YAŞAM
Giriş Tarihi : 08-06-2026 19:20   Güncelleme : 08-06-2026 19:20

Her 5 Çalışandan 4’ü İklim Krizi Nedeniyle Kaygılı

Türkiye’de faaliyet gösteren 35 farklı şirketten 680 çalışanın katıldığı araştırmaya göre, çalışanların yüzde 80,5’i farklı düzeylerde iklim değişikliği ve çevresel sorunlar nedeniyle endişe duyuyor. Araştırma sonuçları, yaklaşık her 5 çalışandan 4’ünün çevresel gelişmelerden kaynaklı kaygı hissettiğini gösteriyor.

Her 5 Çalışandan 4’ü İklim Krizi Nedeniyle Kaygılı

İş Dünyasında Eko-Anksiyete Alarmı

İklim krizi ve çevresel sorunlar, çalışanların ruh sağlığı üzerinde giderek daha belirgin etkiler yaratıyor. Kurumsal esenlik platformu Wellbees tarafından gerçekleştirilen araştırma, çalışanların büyük bölümünün iklim ve çevre kaynaklı kaygı yaşadığını ortaya koydu.

Kaygının En Büyük Nedeni Çevresel Değişimler

Araştırmada katılımcılara iklim değişikliği ve çevresel sorunların kendilerinde ne düzeyde kaygı yarattığı soruldu. Çalışanların yüzde 56,9’u mevsim değişiklikleri ve çevresel etkiler nedeniyle zaman zaman endişe duyduğunu belirtirken, yüzde 18,7’si bu kaygıyı sık sık yaşadığını ifade etti. Katılımcıların yüzde 4,9’u ise çevresel sorunların her an akıllarında olduğunu ve kararlarını etkilediğini söyledi.

Verilere göre çalışanların yüzde 23,6’sı, yani yaklaşık her 4 çalışandan 1’i, günlük yaşamını etkileyebilecek düzeyde yoğun eko-anksiyete yaşıyor.

İklim Krizinden Hiç Endişe Duymayanlar Azınlıkta

Araştırmada çalışanların yüzde 13’ü iklim ve çevre krizini yalnızca büyük doğa olayları yaşandığında düşündüğünü belirtirken, bu konuların aklına hiç gelmediğini söyleyenlerin oranı yüzde 6,5’te kaldı.

“Kaygı Haritası Değişiyor”

Araştırma sonuçlarını değerlendiren Wellbees CEO’su Melis Abacıoğlu, günümüzde bireylerin yalnızca kariyer ve gelir gibi konularla değil, yaşadıkları çevrenin geleceğiyle de yakından ilgilendiğini belirtti.

Abacıoğlu, “Bireyler artık geleceğini yalnızca iş güvencesi ya da kariyer üzerinden değerlendirmiyor. Hava kalitesi, su kaynakları, gıda güvenliği ve çocuklarının yaşayacağı dünya da bu değerlendirmelerin önemli bir parçası haline geldi. Eko-anksiyete artık geçici bir hassasiyet değil, çalışan esenliğini doğrudan etkileyen kalıcı bir gündem maddesi” dedi.

Geçtiğimiz yıl yayımlanan esenlik araştırmalarında da eko-anksiyetenin genel esenlik düzeyini düşürdüğünün ve tükenmişlik hissini artırdığının görüldüğünü hatırlatan Abacıoğlu, yeni verilerin konunun iş dünyası açısından daha fazla önem kazanacağını ortaya koyduğunu ifade etti.

Şirketlere Eko-Anksiyeteyle Mücadele İçin 5 Öneri

Wellbees, çalışanların iklim kaynaklı kaygılarını azaltabilmek için kurumlara beş temel öneride bulundu:

  • Sürdürülebilirlik ve iklim hedeflerini çalışanlara sade ve anlaşılır bir dille anlatmak,
  • Büyük çevresel hedefleri küçük ve ölçülebilir adımlara dönüştürmek,
  • Çalışanları karar alma süreçlerine dahil etmek,
  • Kurumsal ilerlemeyi düzenli ve şeffaf şekilde paylaşmak,
  • Doğayla temas eden etkinlikler ve psikolojik destek uygulamalarını artırmak.

Araştırma, iklim krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda çalışanların psikolojik sağlığını etkileyen önemli bir iş dünyası gündemi haline geldiğine işaret ediyor.

EditörEditör