MTSO Başkanı Çakır: Her Ülke Kendi Atığına Sahip Çıkmalı

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkan Çakır, İçel TV - Kanal 33 ortak yayınında yayınlanan Vizyoner Programı'nda Ferudn Gündüz’e gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

GÜNCEL - 30-06-2026 21:43

MTSO Başkanı Çakır: Her Ülke Kendi Atığına Sahip Çıkmalı
Advert

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin Limanı’na gelen atıkların çevresel etkilerine dikkat çekerek, ülkelerin kendi atıklarını kendi sınırları içerisinde dönüştürmesi gerektiğini vurguladı. Atık ithalatını granül halde gelmesinin bu sorunu çözebileceğini vurgulayan Çakır, üretim ve ticaretin ancak çevreyle uyumlu ve sürdürülebilir bir anlayışla geleceğe taşınabileceğinin altını çizerek, “Atık ithalat politikalarımızın çevreyle uyumlu olacak şekilde yeniden gözden geçirilmesi gerekir” dedi. 

Programdan satır başları:

SORU: Mevcut ekonomiyi değerlendirir misiniz?
- Belirsizlik hâkim. Olumsuz dönemlerden geçiliyor. Bu dönemlerin geçeceğini düşünüyoruz. Bu şekilde bir dünya olmaz. Doğru bir sistemle yönetilmesini sağlamak lazım.

- Savaşlar hemen bitmiyor. Uzun sürüyor. Savaş sonrasına da hazırlanmalıyız. Savaş sonrasında herkes kendi tedarik sürecini düşünmeye başladı. Yeni tedarik arayışları başladı. Yeni lojistik alanları arayışı başladı. Tedarik merkezleri bulundu, çalışmaya başlanıldı. Yeni tedarik ve lojistik yolları çıktı.

- Biz Türkiye olarak güvenli bir ülke olarak, güvenli alan olarak stratejik konumumuzla bu süreçte öne çıktık. Lojistiğin başkenti Mersin’in de önemli bir yönü ortaya çıktı. Tüm taşıma modlarında yüzde 20 trafik artışı oldu. Bu, bizim lojistiğimizi, gümrüğümüzü artırdı. Bölgede tüm hacimler arttı. Yaşanan olumsuzluklar olumluya döndü.

- Körfeze direkt Güney Amerika’dan gelen, Avrupa’dan gelen yükler, Hindistan’dan gelen yükler Hürmüz’den giremediği için Suriye üzerinden körfeze gidilmeye başlandı. Karayolu hareketlendi. Ciddi yük trafiği oldu. İran’dan gelen giden yükler var. Savaş sonrası da bu yeni yolların izleri kalacak ve tüm taşıma modlarında avantajlar oluşacak.

- Biraz da dünya ülkelerini değerlendireyim. Bu süreçte Amerika’nın enflasyonu yüzde 4,2 ve öyle bir ülke için oldukça yüksek. Yüzde 2,5 büyümesi öngörülüyor. Gümrük tarifelerini yükselttikleri için girişlerde fiyatlar yüksek geliyor; bu nedenle tüketim maliyetleri arttı. İthalatı durdurdu. Üretim artsa da fiyatlar da arttı bu da enflasyonu etkiledi. Ülkede mutsuzluk var.

- AB durgunluk sürecini sürdürüyor. Yüzde 1 büyüme hedefleri var ama bu hedefe bile ulaşılamıyor. Yüzde 3 üzerinde enflasyon var. Enerji sorunu yaşıyorlar. Şu anda ciddi sıcak artışı var. İklim krizi yaşanıyor. 40 derecelere varan sıcaklıklar var.

- Panama Kanalı’nın su seviyesi yüzde 10’lara düştü ve geçişler Panama Kanalı’ndan olmuyor. İklim kriziyle suların azalması Panama Kanalı’nın gemi trafiğini yüzde 90 düşürüyor. Bu, bizim için de dünya için de sorun. İklim konusuna hepimiz çalışmalıyız. AB’nin enerji sorunu var, savunma sanayisine yatırım yapıyorlar.

- Rusya’da büyüme yok, aynı seviyede gidiyor. Enflasyon yüzde 8 seviyesinde.

- Çin’de durum olumsuz değil. Hammaddesi güçlü olunca yurt dışına satamadığı ürünleri iç piyasada tüketiyor. Genel dünyanın durumu bu.

SORU: Kur politikasının ihracata etkilerini değerlendirir misiniz?
- Merkez Bankası’nın bazı yanlış politikaları var. Kura baskı yapıp talebi düşürerek enflasyonu düşürmeye çalışıyorlar. Aslında talebi düşürmek değil, üretimi, arzı artırmamız lazım ki fiyatlar öyle düşsün. 

- Finansmana erişimi zorlaştırarak, harcamaları keserek az malını yüksek fiyatla satması sağlanıyor. Bu doğru değil. Finansa erişimde ciddi sorun yaşıyor firmalar. Bu konuyla ilgili dayanacak güç kalmadı. 2024’ten bu yana ciddi sorun yaşanıyor. Bu politika değişmeli. Üretim yapacak firmalarımızın desteklenmesine ihtiyaç var. Bu firmalarda verimlilik artırılsın, yeşil dönüşüme geçilsin, teknolojik dönüşüm yapılsın istiyoruz. Uzun vadeli cazip kredilerle bu mümkün.

- KGF desteği dediğimiz, TOBB öncülüğünde destekler veriliyor ama bu da çok az. Daha çok firmaya dokunulmalı. KGF kredileri zor durumdaki KOBİ’lere verilsin. Kimi için 2 milyon çok yüksek değil ama kimi için çok önemli bir para. İhtiyacı olan firmalara bu para verilmeli.

- Ülke olarak ihracat yapmamız lazım. Özellikle Mersin olarak ihracat yapmalıyız. Döviz az artıyor. Enflasyonun altında artıyor. Hedeflenen enflasyon yüzde 30, döviz artışı yüzde 15’lerde. Elinde döviz olan ihracatçı firmalar cezalandırılıyor.

- Girdi maliyetlerimiz çok yüksek. Merkez Bankası’nın politikasını değiştirip üreten firmalarımıza destek vermesi gerekiyor. Bu firmaları kaybedersek tekrar yerine yeni firmalar koyamayız.

- İSO 500’e giren firmaların 250’si Ar-Ge yapamıyor. Özellikle üretim yapan verimli firmalara destek verilmeli. Teknolojik destek verilmeli. KOBİ’lerimiz bizi ayakta tutuyor.

SORU: Ülkemizin Ar-Ge’ye ayırdığı pay da düşük.
- Evet, daha yüksek olmalı.

SORU: Biraz da Mersin ekonomisine bakalım; yatırımlar nasıl gidiyor?
- Mersin stratejik olarak özel bir bölgede ama Mersin iş dünyası da gerçekten çok çalışıyor. Güzel sonuçlar da ortaya çıkarıyor.

- Mersin çok hızlı büyüyor. ÇKA’nın son raporunda da en çok proje alan firmalar Mersin’den oldu. ÇKA da en çok proje kazandıran ajans oldu. TİM’de 22 firmamız en fazla ihracat yapan firmalar arasında bulundu. Mersin çok göze batmaya başladı.

- Gıda firmaları, demir-çelik sektörü gibi değişik sektörlerden firmalar bu ihracatçı firmalar arasına girdi. Mersin, kapasite olarak güzel, firmalar da iyi çalıştığı için göze gözüken iyi bir merkez oldu.

- ÇKA’nın desteklerinden 8 firmamız tamamen katma değerli destekler aldı. Çocuk mamasında ciddi ithalatımız vardı. Bir firmamız bu konuda başvurdu, ciddi yatırımlar var. Narenciyenin kabuk yağı üzerine çalışan firmalar var. Bakliyatın geri dönüşümü ve yeni ürün çıkarmayla ilgili firmalar, yat üretimiyle ilgili firmalar başvuruyor. Bunlar yeni istihdam demek ve hepsi katma değerli üretim.

- Ürün uzayı ile ilgili çalışmamız var. Hangi ürünün geleceği var, hangisi az bulunuyor, rekabetçi bir ürün; yetenekli kadrosu olan, bu işte çalışabilecek, mesleki olarak kadroları uygun firmalar var mı diye ürün uzayı çalışıyoruz. Mersin’de sanayi iş birliğinin bir sonucu.

- Ürün uzayı çalışmasıyla evet bakliyat, yaş meyve sebze kıymetli; bunların geri dönüşümü ve katma değerli üretim için hangi alanlara gitmeliyiz, bakacağız. Savunma sanayisi hızla büyüyor, yatçılık kıymetli; bu çalışmalar çok güzel bir noktaya geldi. Ürün uzayı çalışması bizi bir üst lige çıkarabilecek katma değerli bir çalışma. Neyi ne kadar benzersiz, ne düzeyde kolektif bilgi birikimiyle ürettiğimizi gösteriyor. Benzersiz olsun ki herkes üretemesin. Bilgi birikimi önemli, ustalık önemli. Ürün uzayı Mersin özelinde uygulanıyor.

- Ürün uzayı ile ÇKA’da desteklenecek ürünler ortaya çıktı

SORU: Atık ithalatı çok arttı, ne dersiniz bu konuda?
- Mersin kötü bir imajla değil, iyi projeleriyle anılacak. MTSO olarak ticaret yapacağız, üreteceğiz ama ne yaparsak yapalım üyelerimizle birlikte önce çevreci olacağız. Gelecek nesilleri düşüneceğiz. Üretimimizin sağlıklı ve çevreci olması lazım. Her şeye rağmen para kazanalım pozisyonunda olmayacağız.

- Geçen gün Mersin Limanı’ndaki sorunlardan bahsediyorduk ve bu sorunlarda dışarıdan gelen çok atık bulunduğuyla ilgili söylemler geldi. Araştırdığımızda Türkiye’nin en çok atığı Mersin Limanı’na geliyor. Malezya gibi birkaç ülkeye daha gidiyor. Araştırdıkça bizim atık politikamızın değişmesi gerektiğini anladık.

- Atıklar denizlerimizi kirletiyor, mikro plastikler oluşuyor. Balıklar yiyor ve biz de balıkları yiyoruz. Devletimizin atık ithalat politikasını yeniden gözden geçirmesi lazım. Mersin Limanı bu atıklar için doğru bir yer değil. Atıkların hepsi limanda serilip tek tek inceleniyor. Bu incelenirken bizim diğer kıymetli maddelerimiz 1 hafta, 10 gün bekliyor. Demurajlar artıyor. Günlük 300-400 konteyner atık var. Her ülke kendi atığına sahip çıkmalı. O ülkedeki atıkları almayalım demiyoruz ama granül olarak alalım. Hammadde olarak alalım.

- Biz atıkları almazsak kendi atıklarımızı geri dönüştürecek yatırımlar yapabiliriz. Kendi atıklarımız daha değerli olur. Her ülke kendi atığına sahip çıkıp dönüştürebilirse daha sağlıklı yol alınır. Karbon ayak izi konuşurken neden İtalya ve İngiltere atıklarını bize gönderiyor? Biz MTSO olarak bu sağlıksız ürünlere karşıyız. Granül olarak alabiliriz.

- Biz konunun takipçisiyiz. Valimizle de konuşuyoruz, MIP ile de görüşüyoruz.

- Limandaki gecikmeleri de sorduk. Mersin’in olma sebebi Mersin Limanı; siz olmazsanız Mersin olmaz dedik. Önce üyelerimizin, Mersin’in ve hinterlandının kazanması gerekli. Siz de kazanacaksınız. Fiyatınızın rekabetçi olması ve hızlı olmanız lazım dedik. Bize ne düşüyorsa bakanlıklarda, ilgili yerlerde biz varız. Ama üyelerimize zarar verecek çalışmalarınızın da karşısındayız dedik.

- Liman da bu konuda ilgili. Doğru bir tane ve bu doğru uygulanacak. Liman fiyat açısından rekabetçi olacak ve işlemler hızlı yürüyecek. Burası kimsenin inisiyatifinde değil, Türkiye’nin limanıdır ve doğru yönetilmeli.

- Hammaddenin geç gelip demuraj yemesi üreticinin fiyatını artırıyor, bu da tüketiciye dönüyor.

- Liman yüzde 82 dolulukta. Biz hep konuşuyoruz; alternatif bir ana konteyner limanına ihtiyacımız var. Adana’da yapılıyormuş, Mersin kaçırmış deniyor. Adana’da yapılsa bile coğrafi şartları nedeniyle ana konteyner limanı Mersin’de yapılacak ve Mersin iş dünyası olarak biz bu limana talibiz. Rifat Hisarcıklıoğlu’na da söyledik, o da sizin yanınızdayız dedi. Çünkü bu liman dolmuş durumda.

- Limanın yoğunluğu nedeniyle yükler maalesef başka ülkelere gidiyor. Türkiye kaybediyor.

SORU: Sanayi koridorlarını da biraz anlatır mısınız?
- Yeni sanayi koridorları oluşuyor. Bu koridorlarda tüm yollar Mersin’e çıkıyor. Bu durumda mevcut limanın kapasitesinin 7-8 katı büyüklüğünde yük trafiği olacak. Bu koridorlar 27 ili kapsayacak. Adana da İskenderun da dolacak. Bu bölge özel bir bölge. Stratejik olarak, doğal yer olarak Mersin’den başka liman için uygun yatırım yeri yok.

SORU: Yatırımlar da artmaya başladı.
- Yeni sanayi bölgelerine, serbest bölgeye yatırımlar var. Yatırım artıyor, toprak kıymetli. Her isteyen değil, bizim seçeceğimiz yatırımcılar gelmeli. Bunu turizmle de OSB’lerle de konuşuyoruz.

- Nasıl bir turizm istediğimizi birlikte planlamalıyız.

SORU: Kazanlı için ne düşünüyorsunuz, yatırımcılar çekildi?
- O bölge tekrar canlanacak, tekrar ihaleye verilecek; bir yatırımcı ile görüşüyoruz. 2000 yataklı bir firmamız hazır ama tek girmeyeyim diyor. Belki Mersinliler olarak bir parseli biz yapabiliriz. Ortak bir sermaye grubu oluşturulabilir, birlikte planlamalıyız. Biz inanıyoruz; Tarsus’un turizm bölgesi projesinin canlanması için çalışmaya başlayacağız.

SORU: Ali Can Sınır Kapısı’nın açılacağı söyleniyor; bu olursa Mersin Limanı’na bir yük daha gelecek. Böyle bir gelişme de var. Mutlaka ana konteyner limanı konusu dikkate alınmalı.
- Biz fişeği attık, ana konteyner limanını yapacağız. Mersin Limanı da büyüdükten sonra biraz daha rahatlayacak ama o da dolacak. Ana konteyner limanına hadi dense 3-4 sene sürecek. Bu limanlar bize yetmeyecek, hazırlık yapmalıyız.

SORU: Odak çalışma kurullarına değinir misiniz?
- Daha önce platformlarımız vardı. Yeni dönemde de odak kurullarını oluşturduk. Turizm, Sanayi, Tarım, Girişimci, Melek Yatırımcı odak kurullarımızı oluşturduk. En son girişimci odak kurulumuzun sonuç raporunda Demoday etkinliği yapıldı. Girişimcilerle melek yatırımcılar bir araya getirildi. 100 milyonluk sermaye bir araya geldi. 60 projeden 20 proje seçildi. Bu 10’a indi ve yatırımcılarla bir araya getirildi. 3 tanesi ciddi yatırım alma aşamasında.

- Lojistik odak kurulu, lojistik köy ile ilgili yeniden çalışma kararı aldı. Mersin Lojistik Merkez projesini başlatacağız. UND ve ilgili sektör temsilcileriyle yeri belirleyip yatırımcılara vereceğiz. Lojistik başkenti diyoruz, bir lojistik merkez yakışır. MTSO olarak startı verdik.

- Tarım odak kurulunda Tarım Master Planı yapılsın ve ürün desenleri belirlensin deniyor. İklim değişiyor; yeni ürün deseni ne olmalı diye çalışma yapıldı. Biyolojik mücadele çalışması var. Alata’ya bir hibe kazandırıldı. Biyolojik mücadele ile faydalı böcek üretilecek.

- Turizm odak kurulunda Turizm Bakanlığı’yla turizm master planı yapılıp devreye alınması vardı.

- Odak kurullarımızın hepsi yoğun çalışıyor. Mersin’de sektörle ilgili tüm temsilcilikler, bakanlıklar, üniversiteler birlikte çalışıyoruz.

SORU: Mersin ilçeleriyle birlikte büyümeli derken neyi kastetmiştiniz?
- Herkes Mersin büyüsün istiyor ama merkezinin büyümesi doğru bir büyüme modeli değil. Paris’in nüfusu hep 2 milyonda kalıyor, hiç değişmiyor. Binalar da değişmiyor; doğru bir planlama olmuş, içi değişiyor ama yollar, Paris’in dışı hiç değişmiyor. Hızlı trenlerle ilçeleri geliştirerek hareket etmişler. Bizim icat ettiğimiz bir konu değil. O zaman yaşanabilen bir kent oluyor.

- Mersin hızlı göç alacak. Kaliteli göç alsa da doğru büyüme modeli olmalı. Mersin merkezinin mevcut nüfusunu koruyarak ilçeleri büyütüp oraya ulaşımlar sağlanarak gelişim sağlanmalı. İlçelerde de sosyal alanlar sağlanmalı. Mersin çok büyürse trafik var diyoruz, su yetmiyor diyoruz. İnsanların kendi yaşadıkları bölgelerde üretip yaşaması sağlanmalı. Büyükşehir ile birlikte 2050-2075 Mersin’ini planlamamız lazım.

- Bugün yapılan bina 30 sene sonra yıkılacak. Bugünden 2075 planlanmış olursa o binalar yıkıldığında planlı tasarımlar yapılabilir. Nüfusunu, sanayisini planlayarak iyi hâle getirmeliyiz.

SORU: Marmara’daki deprem riskine en iyi alternatif Çukurova diyoruz, bu konuda ne dersiniz?
- Bunu uzun zamandır konuşuyoruz. Bu duyuldu artık diye düşünüyoruz. Bakanlığımız da sanayi koridorlarını oluşturuyor. Sanayiyi Anadolu’ya yayıyor. Büyük proje, İç Anadolu’dan Mersin aksı üzerinden sanayi koridorları oluşacak. Marmara’ya bir alternatif olarak düşünülüyor.

- Adana ile bu projeye sahip çıkıp Marmara’ya yeni bir havza oluşturmalıyız. Buna mecburuz. Orada çok büyük yığılma oldu, Anadolu’ya yayılması gerekiyor.

SORU: MTSO’nun hedeflerini anlatır mısınız?
- Ana konteyner limanını inşallah yapacağız. Lojistik köyümüz kazandırılacak. Fuar alanıyla ilgili şu anda Yenişehir fuar alanıyla ilgili belediye ile 3-4 aydır konuşuyoruz. MTSO olarak fuarlara el atacağız. Büyükşehir’i, Yenişehir’i de işin içine alacağız ama sekreterya bizde olacak. Tarsus’u da içine alan, Tarsus’ta 200 dönümlük fuar ve kongre merkezini yine MTSO ile planladığımız, diğer kurumların da işin içinde olabileceği bir organizasyon planlanıyor. Tarsus’ta golf turizmine yönelik çalışmamız olacak. Üyelerimizin katma değerli üretime geçmesi, yeşil dönüşüm ve dijital dönüşümlerinin sağlanması, tarım ve sanayide yeni ürün desenleri üzerine çalışacağız. İhracat yapmayan tekstil, mobilya gibi firmaların ihracat yapmasını sağlamak ana hedeflerimizden.

- Dijital olgunluk raporu veren bir odayız; hedefimiz 100 firmaya gitmek. Ekibimiz gidip mevcut durumu saptayıp yol haritalarını veriyor. Şu ana kadar 50 firma ziyaret edip güzel dönüşler aldık. Firmalara rehberlik ve mentörlük yapıyoruz. Dijital dönüşümü nasıl sağlayabiliriz diye çalışıyoruz.

- Gelecek yıllarda tamamen sürdürülebilirlik konuşacağız. Firmaların karbon ayak izi nedir? Yeşil bir Mersin hayal ediyoruz. Katma değeri yüksek firmaları hayal ediyoruz.

SORU: Bir ara kruvaziyer turizm de hareketliydi.
- Misafir geleceği zaman evi hazırlamak gibi, zengin holdinglerin yatırım yapacağını düşünerek Mersin’i bu yatırımlara hazırlamalıyız. Huzurlu bir ortamımız var. İş dünyası için çok önemli. Başta sayın valim olmak üzere tüm emniyet mensuplarına teşekkür ediyorum.

- Sonra temizlik ister, altyapı ister, yemeklere kadar kaliteli ürün ister. Bunları hazırladık. Limanımız yeterli değil, yeni limana ihtiyaç var. Lojistik merkeze ihtiyaç var. Turizm alanlarının çok olduğu, golf oynayabileceğim yerler istersiniz. Bunları görünce “tamam, ben bu şehirde yapabilirim” dersiniz. Misafir ağırlar gibi şehrimizi de düzenlemeli, hazırlamalıyız. Bunun için çalışıyoruz. Hepimize çok görev düşüyor.

- Markalaşma da olmazsa olmazımız. Mersin’de çok güzel hikâyeler var. Yapamadıklarımız var. Şirketlerin kurumsallaşması, sürdürülebilirliği; bu şirketleri nasıl 100-200 sene yaşatabiliriz gibi konulara yoğunlaşacağız.

SORU: Son sözlerinizi alalım.
- Mersin’i çok güzel bir gelecek bekliyor. Hepimizin Mersin’e inanması lazım. Birbirimizle değil, şehrimizi geleceğe taşıyacak projelerle uğraşmamız lazım. Birbirimizle tartışacak vaktimiz yok. Enerjimizi doğru kullanmalıyız. Yağmur, kovası açık olanlara dolar

Advert
DİĞER HABERLER
BAŞKAN SEÇER, ARAÇ TESLİM TÖRENİ’NE KATILDI

BAŞKAN SEÇER, ARAÇ TESLİM TÖRENİ’NE KATILDI

30-06-2026 - GÜNCEL

ŞEHİTLER TEPESİ'NDE BEKLENEN İHTİYAÇLAR KARŞILIK BULUYOR

ŞEHİTLER TEPESİ'NDE BEKLENEN İHTİYAÇLAR KARŞILIK BULUYOR

30-06-2026 - GÜNCEL