Toplantının moderatörlüğünü Anadolu Yönetim Danışmanları ve Akademisyenler Derneği Başkanı Ferudun Gündüz üstlendi. Programa konuşmacı olarak Tarsus Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sami Süygun, Güler Group Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Güler, Mersin Üniversitesi Genç Girişimci Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Gürbüz Çomak ile Yörük Süt Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Öz katıldı. Toplantıya iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcileri yoğun ilgi gösterdi.
Gündüz: “Sivil toplum 5. güç”
Toplantının açılışında konuşan MİK Başkanı Ferudun Gündüz, kulübün yedinci yılına girdiğini belirterek, Türkiye’nin gelişim sürecinde çeşitli sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Bu sorunların çözümünde sivil toplumun “5. güç” olarak önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Gündüz, toplantıların hem sosyalleşme hem de kentin ve ülkenin temel meselelerine çözüm üretme açısından önemli bir zemin sunduğunu vurguladı.
Süygun: “Dil farklılıkları giderilmeli”
İlk konuşmacı Doç. Dr. Sami Süygun, akademi ile iş dünyası arasındaki en temel sorunlardan birinin “dil farklılığı” olduğunu söyledi. Akademinin daha teorik ve teknik bir dil kullandığını, iş dünyasının ise somut ve hızlı sonuç beklediğini belirten Süygun, bu nedenle iki taraf arasında adeta bir “tercüman” ihtiyacı doğduğunu ifade etti.
Daha önce yürütülen projelerde bu farklılığı yakından gözlemlediğini dile getiren Süygun, tarafların daha sık bir araya gelmesinin önemine dikkat çekerek, “Bir çay ya da kahve buluşması bile bu dil farklılığını azaltabilir” dedi.
Güler: “Arabulucu bir yapıya ihtiyaç var”
Sanayici Mustafa Güler ise ekonomik refahın temelinde sanayinin bulunduğunu belirterek, katma değeri yüksek üretim için akademi–iş dünyası iş birliğinin zorunlu olduğunu söyledi. Güler, akademisyenlerin maddi ve idari sorunlarının çözülmesi gerektiğini, iş dünyasının ise Ar-Ge süreçlerinden hızlı ticari sonuç beklentisi içinde olduğunu dile getirdi.
Taraflar arasındaki beklenti farklılıklarına dikkat çeken Güler, üniversite–sanayi ilişkilerinde arabulucu bir kuruma ihtiyaç olduğunu ifade ederek Mersin Üniversitesi Geliştirme Vakfı’nın bu rolü üstlenebileceğini söyledi.
Çomak: “Sorun insan kaynağı”
Dr. Gürbüz Çomak ise üniversite–sanayi iş birliği tartışmalarının çoğu zaman veriye dayanmadığını belirtti. Türkiye’de işletmelerin büyük bölümünün mikro ölçekli olduğuna dikkat çeken Çomak, bu yapının iş birliğini zorlaştırdığını ifade etti.
İnsan kaynağının en temel sorun olduğunu vurgulayan Çomak, nitelikli ve motive çalışanların sistemin anahtarı olduğunu belirterek, “Nitelikli insan girdiği her yere uyum sağlar, sorun çözer ve üretir” dedi.
Öz: “Küresel rekabet için kümeleşme şart”
Ramazan Öz ise konuşmasında küresel rekabet baskısına dikkat çekti. Firmaların sadece yerel değil küresel ölçekte rekabet ettiğini belirten Öz, katma değerli üretim ve kümeleşmenin önemine vurgu yaptı. Yörük Süt’ün ihracat serüveninden örnekler paylaşan Öz, sanayicilerin birlikte hareket etmesinin zorunlu hale geldiğini söyledi.
Türkel: “Akademik yükselmede sanayi projeleri belirleyici olmalı”
Toplantıda söz alan Prof. Dr. Süleyman Türkel ise akademik yükselme kriterlerinde sanayi ile yapılan projelerin belirleyici olması gerektiğini ifade etti. Yurt dışı deneyimlerini paylaşan Türkel, üniversitelerde proje üretimi ve sanayi iş birliğinin akademik kariyer açısından daha fazla teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.
Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin paylaşılmasının ardından teşekkür belgelerinin takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

















