Dünyanın artık dönüşümü tartışan değil, dönüşümün doğrudan içinde yer alan bir noktaya ulaştığını belirten Başkan Gündoğdu, küresel sistemin siyasi, ekonomik ve askeri eksenlerde yeniden şekillendiğini ifade etti. Bu yeni dönemde vizyon sahibi, hazırlıklı ve güçlü devletlerin öne çıktığını dile getiren Gündoğdu, Türkiye’nin sahip olduğu jeostratejik konum, üretim kapasitesi, savunma sanayii yetkinliği ile genç ve dinamik nüfusunun bu süreçte ülkeyi doğal bir aktör haline getirdiğini kaydetti.
Küresel rekabetin klasik yöntemlerle yürütülmediğine dikkat çeken Başkan Gündoğdu, çok katmanlı güvenlik anlayışı, ileri savunma teknolojileri, enerji ve lojistik güvenliği, finansal dayanıklılık ve teknolojik bağımsızlığın yeni güç tanımının temel unsurları olduğunu söyledi. Bu alanlarda yapılan her stratejik yatırımın, Türkiye’nin küresel sistemdeki ağırlığını artırdığını belirtti.
Toplumsal birlik ve ortak aklın güçlü bir devlet yapısının en önemli bileşeni olduğuna işaret eden MESİAD Başkanı Gündoğdu, farklı düşüncelerin demokratik zenginliğin bir parçası olduğunu ancak söz konusu ortak vatan, ortak gelecek ve milli çıkarlar olduğunda tüm kesimlerin aynı hedef doğrultusunda hareket etmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
İş dünyası açısından güçlü ve kararlı bir Türkiye’nin yatırım güvenliği, üretim sürekliliği ve sürdürülebilir kalkınmanın temeli olduğunu ifade eden Başkan Gündoğdu, savunma sanayiinden sanayi üretimine, dijital altyapıdan nitelikli insan kaynağına kadar atılan her adımın ekonomik kapasitenin yanı sıra stratejik derinliği de artırdığını söyledi.
Bugün atılan adımların yalnızca bugünü değil, gelecek on yılları şekillendireceğini belirten Gündoğdu, uzun vadeli planlama, stratejik sektörlere odaklanma ve kamu-özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesinin Türkiye’yi bölgesel değil, küresel ölçekte etkin bir güç haline getireceğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda MESİAD’ın duruşunun net olduğunu vurgulayan Başkan Gündoğdu, “Ülkemizin stratejik gücünü artıran, milletimizin refahını yükselten ve Türkiye’nin küresel sistemdeki etkin rolünü pekiştiren her adımın destekçisiyiz. Daha güçlü bir Türkiye yalnızca bir hedef değil, bu dönemin tarihsel gereğidir” ifadelerini kullandı.
















