile ilgili maddeydi.
Alınan yeni kararla Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından kurulan elektronik ücret toplama sistemlerinin yönetilmesi ve işletilmesinin Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan İmar A.Ş.’ye 10 yıl süreyle devredilmesi; belediye otobüs işletmelerinden elde edilen aylık brüt hasılatın %90’ının İmar A.Ş. tarafından Büyükşehir Belediyesi’ne aktarılması ve %10’unun ise İmar A.Ş.’ye bırakılması ile ilgili madde oy birliği ile kabul edildi. Konuyla ilgili açıklama yapan Başkan Seçer, “Daha önce Meclis’imizden bir karar almıştık. 8.07.2021 tarihinde bir düzenleme yapılmıştı. Bu düzenleme sonucunda yaptığımız çalışmada bu işi Belediyemize bağlı bir şirketimiz olan İmar A.Ş.’ye vermiştik. Şimdi o kararı iptal ediyoruz. Yeni bir düzenlemeyle artık bu sistemin kurulumunu Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde yapacağımızı burada belirtiyoruz. Eski yaptığımız Meclis kararında aldığımız sözleşmeyi de burada iptal etmiş oluyoruz. Artık tek kart sistemine geçiyoruz. Yurttaşlarımız sadece toplu taşımada kullanmayacak, birçok alanda bundan faydalanabilecek. Sistemi biz kuruyoruz, işletme hakkı yine İmar A.Ş.’nin. Belli bir komisyon ya da oran karşılığında onlara veriyoruz ve sistem devreye giriyor. Kartlar yenilenecek. Kartını değiştirenlerden bedeli alınmayacak. Vatandaşlarımız yeni, sıfırdan bir kart alacaksa elbette ki onun ücretini ödeyecek” dedi.
Mersin’in düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılında Mersin için milat olacak bir hizmet olan Mersin Metrosu’nun temelini atacaklarını belirten ve tüm Mersinlileri temel atma törenine davet eden Başkan Seçer, “3 Ocak Mersin için yeni bir milat olacak; Mersin’de raylı sistemler dönemi başlayacak” dedi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin 2021 Yılı Aralık Ayı’nda yapılan Olağanüstü Meclis Toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in başkanlığında gerçekleştirildi. Başkan Seçer, toplantının gündem dışı konuşmalar bölümünde bazı değerlendirmeler ve duyurularda bulundu. Halk Kart, Mahalle Mutfakları, 1 Ekmek 1 Çorba, patates ve soğan ile yakacak desteklerine dair önemli açıklamalarda bulunan Başkan Seçer, 3 Ocak’ta Mersin Metrosu’nun temelini atacaklarını da vurgulayarak, “3 Ocak Mersin için yeni bir milat olacak” dedi.
“Tüm aziz şehitlerimizi minnetle anıyor, hepsine Allah’tan rahmet diliyorum”
Türkiye tarihinde zaferler kadar acıların da önemli yer tuttuğunu ifade eden Başkan Seçer, “22 Aralık 1914-6 Ocak 1915 tarihleri arasında gerçekleşen Sarıkamış harekâtında 60 bini donarak, 78 bin askerimiz şehit olmuştu. Rus işgali altındaki toprakları kurtarmak amacıyla harekâtta şehit olan askerlerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum. Yarın da İzmir’in Menemen ilçesinde öğretmenlik yapan Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ın şehit edilmesinin yıl dönümü. Cumhuriyetimizi son nefesine kadar savunan devrim şehidi Asteğmen Kubilay’ın nezdinde canlarını veren başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm aziz şehitlerimizi bir kez daha minnetle anıyor, hepsine Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.
Başkan Seçer, ayrıca Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi ve Mut Eski Belediye Başkanı Salahattin Arslan’ın ağabeyi Orhan Arslan’a rahmet dileyip, ailesine taziye dileklerini iletti. Seçer, rahatsızlıkları dolayısıyla tedavi gören Meclis üyeleri Kerim Şahin ve Mustafa Muhammet Gültak’a ise acil şifa dileğinde bulundu.
“Özellikle kadın kooperatiflerimizin güçlenmesini önemsiyoruz”
Dünya Kooperatifçilik Günü’ne değinen Başkan Seçer, şunları söyledi:
“Birlik, beraberlik ve dayanışma; toplumsal hayatta insanları kuvvetlendiren önemli unsurlardır. Kooperatifler de insanların güçlerini birleştirmeleri ile oluşan önemli yardımlaşma aracıdır. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ilk Tarım Kredi Kooperatifi’ni Silifke’de açmış ve kendisi de ilk ortak olarak bu kooperatife katılmıştır. Büyükşehir Belediyesi olarak Atamız’ın mirası Gazi Çiftliği’nde kadın ve çocuklarımızın sosyal hayata ve üretime daha fazla katılması için çalışmalar yürütüyor ve bu çalışmaları daha da tahkim edeceğimizi, artıracağınızı buradan ifade etmek istiyorum. Bu yıl içerisinde kentimizdeki 163 kooperatif, oda ve birlik ile geliştirdiğimiz ortak projelerimizle, yaklaşık 30 milyon TL’lik destek sağladık. Özellikle kadın kooperatiflerimizin güçlenmesini önemsiyoruz. Kentimizdeki 13 kadın kooperatifi ile yaptığımız çalışmalarla ayrı ayrı onları destekledik ve desteklemeye de devam edeceğiz. Temelinde dayanışma, topluma ve insana hizmet olan kooperatiflerimizin daha çok gelişmesi için desteğe hazır olduğumuzu belirtiyor, Dünya Kooperatifçilik Günü’nü kutluyorum.”
“Dar gelirli vatandaşlarımızın yaşadığı mahallelerde patates ve soğan dağıtımları gerçekleştiriyoruz”
Ekonomik problemlerle mücadele eden ve bu süreçte geçimini sağlamaya çalışan vatandaşlara Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal katkılarının devam ettiğini vurgulayan Başkan Seçer; “Dün itibarıyla dezavantajlı mahallelerimizde yaklaşık 10’ar kiloluk paketler halinde, ihtiyaç sahibi ailelerimizin evlerine kadar 5 kilogram soğan, 5 kilogram patates olmak üzere yaklaşık 100 bin kilogram ürünlerin dağıtımına başlamış olduk ve bu dağıtımları da sürdüreceğiz. 13 ilçemizde özellikle altını çizerek belirtiyorum; dar gelirli vatandaşlarımızın yaşadığı mahallelerde biz bu dağıtımları gerçekleştiriyoruz” dedi.
“Her gün fırınlardan temin ettiğimiz 5 bin adet ekmekleri ailelerimize dağıtıyoruz”
Başkan Seçer, ücretsiz ekmek dağıtımının da sürdüğünü anımsatarak, “Bu ekmekler MER-EK tarafından üretilen ekmekler değil. MER-EK tarafından üretilen yaklaşık günlük 70 bin olan ekmekler 1 TL’den vatandaşlarımızın satışına sunuluyor. Ayrıca her gün 5 bin adet fırınlardan temin ettiğimiz ekmekleri de ailelerimize dağıtma imkânımız oluyor. Her ailemize de yaklaşık 3 ekmek dağıtıyoruz” diye konuştu.
Başkan Seçer, sabahın erken saatlerinden itibaren 64 noktada devam eden “1 Ekmek 1 Çorba” hizmeti veren araçların okul önlerinde de hizmet verdiğini belirterek, “İlköğretim okulları önlerinde akşama kadar çocuklarımız için ayrıca devlet üniversitelerimizin kapılarına yakın bölgelerde oluşturduğumuz noktalarda da bu dağıtımı devam ettiriyorlar” dedi.
Mobil Mutfak Tırı ilçelerde de hizmet verecek
30 noktadaki Mahalle Mutfakları’nın hafta sonları da hizmet vermeye başladığını hatırlatan Seçer, “3 TL’ye 3 çeşit yemek dağıtımları haftanın 7 günü devam edecek. Mobil Mutfak Tırı bu ayın sonuna kadar Silifke, Mut, Gülnar, Aydıncık, Bozyazı ve Anamur’da da Mahalle Mutfağı olarak hizmet vermeye devam edecek” diye konuştu.
Halk Kart tutarları % 50 oranında yükseltildi
Başkan Seçer, 12 bin 625 ailenin faydalandığı Halk Kart hizmeti ile ilgili olarak da bir duyuruda bulundu. Seçer, “Vatandaşlarımızın hesaplarına yüklediğimiz nakit para miktarını 2022 yılı itibarıyla % 50 artırarak, toplamda 24 milyon 136 bin 200 TL’ye yükseltme kararı aldık. Bu artış miktarı da geçen yıla göre % 50 nispetinde olacak” ifadelerine yer verdi. Başkan Seçer, Halk Kart sahiplerine ulaştırdıkları yakacak odun yardımlarını da 50 kilogramdan 75 kilograma çıkardıklarını vurguladı. Seçer, ayrıca vatandaşların Halk Ekmek Büfeleri’nden tek seferde 3 ekmek alabildiğini ve bu uygulamayı titizlikle sürdürdüklerini de hatırlattı.
“Kentimizi daima ileriye taşımak ve yükseltmek için var gücümüzle çalışıyoruz”
27 Aralık’ta Tarsus’un, 3 Ocak’ta da Mersin’in kurtuluşunun 100. yılını etkinliklerle kutlayacaklarını ifade eden Başkan Seçer, “Bu iki gururu da önümüzdeki hafta içinde yaşayacağız. Bu büyük onur hepimizin. Üzerinde yaşadığımız bu topraklar işgale asla teslim olmayacağını tam 100 yıl önce herkese göstermiştir. Atalarımızın vermiş oldukları mücadeleler, ulusal kurtuluş mücadelemizin bir parçası olarak bağımsızlık ruhunun bir kanıtıdır, kutlu olsun. Medeniyetler beşiği olan Tarsus’ta ve Akdeniz incisi güzel kentimiz Mersin’de farklı inançtan, farklı kökenden insanlar yıllardır hep birlik ve beraberlik içerisinde yaşamışlardır. Paha biçilmeyecek kadar kıymetli bu mirasımıza sahip çıkmak, kentimizi daima ileriye taşımak ve her alanda yükseltmek için var gücümüzle çalışmaktayız. Bunun aynı zamanda bizden sonraki kuşaklara karşı bir görev ve sorumluluk bilinci olduğunu da belirtmek isterim. Çünkü bağımsızlık ruhu bizlere daima çalışmayı, üretmeyi ve yarınlara kalıcı eserler bırakmayı zorunlu kılmaktadır” dedi.
“Mersin ve Tarsus’ta büyük bir etkinlik alanı açacağız”
Seçer, 100. yıl kutlaması için sergiler, söyleşiler ve performanslar içeren etkinlikler düzenleyeceklerini sözlerine ekleyerek, “25 Aralık’ta Tarsus’ta Cumhuriyet alanında, 2 Ocak’ta da Mersin’de büyük bir etkinlik alanı açacağız. 100 yıl bizim için önemli bir kutlama yılıdır, bir asır. Bunu da bu kavrama yaraşır şekilde yapmak zorundayız. Milli Mücadele, 100 Yıl ve Mersin’in Hafızası adını taşıyan sergilerimizle birlikte kentimizin ve ülkemizin önde gelen tarihçileri, edebiyatçıları ile de söyleşiler gerçekleştirilecek. Bu alanda da performanslar ve deneyim alanları da halkımıza açık olacak” diye konuştu.
“3 Ocak Mersin için yeni bir milat olacak”
Mersin’in kurtuluşunun 100. yılında Mersin Metrosu’nun temelini atacaklarını ve raylı sistemler dönemini başlatacaklarını sözlerine ekleyen Başkan Seçer,
“3 Ocak Mersin için yeni bir milat olacak; Mersin’de raylı sistemler dönemi başlayacak. O gün Mersin için tarihi önemdeki metronun temellerini vatandaşlarımızla hep beraber atmış olacağız. Bu tarihi etkinliklerimize ve temel atma törenimize tüm vatandaşlarımızı ve sizleri davet etmek istiyorum. Ulusal kurtuluş mücadelesi vererek, bu topraklar uğruna canlarını feda eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle ve şükranla anıyorum” dedi.
“Yeni yılın kentime inanç ve umut yılı olmasını tüm kalbimle diliyorum”
2022 yılında tüm dünyada barış ve sevginin hâkim olmasını dileyen Başkan Seçer, “Pandeminin yarattığı tahribatlar maalesef devam ediyor ancak yeni ümitler ve yeni beklentilerle yeni bir yıla gireceğiz. Öncelikle dileğimiz ülkemiz ve tüm dünyada barışın, sevginin ve hoşgörünün egemen olması, insanlarımızın refah içerisinde yaşaması. Geçen yıl sevgi ve iyileşme yılı dediğimiz ve bitirmek üzere olduğumuz 2021 yılından yeni yıla geçerken de yeni yılın kentime inanç ve umut yılı olmasını tüm kalbimle diliyorum. Yeni yılda ve daha nice yıllarda kentimizin gücüne inanarak, umutlarımızı daima canlı tutarak, karamsarlığa kapılmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz, yeni yılınız kutlu olsun” ifadelerini kullandı.
“O katlı kavşağın yapımını Karayolları’nın gerçekleştirmesi lazım”
Bir Meclis üyesinin, Akbelen Kavşağı’na katlı kavşak yapılması konusunu gündeme getirmesi üzerine Başkan Seçer, bölgenin Karayolları’nın sorumluluk alanına girdiğini hatırlatarak; “Akbelen Mezarlığı’nın güney tarafındaki Akbelen Kavşağı ivedi olarak bir katlı kavşak inşaatı gerektiriyor. Bir proje çalışılmış daha önce oraya. Ancak orası Karayolları’nın uhdesinde olan bir yer. Biz daha önce de bunu Meclis’te defaatle dile getirdik, şu anda en acil düzenleme yapılması gereken yer orası. Şu anda çalıştığımız Göçmen Kavşağı’ndan da daha öncelikli ya da daha önce yaptığımız Sevgi Katlı Kavşağı’ndan daha öncelikliydi. O katlı kavşağın yapımını Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü’nün gerçekleştirmesi lazım. Buradan da bir kez daha özellikle Cumhur İttifakı’na mensup Meclis üyesi arkadaşlarımın da bu konuya eğilmelerini kendilerinden talep ediyorum” diye konuştu.
Başkan Seçer, Olağanüstü Meclis Toplantısı’nda ayrıca Maraş Katliamı’nda katledilen vatandaşları rahmetle andı.
“Kentteki başka kurumlara ait sorunların çözümünden kurtulmanın en rahat yolu her şeyi Büyükşehir'e yüklemek”
Meclis toplantısında bir Meclis üyesi, Akdeniz ilçesinde Homurlu’da DSİ’ye ait olan su kanalının, su kanalı olma özelliğini kaybettiğini ve fabrikaların atıklarının o kanalı çok zararlı ve tehlikeli bir hale getirdiğini belirtti. Kanala bırakılan kimyasal atıkların fabrikalardan geldiğini ifade eden Meclis üyesi, vatandaşların kurumların hepsine başvuru yaptığını ancak kanalın DSİ’nin sorumluluğunda olmasına rağmen konunun Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğunu belirttiklerini bildirdi. Bütün kurumların sorunu birbirine havale ettiğinden söz eden Meclis üyesi, Büyükşehir Belediye’nin yetkisinde olmasa bile bu konuya öncülük ederek, yetkili kurumlarla irtibata geçilmesini talep etti. Başkan Seçer de konuyla ilgili şunları söyledi:
“Bahsettiğiniz Adanalıoğlu, Homurlu o bölgedeki DSİ’ye ait drenaj kanalındaki sorunlar uzun süredir gündemde olan sorunlar. Daha geçtiğimiz günlerde bölge mahalle muhtarları ziyaretime geldiğinde, yine sizin anlattığınız sorunları bana tek tek anlattılar. Sizin de söylediğiniz gibi yine kentteki başka kurumlara ait sorunların çözümünden kurtulmanın en rahat yolu her şeyi Büyükşehir'e yüklemek. Mevzuatta yeri olsa da olmasa da görevi olsa da olmasa da hakkani, vicdani olsa da olmasa da herkes üzerinden yükü atmak için adresi Büyükşehir olarak gösteriyor. Şimdi bu olay da bunlardan bir tanesi. Mersin'in en büyük sorunlarından biri çevre sorunları. Bütün kurumlar gibi biz başta belediyeler de buna çok dikkat etmiyoruz. İlçe belediyelerinin ormanlık alanlarda vahşi depolamaya maalesef, özellikle yaylalık bölgelerde yeterince riayet etmediğini biliyoruz. Burada belki sayın başkanlarımızın bilgisi dahilinde olmayan gelişmeler var ama bu bir realite. Buradan da sayın başkanlarımıza da seslenmek istiyorum. Bu benim tarafımda da olabilir ama kendi taraflarında da olabilir, maalesef zaman zaman sanki bürokrasi başkanları yanıltıyor gibi bir tablo var. Bakın dikkat edin, çevre sorunları yaşanmasın diye Anamur'dan başladık, Bozyazı, Aydıncık, Mut, o bölgelerde bir araba evsel atığın ormana dökülmemesi, çevreyi kirletmemesi için yılda milyonlarca lira parayı Mersin Büyükşehir Belediyesi kendi bütçesinden karşılıyor, Silifke’ye taşıyor bunu. O konuda da maalesef ilçe belediyelerinin bize teşekkürü dezenformasyonla oldu, manipülasyonla oldu, halkı yanlış bilgilendirmekle, yanlış beyanatlarla oldu. Evsel atıkları taşımak benim görevim değil. Evsel atıkları bertaraf etmek benim görevim. Tekrar söylüyorum; şu anda 13 ilçemizde hiçbir bölgemizde ilçe belediyelerimizin vahşi depolamasına müsaade etmiyoruz. O çöplerin tamamını alıyoruz, bunun bedelini de biz ödüyoruz. Ama bunun vergilerini de biz topluyoruz, kendilerine gönderiyoruz, onu da söyleyeyim. Kendilerine gönderiyoruz ve biz bertaraf ediyoruz. Buradan da tüm kamuoyuna duyurmak istiyorum.”
Başkan Seçer’in konuşmasının ardından ise Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Bülent Halisdemir tarafından Meclis üyelerine konu ile ilgili bilgilendirme yapıldı. Halisdemir de, söz konusu kanalın etrafında birçok sanayi kuruluşu olduğunu, bu sanayi kuruluşlarının da denetim ve idari yaptırım yetkisinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nde olduğunu, kendilerinde denetim yetkisi olmadığını ifade etti. Ancak yine de ekipler ile müdahil olduklarını, yapılan kirlilikleri ellerinden geldiğince MESKİ ile beraber temizlediklerini anlattı. Başkan Seçer de bunun üzerine; “Yani buradan bana da şikayet eden muhtarlarıma seslenebilir miyim; bu konu Meclis’te görüşülüyor. Bu konu ile ilgili Belediye’nin Daire Başkanı, bunun denetim sorumluluğu bana ait değil, Çevre Bakanlığı’na bağlı müdürlükte diyor, bunun altını çizebilir miyim? Yani muhtarların benden ziyade Kaymakam’a ya da Vali’ye başvurması gerekiyor” dedi. Halisdemir ayrıca, bölgede arıtmaların yetersiz olduğunu, OSB’nin yaklaşık 3 bin metreküp günlük su arıtma tesisi olduğunu fakat gelen atıksuyun 5 bin metreküp civarında olduğunu kaydederken, bunun da sıkıntı yarattığını aktardı. Halisdemir ayrıca bunun yer altı sularını kirlettiğini, haşere oluşumu gibi etkilerinin de olduğunu belirtti.
“Silifke Arıtma Tesisimiz Silifke OSB’si sayesinde iflas etti”
Bir Meclis üyesinin, OSB’deki sanayi kuruluşlarının birçoğunun atığı verdiğini ancak MESKİ’nin bu sanayi kuruluşlarına kapasitesinin yetmediği yönünde açıklama yaptığını söylemesi üzerine konuşan Başkan Seçer, “Şimdi orada kapasitemiz kaldırmıyor değil de bizim sistemimize girecek evsafta arıtma yapmıyorlar. Silifke’de bu sorun yaşandı. Bakın Silifke Arıtma Tesisimiz Silifke OSB’si sayesinde iflas etti” dedi ve konu hakkında MESKİ Genel Müdür Vekili İrfan Korkmaz da açıklamalarda bulundu. Korkmaz, OSB’den çıkan suların çıkış limitlerinin MESKİ’nin kabul limitlerinden yüksek olduğunu ve uygun olmadığını anlatırken Başkan Seçer de, “Yani uygun değil. Oradan çıkan su, bizim sistemimize girdiği takdirde bizim arıtmalarda problem yaratır. Ama OSB kendi içerisinde, kendi arıtmasında bizim istediğimiz limitlerde bu suyu verirse biz sisteme alabiliriz. Silifke'de, Tarsus Mersin OSB’de yaşanan tamamen kapasite ile alakalı bir durum değil, oradan çıkan nihai suyun, yani OSB’den arıtıldı, ki yasada var bu, kendi arıtmasını yapması gerekiyor. Çıkış noktasında bizim sisteme girecek evsafta olması lazım. Çünkü kimyasallar oluyor, istenmeyen bir takım maddeler oluyor, geliyor bizim sistemimizi perişan ediyor. Silifke'de bunu şu anda acı bir şekilde yaşıyoruz. Biz bunu yapmak zorunda değiliz, OSB bu yatırımı yapacak. OSB yasasında neyse OSB’nin bunu uygulaması lazım. Bunun da denetimi Çevre Bakanlığı’na bağlı. Bizim yoksa bırakın kendi görev alanımız, ek bir meselede yardımcı olma bizim zaten düsturumuzda var. Biz olaylara böyle bakıyoruz. Yeter ki sorun çözülsün ama bir başına bir başka kuruma ait olan bir sorunun getirilip Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin müstakil bir sorunu gibi sunulması, bu doğru bir yaklaşım değil. Ortada bir sorun var. Biz de katkı sunalım ama bizim bir başına çözeceğimiz bir sorun değil” ifadelerini kullandı.
“Empati yapın o yurttaşların yerine kendinizi koyun, oralarda yaşanmaz o kokuyla”
Bir başka Meclis üyesinin de bu sorunun çözülmesi ile ilgili ciddi bir koordine oluşması yönündeki açıklaması üzerine konuşan Başkan Seçer, “Bu konu elbette önemli. OSB’deki her fabrika ön arıtma yapmak zorundadır diyor, bir. İki; şu anki buradan OSB yetkilileri de bu Meclis’teki konuşmaları dinlemiyorsa bile sonra bizimle ilgili bazı tespitler yapılmış deyip dinleyecektir. OSB’deki merkezi arıtma da verimli çalışmıyor, yetersiz diye bana bilgi notu geldi. Bakın OSB’deki her fabrika ön arıtma yapmak zorunda. Bunun denetlenmesi lazım. Şu anda OSB’nin merkezi arıtmasında problem var, yetersiz. Yoksa o artıma suyu, nihai su, arkadaşlar ‘biz fabrika kullanımına su vereceğiz’ diyoruz. Gözünüzü seveyim. Değerli bir kuruluşla protokol yaptık. Türkiye’nin en büyük çevre yatırımını yapıyoruz, 20 milyon dolar. Bunu kendileri yapıyor. Bizimle iş birliği ile. Neden? Yeraltı suyunu çekmesin, Berdan havzasından su çekmesin diye. Hangi suyu veriyoruz, arıtma suyunu veriyoruz. Biz arıtma suyunu sanayiye verirken bu dereye veriyor ya da drenaj kanalına veriyorlar. Ama derenin civarında yaşayanlar, hakikaten yani empati yapın o yurttaşların yerine kendinizi koyun, oralarda yaşanmaz o kokuyla” dedi. Başkan Seçer, bir Meclis üyesinin Silifke OSB konusunda yaptığı değerlendirmenin üzerine de “Bizim arıtma kimyasallar yüzünden iflas etti. Şimdi yenisini yaptırıyoruz. 100 milyona yakın da bir bütçe ayırdık” diye konuştu.
















