GÜNDEM
Giriş Tarihi : 22-10-2026 18:17   Güncelleme : 22-10-2026 18:17

BAROLARDAN; TBMM’NE VE ADALET BAKANLIĞI'NA ACİL ÇAĞRI

Mersin Barosu ile birlikte 75 baro yaptığı ortak yazılı açıklamada, son zamanlarda avukatlara yönelik artan şiddete tepki gösterdi. Barolar, “Avukat uyuşmazlığın tarafı değil, bağımsız savunmanın ve hukukun üstünlüğünün temsilcisidir” başlığıyla yaptığı açıklamada, TBMM’yi ve Adalet Bakanlığını acilen göreve çağırarak, avukata yönelik şiddeti önleyecek somut yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini istedi.

BAROLARDAN; TBMM’NE  VE  ADALET BAKANLIĞI'NA   ACİL ÇAĞRI

BAROLAR, AVUKATA ŞİDDETİN SON BULMASI İÇİN TBMM’Yİ VE ADALET BAKANLIĞINI ACİL GÖREVE ÇAĞIRDI

Barolar yaptığı ortak yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

AVUKAT UYUŞMAZLIĞIN TARAFI DEĞİL, BAĞIMSIZ SAVUNMANIN VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜN TEMSİLCİSİDİR!

Son dönemde tırmanan ve kaygı verici boyutlara ulaşan şiddet sarmalı, avukatlık mesleğini icra eden meslektaşlarımıza yönelik tehdit ve fiziki saldırılarla yargı sistemini temelinden sarsmaktadır.

* 13 Ekim 2026 tarihinde Aksaray Barosu üyesi meslektaşımız Av. Çiğdem AKBULUT ÇÖKMEZ, Aksaray Adliyesi bünyesinde mesleki faaliyetini ifa ettiği sırada, davanın karşı tarafı ve beraberindeki şahıslar tarafından adliye binası içerisinde fiziksel ve sözlü saldırıya uğramış; açıkça tehdit ve hakarete maruz kalmıştır.

* 13 Ekim 2026 tarihine Afyonkarahisar Barosu mensubu meslektaşımız Av. Fahri Fevzi KARTAL, Afyonkarahisar Adliyesi duruşma salonu içinde mesleki faaliyetini ifa ettiği sırada, davanın karşı tarafı ve tutuklu olan şahıs tarafından hem sözlü hem fiziki saldırıya uğramıştır.

* 20 Ekim 2026 tarihinde Van Barosu üyesi meslektaşımız Av. Turan YAZAN, adliye binası içerisinde icra ettiği duruşmanın hemen ardından davanın karşı tarafı olan şahısların fiziki saldırısına uğramıştır.

* 21 Ekim 2026 tarihinde İstanbul Barosu üyesi meslektaşlarımız Av. Muhammed Baykan KARATAŞ ve Av. Selim DURNA, İstanbul Küçükçekmece’de hukuka uygun şekilde yürütülen bir haciz işlemi sırasında 15-20 kişilik bir grubun fiziki saldırısına, darp ve ölüm tehditlerine maruz kalmış; can güvenlikleri hiçe sayılarak görevlerini yapmaları engellenmeye çalışılmıştır.

SAVUNMA MAKAMI MÜNFERİT DEĞİL, SİSTEMATİK BİR TEHDİT ALTINDADIR!

Adliyenin ve adaletin tecelligahı sayılan yargı çatısı altında ya da haciz mahallerinde görevi başında saldırıya uğrayan meslektaşlarımıza yönelik bu menfur eylemler; yalnızca bireysel şahıslara değil, yargı bağımsızlığına, adil yargılanma hakkına, vatandaşın hak arama hürriyetine ve hukukun üstünlüğüne yöneltilmiş ağır birer ihlaldir.

Yargının üç kurucu unsurundan biri olan avukat, üstlendiği uyuşmazlığın taraflarıyla özdeşleştirilemez. Avukatı dosyanın tarafı addederek husumet güden, can güvenliğini ve mesleki bağımsızlığını hedef alan bu zihniyet kabul edilemez. Hiç kimse, yürütülen hukuki bir işlemden veya davadan duyduğu rahatsızlığı avukata yönelik şiddetin gerekçesi haline getiremez.

YARGININ KENDİ İÇİNDEKİ ÇİFTE STANDARDI REDDEDİYORUZ!

Bizleri asıl düşündüren ve kamu vicdanını derinden yaralayan husus; yargının sacayakları arasında oluşturulan ve avukatı savunmasız bırakan bu çifte standarttır:

* Benzer şiddet eylemleri yargı görevi yapan hâkim ve savcılara karşı gerçekleştirildiğinde derhal en üst düzey koruma ve tutuklama tedbirlerine başvurulurken; adliyelerde ve sahada kolluk korumasından yoksun bırakılan avukatlara yönelik saldırılarda saldırganların "adli kontrol" kararlarıyla serbest bırakılması kabul edilemez! Saldırganlara cesaret veren ve cezasızlık algısını pekiştiren bu tutumu reddediyoruz.

* Hastanelerimizde sağlık çalışanlarımıza yönelik saldırılarda "Beyaz Kod" uygulamasıyla tüm kolluk güçlerimiz anında teyakkuza geçmektedir. Adliyelerimizde hâkim ve savcılarımız kolluk görevlilerince korunmakta; kendilerini koruyabilmeleri adına herhangi bir harç veya ücret ödemeksizin bireysel silah ruhsatı alabilmektedir. Ancak aynı yargı görevini icra eden avukatlar bu haklardan mahrum bırakılmakta, savunma makamı adeta tecrit edilerek yalnızlaştırılmaktadır.

Söz konusu avukatın can güvenliği ve mesleki dokunulmazlığı olduğunda ortaya çıkan bu derin sessizlik ve ilgisizlik son derece düşündürücüdür ve artık sürdürülemez!

YASAMA MECLİSİNE VE ADALET BAKANLIĞINA ACİL ÇAĞRI

Bizler sadece bir mesleği icra etmiyoruz; bu ülkenin her bir ferdinin hak ve özgürlüklerini, adalete olan inancını korumak için ettiğimiz yemine sadık kalıyoruz. Avukatın savunmasız bırakıldığı bir düzlemde, vatandaşın savunma hakkı da kalmaz!

Aşağıda imzası bulunan Barolar olarak;

  1. Saldırıya uğrayan meslektaşlarımız Av. Çiğdem AKBULUT ÇÖKMEZ, Av. Turan YAZAN, Av. Muhammed Baykan KARATAŞ, Av. Selim DURNA ve Av. Fahri Fevzi KARTAL nezdinde Aksaray, Van, İstanbul ve Afyonkarahisar Barolarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
  2. Faillerin hak ettikleri en ağır cezayı alması için tüm adli, hukuki ve itiraz süreçlerinin sonuna kadar takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz.
  3. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni (TBMM) ve yetkili makamları acilen göreve çağırıyoruz: Avukata yönelik şiddeti önleyecek somut yasal düzenlemeler, adliyelerde ve haciz mahallerinde fiili güvenlik tedbirleri ve mesleki güvenceler derhal hayata geçirilmelidir!

Savunma baskıya ve şiddete teslim olmadı, olmayacak!

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

EditörEditör