6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yılına dikkat çekerek konuşmasına başlayan Kurt, Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşanan büyük kayıpların “doğal değil, siyasal tercihler sonucu” olduğunu söyledi. Deprem öncesi gerekli hazırlıkların yapılmadığını, afet anında ise arama kurtarma ve yardım çalışmalarının geç başlatıldığını vurgulayan Kurt, “Kaybedilen ilk 48 ve 72 saatte halkın gönüllü seferberliği devletin sorumluluğunu telafi etmeye yetmedi” dedi.
Deprem bölgesinde yeniden inşa çalışmalarının hâlâ tamamlanmadığını belirten Kurt, konteyner kentlerden kalıcı konutlara geçişin sağlanamadığını ifade ederek, tüm sorumluları görevlerini yerine getirmeye çağırdı. İktidarın deprem kentlerinde yürütülen çalışmalardan övünç çıkarmaya çalıştığını söyleyen Kurt, “İmar aflarıyla çürük binaları mezara dönüştüren bir anlayıştan övünç değil, utanç çıkar” ifadelerini kullandı.
“Mersin’de konut sorunu emekliler için yakıcı hâle geldi”
Konut sorununun yalnızca deprem bölgesiyle sınırlı olmadığını belirten Hüseyin Kurt, Mersin’de emekliler ve emekçiler açısından barınma krizinin derinleştiğini söyledi. 2011 sonrası izlenen politikalar ve 6 Şubat depreminin ardından Mersin’e yoğun göç yaşandığını hatırlatan Kurt, bunun kira fiyatlarını fahiş seviyelere çıkardığını dile getirdi.
Geçmişte emeklilerin maaşlarının bir kısmıyla kira ödeyebildiğini belirten Kurt, “Bugün emekli aylıkları kiraya yetmiyor. Soğuk otel odalarında, otogarlarda yaşamak, hastane acillerinde ısınmak kaderimiz olamaz” dedi.
TOKİ ve sosyal konut eleştirisi
TOKİ eliyle açıklanan sosyal konut projelerinin umut tacirliğine dönüştüğünü savunan Kurt, 2022’de duyurulan “İlk Evim Arsa” kampanyasında kuralar çekilmesine ve ödemeler alınmasına rağmen somut bir ilerleme olmadığını söyledi. Yaklaşan seçimler öncesinde açıklanan 500 bin sosyal konut projesinin de gerçekçi olmadığını ifade eden Kurt, konut sorununu yaratan iktidarın halkçı bir çözüm iradesi bulunmadığını kaydetti.
Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çağrıda bulunan Kurt, emekliler için sosyal konut projelerinde öncü rol üstlenmesini istediklerini, “Üç Kuşak Köyü/Mahallesi” projesini bu amaçla belediyeye sunduklarını hatırlattı.
“Çare kamucu ve planlı ekonomidir”
Konuşmasında ekonomi politikalarına da değinen Hüseyin Kurt, neoliberal politikaların toplumu yoksullaştırdığını savundu. Cumhuriyetin kamucu mirasının özelleştirmelerle yok edildiğini belirten Kurt, “Devlet işletmelerini, fabrikaları, limanları sattınız; gençleri işsiz, emeklileri yoksul bıraktınız” dedi.
Çözümün planlı ekonomi, yeniden kamulaştırma ve devletleştirme olduğunu vurgulayan Kurt, kamunun gücünün rant çevreleri için değil emekçiler için kullanılması gerektiğini ifade etti.
Emeklilerin talepleri
Basın açıklamasında emeklilerin acil taleplerini de sıralayan Kurt, şunları söyledi:
-
Dul ve yetimler ile 65 yaş üstü güvencesiz vatandaşların gelirleri açlık sınırının üzerine çıkarılmalı
-
En düşük emekli aylığı 39 bin TL olmalı
-
Memur emeklilerine ödenmeyen seyyanen zamlar derhal ödenmeli
-
Tüm emeklilere hak kayıplarına göre orantılı zam yapılmalı
-
Bayram ikramiyeleri, yılda dört kez ve bir aylık maaş tutarında ödenmeli
“Biz kimseden sadaka istemiyoruz, hak ettiğimizi istiyoruz” diyen Kurt, talepler karşılanana kadar sokaklarda olmaya devam edeceklerini belirterek konuşmasını “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganıyla tamamladı.
















