İş Bankası Genel Müdürü Sayın Hakan Aran'ın da İstanbul Sanayi Odası iş birliğinde düzenlenen "KOBİ'lere Değer Odaklı Dijitalleşme ve Büyüme Programı" tanıtım toplantısında ifade ettiği gibi, ekonomide oldukça sıkışık bir ikinci yarı bizleri beklemektedir. Bu tespit, yalnızca bankacılık sektörünün değil, sahada üretim yapan her işletmenin ortak gözlemidir.
Mersin Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (MESİAD) olarak her gün üyelerimizden aldığımız geri bildirimler, sanayide üretim iştahının zayıfladığını, yatırım kararlarının ertelendiğini ve özellikle KOBİ'lerin ciddi bir nakit akışı problemi yaşadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Bugün Türkiye'de birçok işletme üretim yapamadığı için değil, finansmana erişemediği veya ulaştığı finansmanın maliyetini taşıyamadığı için zorlanmaktadır.
Son iki yılda uygulanan ekonomik program kapsamında iç talebin daralması, krediye erişimin zorlaşması, finansman maliyetlerinin tarihi seviyelere ulaşması ve işletme sermayesinin erimesi; üretim, istihdam ve yatırım üzerinde ciddi baskılar oluşturmuştur.
Özellikle üretim ekonomisinin lokomotifi olan KOBİ'ler, yüksek faiz oranları nedeniyle işletme sermayelerini yenileyememekte, yeni yatırım kararlarını askıya almakta, ihracatçı firmalar ise uluslararası pazarlarda rekabet avantajını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmaktadır.
Mersin gibi ihracat, lojistik, tarım ve sanayi potansiyeli yüksek şehirlerde bu tablo çok daha belirgin hissedilmektedir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın enflasyonda aşağı yönlü eğilimin güçlendiğine yönelik değerlendirmeleri, piyasalarda oluşan beklentiler ve faiz indirimi sürecine ilişkin oluşan öngörüler doğrultusunda, artık bankacılık sektörünün de bu yeni döneme uyum sağlaması gerektiğine inanıyoruz.

















