Yaşlandım. Kabul ediyorum.
Sağ ayağımda bir kireç kırılması oldu. (Yaşlılıktan olurmuş.) İnsanın neresi sayrılı ise acanı orada...
Tıp fakültesi Hastanesi Acil Servisine götürdüler beni. Servis sorumlusu beni "A reyonu"na gönderdi . Bir ateş parçası, bir alev, yumağı; bildiğiniz bal arısı bir doktora düştüm. Servis şefi imiş. Gerekenleri yaptı, yaptırdı, ayağımı yarım alçıya aldırdı, pazartesi ortpetist arakadaşa gidin, gereğini yapacaktır, dedi. Yanımda kızlarımdan biri var, karamsar bir tiptir, o bile ülke bu gibilerin sayesinde ayakta duruyor, dedi. Onayladım.
Pazartesi ortopedist gördü ayağımı, bir MR çektirmenizi öneririm, dedi. Elime bir kağıt tutuşturdu. İlgili servise gittim. Kağıdı uzattım. Kimliğimi istedi, verdim. "Haziranın on altısında gelin.!" dedi. Ne diyor bu adam, ben ağrıdan öleceğim sanıyorum.
Arkamda sıra bekleyen hasta, kulağıma fısıldadı, "ücretli, de." dedi.
-Ücretli, dedim.
-Tamam, git vezneye yatır, oradan da MR servisine gir birazdan MR'nin çekilecek dedi.
Denileni yaptım; ama delirecektim. Madem hemen çekilebiliyor bu MR, neden benden 411 tl alınıyor.
MR servisinde, sıra bekleyenlere de söyledim düşüncemi; biri,
- İyi de zenginlerin ayrıcalıklı olduğu nasıl çıkacak meydana, dedi.
İçimden sağlıkta bile mi, dedim.
Siz ne derdiniz?
Herkese sağlıklı yaşam dileklerimle.
A. Ümit Aloğlu