Mayıs ayında Viyana’da başlayan uluslararası projenin yolculuğu, Sinopale 10’un paralel etkinlikleri kapsamında Sinop’ta devam ediyor. Çiğdem Borucu, Susana Ojeda ve Zuzana Ernst’in yürüttüğü proje, suyu bir hafıza taşıyıcısı olarak ele alırken Viyana’nın yeraltı sularından Karadeniz’in ritimlerine uzanan kolektif bir dinleme pratiği öneriyor.
Anadolu’nun ilk bienali Sinopale, 20. yılında onuncu edisyonuyla 2 Eylül – 15 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleşiyor. Sinop, bienale paralel olarak gerçekleşen etkinlikler kapsamında ise Avusturya merkezli Viyana İklim Bienali ve Brunnenpassage ile geliştirilen uluslararası işbirliği projesi “Suyun Hatırladıkları”na da ev sahipliği yapıyor. Sinop ile Avrupa’daki kültür kurumları arasında kamusal çıktılara dayalı sanatsal üretim ve değişim süreçlerini güçlendirmeyi hedefleyen proje, suyun yalnızca fiziksel bir varlık değil, bireysel ve toplumsal hafızayı taşıyan bir unsur olduğu fikrinden hareket ediyor. Proje, “derin dinleme”yi (deep listening) unutmaya karşı bir direniş biçimi ve sessizleştirilmiş sesleri duyulur kılan bir pratik olarak konumlandırıyor.
“Suyun Hatırladıkları”, Sinopale’nin 20 yıllık tarihinde önem verdiği yerel katılım, birlikte üretim ve farklı coğrafyalar arasında ilişki kurma yaklaşımını uluslararası bir işbirliği üzerinden genişletiyor. Viyana’da yeraltı sularının hafızasına kulak vererek başlayan proje, Sinop’ta Karadeniz’in seslerini dinleyerek devam ediyor.
VİYANA’DAN SİNOP’A, TUNA’DAN KARADENİZ’E
Projenin Mayıs 2026’da Viyana İklim Bienali kapsamında gerçekleştirilen ilk aşamasında Çiğdem Borucu, dinleme pratikleriyle çalışan Graziele Sena da Silva, Susana Ojeda ve Zuzana Ernst ile birlikte Viyanalı katılımcılarla Brunnenmarkt’ta bir dinleme yürüyüşü ve ses ritüeli gerçekleştirdi. Sanatçılar ve katılımcılar, Brunnenmarkt bölgesinin altında bulunan yeraltı sularına ve mahalle meydanının altındaki İkinci Dünya Savaşı döneminden kalma sığınağın tarihine kulak vererek yer altında saklı kalmış anıları yeryüzüne; unutulmuş olanı gün yüzüne çıkardılar.
“Suyun Hatırladıkları” projesinin ikinci aşamasında ise sanatçılar, Karadeniz’in ritimlerini, hikâyelerini ve ekolojik gerçekliklerini dinlemek üzere Sinop’ta bir araya geliyor. Tuna Nehri’nin suları ve hafızası, iki coğrafya arasında bir karşılaşma ve paylaşım jesti olarak Viyana’dan Sinop’a taşınıyor.
Misel (mycelium) ağlarından ilham alan proje, onların görünmez bağlantılar kurma kapasitesinden yola çıkarak dinlemeyi, mekânlar ve varlıklar arasında ilişkiler kuran yaşayan bir altyapı olarak ele alıyor. Kolektif dinleme egzersizleri, alan kayıtları, okumalar ve sohbetler aracılığıyla Karadeniz ile Tuna arasındaki rezonansların izini süren “Suyun Hatırladıkları”, çevresel kaygıları, kültürel hafızayı ve ortak sorumluluğu bir arada ele alıyor.
SİNOP’TA KATILIMA AÇIK İKİ BULUŞMA
“Suyun Hatırladıkları” projesi kapsamında 30 Eylül Çarşamba günü Akliman ve Hamsilos bölgelerinde dinleme atölyeleri gerçekleştirilecek. Katılımcıları bu alanların akustik, ekolojik ve tarihsel çevresini birlikte dinlemeye davet eden etkinlikte toplanan sesler, hikâyeler ve bedensel deneyimler projenin ortak arşivine dahil edilecek. 3 Ekim Cumartesi günü gerçekleşecek “Collective Walk with Waters” ise Sinop içinden geçerek katılımcıları Şehir Kulübü’ne götüren kolektif bir yürüyüş olarak kurgulanıyor. Süreç boyunca toplanan kayıtlardan oluşturulacak sesli enstalasyon, çok sesli bir okumayla birlikte sunulacak.
Proje, Avusturya Konut, Sanat, Kültür, Medya ve Spor Federal Bakanlığı — Güzel Sanatlar, Tasarım, Fotoğraf, Medya Sanatları Bölümü (Bundesministerium für Wohnen, Kunst, Kultur, Medien und Sport, Sektion Bildende Kunst, Design, Fotografie, Medienkunst), İstanbul Avusturya Kültür Ofisi ve Saha Derneği destekleriyle; Brunnenpassage ve Viyana İklim Bienali işbirliğiyle hayata geçiyor.
Tüm etkinliklerin ücretsiz olduğu Sinopale 10’un detaylı programına bienalin sosyal medya hesaplarından ulaşılabilir.
SİNOPALE HAKKINDA
Sinopale – Uluslararası Sinop Bienali, 2006 yılında Anadolu’nun ilk bienali olarak kurulmuştur. Yerel kalkınma bağlamında kültür ve sanat yoluyla diyalog geliştirmeyi amaçlayan Sinopale, "paylaşıma dayalı sanat üretimi" modeliyle çalışır. Her yaştan kent sakinini kendi yaşam alanlarına farklı gözlerle bakmaya, kent meseleleri üzerine birlikte düşünmeye ve ortak belleği sanat üretimine dönüştürmeye davet eder. Süreç odaklı ve katılımcı yapısıyla Sinopale, sanatı yalnızca sergilenen bir sonuç değil, birlikte öğrenilen, üretilen ve paylaşılan bir imece pratiği olarak konumlandırır.













