Basın açıklamasında emeklilerin yanı sıra dul, yetim, işsiz, öğrenci ve dar gelirli yurttaşlara seslenen Kurt, iktidarın ekonomik göstergeler üzerinden çizdiği “olumlu tablo” ile halkın yaşadığı gerçekler arasında büyük bir uçurum olduğunu ifade etti. Kurt, “Ekonomi şahlanıyorsa, ihracat rekorları kırılıyorsa, işsizlik azalıyor deniliyorsa, yükselen ulusal gelirden emekliler neden pay alamıyor?” diye sordu.
İktidarın toplumun küçük bir kesimini koruduğunu savunan Kurt, “Toplumun yüzde 1’ini oluşturan dolar milyoneri ve milyarderler kollanırken, yüzde 99’u oluşturan emekçiler sefalete itiliyor” dedi. Beş emekli maaşının ancak yoksulluk sınırına ulaşabildiğini belirten Kurt, açlık sınırının altındaki ücretleri kabul etmediklerini vurguladı.
Kurt, 9–22 Ocak 2026 tarihleri arasında Meclis’te görüşülen ve en düşük emekli aylığını da kapsayan torba yasa sürecinde nöbet tutan CHP’li milletvekillerine teşekkür ederek, söz konusu oylamanın siyasi partiler ve milletvekilleri açısından bir “samimiyet testi” olduğunu ifade etti. Kurt, emeklilerin hangi milletvekilinin nasıl oy kullandığını not ettiklerini söyledi.
Basın açıklamasında bazı milletvekillerinin maaşlarına da değinen Kurt, yüksek maaş alan vekillerin “geçinemiyoruz” açıklamalarına tepki göstererek, “Bizlerin sabredecek hali kalmadı. Ya insanca yaşam koşullarını sağlayın ya da çekilin” ifadelerini kullandı.
Emekli aylıklarının yıllar içinde asgari ücret karşısında eridiğini rakamlarla anlatan Kurt, 2002 yılında en düşük emekli aylığının asgari ücretin yüzde 40 üzerinde olduğunu, bugün ise bu farkın tersine döndüğünü belirtti. Güncel hesaplamalara göre en düşük emekli aylığının 39 bin 305 TL olması gerektiğini dile getirdi.
İktidarın emeklilere yönelik politikalarının bilinçli bir yoksullaştırma süreci olduğunu savunan Kurt, seçim dönemlerinde verilen geçici vaatlerin bu kez karşılık bulmayacağını söyledi. Kurt, “Yıllara yayılan yoksullaştırma politikalarınız sizi emeklilerin oylarıyla iktidardan edecek” dedi.
Açıklamada, Türkiye’nin geçmişte tarımda, sanayide ve kamuda kendi kendine yeten bir ülke olduğuna dikkat çekilirken, özelleştirme politikaları eleştirildi. Kamuya ait birçok kurumun satılmasıyla işsizliğin ve yoksulluğun arttığı ifade edildi.
TÜM EMEKLİ SEN olarak CHP’nin asgari ücretin 39 bin TL’ye, en düşük emekli aylığının da asgari ücret seviyesine çıkarılması yönündeki önerisini geçici bir adım olarak desteklediklerini belirten Kurt, bunun yeterli olmadığını vurguladı.
Basın açıklamasında emeklilerin talepleri şu şekilde sıralandı:
-
Emekli ve dul/yetim aylıklarına insanca yaşamaya yetecek düzeyde seyyanen zam yapılması
-
En düşük emekli aylığının en düşük memur maaşıyla eşitlenmesi
-
Asgari ücretin 39 bin TL’ye çıkarılması
-
Memur emeklilerine ödenmeyen seyyanen zamların toplu olarak ödenmesi
-
Konutsuz emekliler için sosyal konut ve kira desteği sağlanması
-
Emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkının anayasal güvenceye alınması
-
Aylık bağlama oranının yüzde 70’e yükseltilmesi
-
İntibak Yasası’nın çıkarılması
-
Bayram ikramiyelerinin yılda dört kez ve bir maaş tutarında ödenmesi
-
Emekli promosyonlarının her yıl verilmesi
-
Sağlıkta katkı payı kesintilerinin kaldırılması
-
Emekliler ve eşleri için toplu taşımada ücretsiz ulaşım hakkı tanınması
Açıklamanın sonunda Hüseyin Kurt, “Sadaka istemiyoruz. Primlerimizle hak ettiğimiz yaşamı istiyoruz. Alana kadar mücadele edeceğiz” diyerek kararlılık mesajı verdi.
















