Mersin Kent Haber
HV
10 AĞUSTOS Pazartesi 16:26

Mersin Kenti Edebiyat Ödülü 2026 Sahibi Sema Kaygusuz Oldu

MTSO’nun öncü girişimiyle kent adına verilen Mersin Kenti Edebiyat Ödülü’nün 2026 yılı sahibi, çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden Sema Kaygusuz oldu.

KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 10-08-2026 14:30   Güncelleme : 10-08-2026 14:30
Mersin Kenti Edebiyat Ödülü 2026 Sahibi Sema Kaygusuz Oldu

Mersin Ticaret ve Sanayi Odasının (MTSO), Türkiye’de ve Mersin’de edebiyata olan ilgiyi geliştirmek, bu ilgiyi ulusal ölçekte bir verime dönüştürmek ve edebiyat okurlarının dikkatini nitelikli eserlere çekmek amacıyla düzenlediği Mersin Kenti Edebiyat Ödülü’nün 2026 yılı değerlendirme süreci tamamlandı.

Bu yıl 19’uncusu düzenlenen ödülün sahibi; hikâye, roman ve deneme türlerindeki eserleriyle tanınan usta yazar Sema Kaygusuz oldu. Kaygusuz, insanı, doğayı, toplumsal belleği ve medeniyetin yol açtığı etik sorunları özgün, duyumsal ve mito-poetik bir anlatımla ele alan; Türk edebiyatına yeni ifade olanakları kazandıran eserleri dolayısıyla ödüle değer bulundu.
Sema Kaygusuz’a ödülü, 6 Kasım 2026 Cuma günü düzenlenecek Mersin Kenti Edebiyat Ödülü Töreni’nde takdim edilecek.
Celâl Soycan, Turhan Günay, Metin Cengiz, Yavuz Özdem ve Cemal Sakallı’dan oluşan Ödül Değerlendirme Kurulu’nun konuyla ilgili kararı şöyle: 
“Ülkemizde ve Mersin’de edebiyata olan ilgiyi geliştirmek ve ulusal ölçekte bir verime dönüştürmek, edebiyat okurlarının dikkatini nitelikli örneklere çekmek; yapıtlarıyla Türk edebiyatının gelişmesine katkıda bulunmuş kişileri onurlandırmak ve eserlerinin daha yaygın okunmasını sağlamak amacıyla MTSO’nun öncü girişimiyle kent adına verilen Mersin Kenti Edebiyat Ödülü’ne ilişkin çalışmalar, ilgili yönetmelik gereğince yürütülmüştür.
Ödül Değerlendirme Kurulu üyeleri Sema Kaygusuz’u;
a) Modern zamanlarda insan-doğa, özne-nesne ve ben-öteki arasında görünürde yaşanan ilişkilerin derinine inerek çağdaş medeniyetin kaba ve sahte sesini açığa çıkardığı; doğal olanın aynı zamanda insanî olduğunu öne çıkararak bir medeniyet eleştirisi yapabildiği,
b) Özden gelen sahici duyguları incelikli betimlemelerle sözcüklere dengeli biçimde yayarak duyumsal bir üslup geliştirdiği; insanın ontolojik varlığını düşsel bir gerçeklikle kurarak bütünlüklü bir evren tasavvuru ortaya koyduğu,
c) Medeniyetlerin üzerinde tahakküm kurduğu kadının sesini, tabiatın ritmini ve bütün canlı özlerin duyumsallığını bedenleştirerek dişil bir anlatı diline ulaştığı,
d) Tekil ve tahakkümcü aklı, kanıksanmış modern yaşamı bütün duyuların devinimiyle ele alıp modern hayatı aklın süzgecinden geçirerek sinestezik bir dil yarattığı,
e) İnsan sonrası çağda, ütopik beklentilerin aksine, teknolojik tahakkümün yol açabileceği ontik ve etik krizlere, geçmişe yapılan müdahalelere, varoluşun doğasını kökten sarsacak risklere ve kaybolacak duygulara dikkat çektiği,
f) Entelektüel vicdanı başat kılarak belleğe kazınmış bireysel, toplumsal ve kültürel travmaların yol açtığı mahcubiyetin suskun dilini etik bir duyarlılıkla açtığı ve bir şifa dili kurduğu,
g) Kültürlerin arketipleri, söylenceleri, insanlık tarihine kazınmış imgeleri ve düşsel dünyaları arasında mito-poetik geçişler yaparak yaşamın özünü oluşturan kök hikâyelere ulaştığı için ödüle değer bulmuştur.”

EditörEditör