“TBMM’nin güçlü iradesiyle kabul edilen Çerçeve Yasa, toplumsal bütünleşme ve ortak gelecek adına önemli bir adımdır”
Gündoğdu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ortaya çıkan geniş mutabakatın, ülkenin temel meselelerinin ortak akıl, demokratik siyaset ve milli dayanışma anlayışıyla ele alınabilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.
TBMM’DE ORTAYA KONULAN İRADEYİ ÖNEMSİYORUZ
Türkiye’nin uzun yıllardır karşı karşıya bulunduğu güvenlik, toplumsal bütünleşme ve huzur başlıklarının artık ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gündoğdu, şunları söyledi:
Terörsüz Türkiye kapsamında hazırlanan 12 maddelik Çerçeve Yasa’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda 468 kabul oyuyla yasalaşmasını, ülkemizin toplumsal huzuru ve geleceği açısından önemli bir irade olarak değerlendiriyoruz.
TBMM’nin farklı siyasi görüşlerin temsil edildiği yapısı içerisinde böyle önemli bir düzenlemenin geniş bir kabul görmesi, Türkiye’nin ortak meselelerinde ortak akıl ve milli dayanışma zeminlerinin güçlendirilebileceğini göstermektedir.”
Gündoğdu, bu süreçte ortaya konulan siyasi irade dolayısıyla Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye, DEM Parti’ye ve sürece katkı sunan tüm siyasi partilere teşekkür etti.
Türkiye’nin meselelerinin demokratik siyaset zemini içerisinde, Meclis’in iradesi ve milli dayanışma anlayışıyla ele alınmasını kıymetli buluyoruz. Farklı siyasi görüşlerin Türkiye’nin ortak geleceği konusunda sorumluluk üstlenebilmesi, ülkemizin demokratik olgunluğu açısından da önem taşımaktadır.
ŞİMDİ TOPLUMSAL HUZURU EKONOMİK KALKINMAYLA TAÇLANDIRMA ZAMANIDIR
Gündoğdu, toplumsal huzurun güçlendirilmesinin yalnızca sosyal ve siyasi açıdan değil, Türkiye ekonomisinin geleceği bakımından da önemli sonuçlar doğuracağını belirterek, iş dünyasının güven ve öngörülebilirlik beklentisine dikkat çekti.
Türkiye artık enerjisini ayrışmaya değil; üretime, yatırıma, istihdama, ihracata, teknolojiye ve kalkınmaya yöneltmelidir.
Toplumsal huzurun ve güven ortamının güçlenmesi, ekonomimizin önünü açacak en önemli unsurlardan biridir. Daha fazla yatırım, daha fazla üretim ve daha fazla istihdam için Türkiye’nin enerjisini geleceğe yönlendirmesi gerekiyor.
Gündoğdu, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde elde edilen toplumsal ve siyasi kazanımları ekonomik kalkınma hedefleriyle desteklemesi gerektiğini belirterek, üretim ekonomisinin güçlendirilmesi, sanayinin rekabet kapasitesinin artırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve gençlerin istihdam olanaklarının genişletilmesinin öncelikli konular arasında yer alması gerektiğini söyledi.
“KARDEŞLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRMEK, TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ GÜÇLENDİRMEKTİR”
Türkiye’nin binlerce yıllık ortak tarihinden, kültürel birikiminden ve toplumsal bağlarından güç alması gerektiğini ifade eden Gündoğdu, toplumsal bütünleşmenin kalıcı hale gelmesinin Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Türkiye’nin en büyük gücü, farklılıklarıyla birlikte aynı ortak geleceğe inanabilen büyük millet iradesidir. Kimsenin kimliği, inancı, düşüncesi veya yaşam biçimi nedeniyle kendisini bu ülkenin dışında hissetmediği; herkesin hukuk önünde eşit, fırsatlara erişimde adil ve geleceğe güvenle bakabildiği bir Türkiye hedeflemeliyiz.
Binlerce yıllık kardeşlik bağlarımızı güçlendirmek, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü daha da sağlamlaştırmak demektir.
“DAHA GÜÇLÜ DEMOKRASİ, DAHA GÜÇLÜ EKONOMİ”
Gündoğdu, demokratik kurumların güçlenmesi, hukukun üstünlüğünün güvence altına alınması ve toplumsal güvenin pekişmesinin ekonomik kalkınmanın da temel şartları arasında bulunduğunu belirtti.
Demokrasi ve ekonomi birbirinden bağımsız düşünülemez. Güvenin olduğu yerde yatırım, öngörülebilirliğin olduğu yerde üretim, adalet duygusunun güçlü olduğu yerde ekonomik istikrar gelişir.
Bu nedenle Türkiye’nin toplumsal bütünleşme yönündeki adımlarını; daha güçlü demokrasi, daha güçlü hukuk devleti ve daha rekabetçi bir ekonomi hedefiyle birlikte değerlendirmesi gerektiğine inanıyoruz.
“MERSİN’DEN TÜRKİYE’NİN ORTAK GELECEĞİNE GÜÇLÜ BİR MESAJ VERİYORUZ”
Mersin’in farklı toplumsal kesimlerin, kültürlerin ve ekonomik unsurların bir arada yaşadığı önemli bir kent olduğunu hatırlatan Gündoğdu, Mersin’in birlikte yaşama kültürünün Türkiye’nin ortak geleceği açısından önemli bir örnek olduğunu ifade etti.
Mersin; farklılıklarıyla birlikte yaşayan, üreten, ticaret yapan ve Türkiye ekonomisine değer katan bir kenttir. Biz Mersin’den şunu açıkça ifade ediyoruz: Türkiye’nin bütün enerjisini geçmişin ayrışmalarına değil, geleceğin ortak hedeflerine yöneltmesinin zamanı gelmiştir.
“BİZİM MESELEMİZ TÜRKİYE’NİN GELECEĞİDİR”
MESİAD olarak herhangi bir siyasi hesabın değil, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gelişiminin yanında olduklarını belirten Gündoğdu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
Bizim meselemiz makam, mevki veya siyasi hesap değildir. Bizim meselemiz Türkiye’dir.
Bizim meselemiz; sanayicimizin üretmesi, iş insanımızın yatırım yapması, çalışanımızın emeğinin karşılığını alması, gençlerimizin ülkemizde gelecek kurması ve çocuklarımıza daha güçlü bir Türkiye bırakabilmemizdir.
TBMM’de 468 kabul oyuyla ortaya konulan bu iradenin, toplumsal huzurun güçlenmesine ve Türkiye’nin geleceğine katkı sağlamasını temenni ediyoruz.
Şimdi bu iradeyi ekonomik kalkınmayla, demokratik standartların güçlendirilmesiyle, üretimle, yatırımla ve istihdamla taçlandırma zamanıdır.
Birlikte başaracağız.
Birlikte büyüyeceğiz.
Birlikte daha güçlü bir Türkiye inşa edeceğiz.
Hedefimiz; toplumsal huzuru güçlenmiş, demokrasisi daha güçlü, ekonomisi daha rekabetçi, refahı daha yüksek ve geleceğe güvenle bakan bir Türkiye’dir.
Türkiye’nin ortak geleceği için, kardeşlik için, demokrasi için, kalkınma için hep birlikte daha güçlü adımlar atmalıyız.
















