"Üreten Kazanamıyor, Tüketici Pahalıya Alıyor"
Tarım sektöründeki mevcut fiyat dengesizliklerine dikkat çeken Sever, "Çiftçimiz gece gündüz çalışıyor; toprağa emeğini, alın terini ve sermayesini koyuyor. Ancak çoğu zaman maliyetini bile karşılayamayan fiyatlarla satış yapmak zorunda kalıyor. Aynı ürün, tüketicinin sofrasına ulaşıncaya kadar kat kat pahalanıyor. Üreten kazanamıyor, tüketici pahalıya alıyor. Artık bu soruyu sormakla yetinmeyip cevabını değiştirmek zorundayız" dedi. Asıl meselenin üreticinin değer zincirinden daha fazla pay alması olduğunu belirten Sever, çiftçinin sadece tarlada çalışan değil; ürününü işleyen, markalaştıran ve ihraç eden güçlü bir ekonomik yapının sahibi olması gerektiğini ifade etti.
"Marmarabirlik ve Torku Gibi Örneklerden Ders Çıkarmalıyız"
Tek başına hareket eden üreticinin piyasa fiyatını kabul etmek zorunda kaldığını, örgütlü üreticinin ise pazarlık gücü kazandığını hatırlatan Mustafa Sever; Marmarabirlik, Trakya Birlik, Pankobirlik ve Torku gibi başarılı modellerin bölge ihtiyaçlarına göre uyarlanması gerektiğini söyledi. Meyve, sebze ve zeytin üreticilerinin bir araya gelerek kendi paketleme, işleme ve soğuk hava depolarını kurmalarının, girdileri ortak temin ederek maliyetleri düşürmelerinin hayati önem taşıdığını belirtti.
"Ziraat Odası Seçimleri Sıradan Bir Seçim Değildir"
Yaklaşan Ziraat Odası seçimlerinin tarımın ve üretici çocuklarının geleceğini şekillendirecek büyük bir fırsat olduğunu dile getiren Sever, üreticilere şu çağrıda bulundu:
"Tercihimizi yalnızca tanıdığımız, alıştığımız veya çok söz veren kişilerden yana değil; bilgisi, tecrübesi, liyakati, proje üretme kabiliyeti ve çalışma azmiyle fark yaratabilecek adaylardan yana kullanalım. Şahsi çıkarlarını değil, çiftçinin ortak menfaatini gözeten kadrolara görev verelim. Ziraat odalarımız yalnızca sorunları dile getiren değil, çözüm üreten, kooperatifleşmeye ve ihracata öncülük eden kurumlara dönüşmeli."
Entegre Tesislere %70’e Varan Hibe Müjdesi
Doğru planlanmış entegre üretici kooperatifleri için çok ciddi devlet destekleri olduğunu hatırlatan Sever, TKDK ve IPARD projelerine dikkat çekti. Eleme, boylama, işleme, paketleme, ambalajlama ve soğuk hava depolama ünitelerini içeren entegre tesis projelerinde hibe oranlarının %70'e kadar çıkabildiğini belirten Sever, yeni seçilecek oda başkanlarını bu projeleri hayata geçirmeye ve çiftçiye rehberlik etmeye davet etti.
"Makam veya Siyasi Hesap Peşinde Değilim, Tecrübemi Paylaşmaya Hazırım"
Uzman yardımcılığından Ekonomi Bakan Yardımcılığına kadar uzanan bürokrasi ve devlet tecrübesini Mersin halkının yararına sunmaya hazır olduğunu ilan eden Mustafa Sever, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Benim için mesele bir makam, bir unvan veya siyasi hesap değildir. Mesele; çiftçimizin daha çok kazanması ve Mersin’imizin bereketinin refaha dönüşmesidir. Çiftçimizin örgütlenmesi, markalaşması ve ihracat kapasitemizin artırılması için samimiyetle çalışan herkesin yanında olacağım. Bilgimi, tecrübemi ve imkânlarımı gönüllü bir hemşehriniz olarak sunmaya hazırım. Gelin, bu sistemi birlikte yeniden şekillendirelim."














