Mustafa Sever: Üretimi Artırmak Yetmez, Üreticinin Payını da Artırmalıyız

Ekonomi Eski Bakan Yardımcısı ve önceki dönem AK Parti MKYK Üyesi Mustafa Sever, dünya tarım piyasalarında artan rekabete dikkat çekerek, Türkiye’nin “daha çok üret” anlayışının ötesine geçmesi gerektiğini söyledi. Sever, üreticinin ürününü işleyebildiği, markalaştırabildiği ve ihraç edebildiği bir yapıya kavuşmasının önemini vurgularken, IPARD III kapsamında tarım ve kırsal kalkınma yatırımlarına yüzde 50 ile yüzde 75 arasında hibe desteği sağlandığına dikkat çekti.

EKONOMİ - 06-10-2026 13:54

Mustafa Sever: Üretimi Artırmak Yetmez, Üreticinin Payını da Artırmalıyız

Ekonomi Eski Bakan Yardımcısı ve önceki dönem AK Parti MKYK Üyesi Mustafa Sever, tarım sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak üretim artışının yanı sıra üreticinin elde ettiği katma değerin artırılması gerektiğini belirtti.

Dünyada tarımsal üretim dengelerinin hızla değiştiğini ifade eden Sever, bazı ülkelerin yeni tarım alanlarını üretime kazandırdığını, bazı ülkelerin ise teknoloji ve verimlilik artışıyla dünya pazarlarında daha güçlü hale geldiğini kaydetti.

Mısır, Çin, Özbekistan ve Güney Afrika gibi ülkelerin tarımsal üretimde giderek daha güçlü oyuncular haline geldiğini belirten Sever, dünya meyve-sebze ve zeytin-zeytinyağı arzındaki artışın küresel rekabeti sertleştirdiğini ve üretici fiyatları üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi.

“Üretim artarken üreticinin geliri neden azalıyor?”

Üreticilerin gübre, ilaç, mazot, işçilik, sulama, enerji, finansman, ambalaj, depolama ve lojistik gibi maliyetlerle karşı karşıya olduğunu belirten Sever, tarım politikasında asıl sorgulanması gereken konunun üretim artarken üreticinin gelirinin neden aynı oranda artmadığı olduğunu ifade etti.

Sever, üreticinin çoğu zaman ürününü ham olarak sattığını, ürün tüketiciye ulaşıncaya kadar geçen sınıflandırma, işleme, paketleme, depolama, taşıma, markalaşma ve ihracat süreçlerinde oluşan katma değerin önemli bölümünün farklı aktörler tarafından elde edildiğini belirtti.

Bu nedenle tarımda yeni bir anlayışa geçilmesi gerektiğini vurgulayan Sever, “Üret, sat ve çık” modelinden “üret, işle, değerlendir, markalaştır, ihraç et ve katma değeri üreticiyle paylaş” modeline geçilmesi gerektiğini ifade etti.

“Güçlü üretici kooperatiflerine ihtiyaç var”

Meyve ve sebze üreticilerinin eleme, boylama, sınıflandırma, işleme, paketleme ve ambalajlama tesisleriyle soğuk hava depoları ve soğuk zincir taşımacılığına sahip güçlü üretici kooperatifleri çatısı altında örgütlenmesi gerektiğini belirten Sever, benzer bir modelin zeytin ve zeytinyağı sektöründe de uygulanması gerektiğini söyledi.

Zeytinin sınıflandırılmasından işlenmesine, zeytinyağı üretiminden dolum ve şişelemeye, markalaşmadan pazarlama ve ihracata kadar tüm zincirin üretici örgütleri tarafından yönetilebilmesinin önemine dikkat çeken Sever, “Dünyada rekabet eden yalnızca çiftçi değildir. Rekabet eden; üretimden tüketiciye kadar bütün değer zincirini yöneten organizasyonlardır” dedi.

Sever, üreticinin tarladaki ürünün fiyatı üzerinde daha fazla söz sahibi olması gerektiğini belirterek, güçlü kooperatifler, entegre tesisler, doğrudan pazarlama, markalaşma ve ihracat kapasitesinin bu noktada kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

IPARD III üretici için önemli fırsatlar sunuyor

Mustafa Sever, açıklamasında Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından uygulanan IPARD III Programı kapsamında sağlanan desteklere ilişkin de bilgi verdi.

2024-2030 yılları arasında Türkiye’nin 81 ilinde uygulanacak IPARD III kapsamında, tarım ve hayvancılık başta olmak üzere belirlenen sektörlerdeki yatırımlara yüzde 50 ile yüzde 75 arasında hibe desteği sağlanıyor.

Programda özellikle tarımsal işletmelerin fiziki varlıklarının geliştirilmesi, tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması, çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve kırsal kalkınma stratejilerinin uygulanması destekleniyor.

Hayvancılık yatırımlarında yüzde 75'e kadar destek

IPARD III’ün M1 – Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar tedbiri kapsamında süt, kırmızı et, kanatlı eti ve yumurta üreten tarımsal işletmeler destekleniyor.

Bu alanda temel hibe oranı yüzde 60 olarak uygulanırken, genç başvuru sahipleri ve/veya dağlık alan yatırımları için ilave desteklerle oran yüzde 75’e kadar çıkabiliyor.

Ürününü işlemek isteyen üreticiye destek

M3 – Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması kapsamında ise kırmızı et, kanatlı eti, süt ve süt ürünleri, meyve-sebze, su ürünleri ve yumurta işleme yatırımları ile süt toplama faaliyetleri destekleniyor.

Bu tedbirde temel destek oranı yüzde 50. Uygun üretici örgütlerinin ortaklaşa yaptığı yatırımlarda hibe oranı yüzde 70’e kadar çıkabilirken, döngüsel ekonomi, yenilenebilir enerji ve atık yönetimiyle ilgili uygun harcamalara ilave destek sağlanabiliyor. Toplam destek oranı yüzde 75’i aşmıyor.

Çiftlik faaliyetlerini çeşitlendirenlere yüzde 75'e kadar hibe

M7 – Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme tedbiri kapsamında ise bitkisel üretimin çeşitlendirilmesi, arıcılık, zanaatkârlık ve yöresel ürünler, kırsal turizm, su ürünleri yetiştiriciliği, makine parkları ve yenilenebilir enerji yatırımları destekleniyor.

Bu alanda temel hibe oranı yüzde 60 olurken, genç başvuru sahipleri veya organik tarım sertifikalı çiftçiler için destek oranı yüzde 70’e çıkabiliyor. Uygun döngüsel ekonomi, yenilenebilir enerji ve atık yönetimi harcamalarında ilave desteklerle üst sınır yüzde 75’e ulaşabiliyor.

M5 – LEADER / Yerel Kalkınma Stratejilerinin Uygulanması tedbirinde ise Yerel Eylem Grupları tarafından hazırlanan yerel kalkınma stratejileri kapsamındaki faaliyetlere yüzde 100 hibe desteği sağlanıyor.

Hangi harcamalar destekleniyor?

IPARD III kapsamında projelerde dört temel harcama kalemi hibe kapsamında değerlendiriliyor:

  • Yapım işleri ve inşaat,
  • Makine ve ekipman alımı,
  • Hizmet alımı,
  • AB desteğini gösteren görünürlük harcamaları.

Buna karşılık canlı hayvan ve yıllık bitki alımları, arazi ve mevcut binalar ile ikinci el makine ve ekipman alımları destek kapsamında bulunmuyor.

Gençlere, kadınlara ve üretici örgütlerine avantaj

IPARD III programında genç ve kadın yatırımcılar ile üretici örgütlerine yönelik pozitif ayrımcılık uygulamaları da bulunuyor.

Bazı sektörlerde kadın ve genç yatırımcılara temel destek oranına ilave avantaj sağlanırken, üretici örgütleri destek oranları ile proje değerlendirme ve sıralama süreçlerinde avantaj elde edebiliyor.

Bu gruplara sıralama kriterlerinde ilave puan verilerek, bütçenin sınırlı olduğu dönemlerde projelerin desteklenme sıralamasında öne çıkmaları sağlanıyor.

Başvuru şartları neler?

IPARD III kapsamında gerçek veya tüzel kişiler başvuru yapabiliyor. Kamu tüzel kişilikleri ile kamu hissesi yüzde 25’ten fazla olan tüzel kişiler ise uygun başvuru sahibi sayılmıyor. Ziraat Odaları Birliği ile il ve ilçe ziraat odaları bu kapsamın dışında tutuluyor.

Başvuru sahiplerinin;

  • Ulusal Vergi Sistemi’ne kayıtlı olması,
  • Vergi ve SGK borcunun bulunmaması,
  • 18-65 yaş arasında olması,
  • Yatırımın ekonomik açıdan sürdürülebilir olması,
  • Yatırımın nihai ödemeden sonra 5 yıl süreyle muhafaza edilmesi

gerekiyor.

Ayrıca aynı çağrı döneminde bir başvuru sahibi yalnızca bir proje sunabiliyor. Bir faydalanıcının yeniden IPARD desteğine başvurabilmesi için önceki yatırımını tamamlamış ve nihai ödemesini almış olması gerekiyor.

Başvuruların ön sıralama işlemine tabi tutulduğu programda, sıralama sonuçlarına göre incelenecek projeler belirleniyor ve ardından değerlendirme süreci gerçekleştiriliyor.

“Daha çok üretim, daha yüksek katma değer”

Tarımda temel hedefin yalnızca üretimi artırmak olmadığını vurgulayan Mustafa Sever, üreticinin ürettiği değerden daha fazla pay almasının sağlanması gerektiğini belirtti.

Sever, Türkiye’nin tarımsal zenginliğinin daha geniş kesimlere yansıyabilmesi için üretim, işleme, markalaşma, örgütlenme ve ihracat süreçlerinin birlikte ele alınması gerektiğini ifade ederek tarımda yeni hedefin; “Daha çok üretim + daha yüksek katma değer + daha güçlü üretici örgütlenmesi + daha dengeli gelir paylaşımı” olması gerektiğini söyledi.

Sever, üreticinin güçlenmesiyle hem kırsal nüfusun korunacağını hem gençlerin tarımsal üretimde kalmasının sağlanacağını hem de Türkiye’nin küresel tarım pazarındaki rekabet gücünün artacağını vurguladı.

DİĞER HABERLER
TÜİOSB Başkanı Gül Akyürek Balta: OSB’ler Dönüşümün En Güçlü Uygulama Alanlarından Biri

TÜİOSB Başkanı Gül Akyürek Balta: OSB’ler Dönüşümün En Güçlü Uygulama Alanlarından Biri

05-10-2026 - EKONOMİ

MTSO Meclisi Dönemin Son Toplantısını Tamamladı

MTSO Meclisi Dönemin Son Toplantısını Tamamladı

03-10-2026 - EKONOMİ

sohbet